Bakan Çocuklarını Tahliyesiyle İlgili Çarpıcı Ayrıntı

Bakan çocuklarını ve Rıza Sarraf'ın tahliye eden mahkeme ile ilgili çok ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı.

28 Şubat 2014 Cuma 18:02

17 Aralık soruşturması kapsamında işadamı Reza Zarrab (Rıza Sarraf,) bakan çocuklarıBarış Güler, Salih Kaan Çağlayan ile Özgür Özdemir ve Hikmet Tuner'e tahliye edilmesiyle ilgili çarpıcı bir detay ortaya çıktı.

Tahliye kararı veren Hâkim İslam Çiçek'in başka bir mahkemede görevli olduğu, İstanbul3. Sulh Ceza Mahkemesi hakimi Metin Çelik'in yıllık izinde olması nedeni ile İslam Çiçek nöbetçi olarak bu mahkemede görev aldığı ortaya çıktı.

5 KİŞİ TUTUKLU KALMIŞTI

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan şüpheliler hakkında, 29. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 5 şüpheli haricinde tüm tutuklu sanıkların tahliyelerine karar verilmişti. Bunun üzerine, tutuklu kalan şüphelilerden iş adamı Rıza Sarraf, eski Içişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler ve Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kağan Çağlayan, Özgür Özdemir ve Hikmet Tuner'in avukatları, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne tahliye talebinde bulunmuştu.

Görüşünü paylaş:
Bakan Çocukları ve Reza Zarrab'a Tahliye kararı doğru mu

İSLAM ÇİÇEK GÖREVLENDİRİLDİ

Talebi, İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi değerlendirdi. Mahkeme hakimi izinli olduğu için, 34. Sulh Ceza Mahkemesi'nin hakimi İslam Çiçek, vekaleten talebi değerlendirmesi için mahkeme hakimi olarak görevlendirildi. Tahliye taleplerine ilişkin değerlendirme bugün yapıldı. Kararda, 'Rüşvet almaya veya vermeye aracılık etmek ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, rüşvet vermek' suçlarına yönelik CMK 135 maddesi gereğince, işlemin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve CMK 140 maddesi gereğince teknik araçlarla izleme ve neticesinde görüntülerin kayda alınması suretiyle elde edildikleri belirtildi.

"TEK BAŞINA DELİL DEĞİL"

Kararda, "Bu şekilde elde edilen delillerin yan delillerle desteklenmedikleri sürece tek başına esasa ilişkin delil mahiyetinde bulunmadığı açıktır." ifadesine yer verildi. Ayrıca toplanan tüm delillerin telefon dinleme ve teknik takip sonucu elde edildiklerinden, delillerin toplandığı gerekçesine yer verildi. Delillerin karartılmasının söz konusu olamayacağı belirtilen kararda, şüphelilerin sabit ikametgah sahibi olduğu ve konumları itibariyle kaçma şüphelerinin olmadığı, en son incelemeden sonra dosyaya kayda değer bir delil girmediği, bilirkişi incelemelerinin her zaman yapılabileceği anlatıldı.

"SUÇ VASIFLARI ŞÜPHELİLER LEHİNE DEĞİŞEBİLİR"

Ayrıca kamu görevlisi olmayan şüphelilerin ''rüşvet vermek ve rüşvete aracılık etmekten' tutuklandıkları, aracılık ettiklerinin yasal delillerle ortaya konması gerektiği, böylece şüphelilere atılı suç vasıflarının şüpheliler lehine değişme ihtimalinin yüksek olduğu, bu durumda tutuklu kalmalarının mağduriyetlerine sebebiyet vereceğinden suçlandıkları konularla ilgili olarak ayrı ayrı tahliyelerine karar verildi. Şüphelilerin yurt dışına çıkışlarının yasaklanması karara bağlandı. Şüphelilerin, haklarında kamu davası açılıp savunmaları tespit edilene kadar ikametlerine en yakın karakola her Cuma günü mesai saatleri içerisinde şahsen müracaat ederek, mevcudiyetlerini ispat etmek için imza atmalarına ve adreslerini bildirmelerine hükmedildi.

Tahliye kararı ile birlikte, yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklu şüpheli kalmamış oldu.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.