Her yönüyle tarihe geçen 30 Mart 2014 Adana yerel seçim sonuçlarını, birinci derece de çok yönlü tahlil edip zihnine kazıması gereken yegane kişi, Adana Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Hüseyin SÖZLÜ’dür.
Hiç bir İlmi disiplin açısından rasyonel olmayan sonuçları Hüseyin SÖZLÜ, metafizik ve teolojik açıdan da değerlendirmelidir. Çünkü Adana da seçim sonuçlarının Rasyonel/ Akılcı hiçbir temeli yoktur.
Ak Parti Adayı Sayın Abdullah TORUN’un çok nazik ve İnsani bir üslupla yönettiği propaganda faaliyetleri esnasında yadırganan ve tepki çeken tek söylemi ‘’ Bana oy verin Metro borcundan kurtulun, o borç Ulaştırma Bakanlığına devredilmeden koltuğa oturmayacağım’’ söylemi olmuştur. Aslın da bu söylem Türk Siyasetinin acı gerçeğinin ifadesinden başka bir şey değildir.
Perdeleri kaldırarak cesurca konuşalım. Torun bühtan mı etmiştir? Yalan mı söylemiştir? Bence kesinlikle hayır. Mevcut siyasi tablo, Türkiye’nin politik gerçekleri, Ak Partinin Adana ilgisi ışığında net olarak söylemek gerekirse, Abdullah TORUN mevcut adaylar içerisin de Adana’yı borçtan kurtaracak tek adaydı.
İktidarın imkan ve kabiliyetlerini Adana’ya getirmeye muktedir olduğunu inkar edebilir miyiz? Hem şahsi kabiliyetleri, hem İktidar olanaklarıyla, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı ve Genel seçimler nedeniyle ayyuka çıkması kuvvetle muhtemel politik ve siyasi ayrımcılığı da ekleyin, vadettiği tüm projeleri Adana da gerçekleştirmesiyle alakalı benim hiç şüphem olmadı.
Meseleyi daha müşahhas hale getirelim. Rasyonel akıl, siyasi faydacılık, politik ve pragmatik tavır Adananın ‘’menfaati’’ TORUN’un başkan olmasını emrediyordu. Ancak TORUN seçimi kaybetti. Kaybetmesinin rasyonel, pragmatik, politik hiçbir izahı yoktur.
Peki seçimi kim kazandı?
Ak Partinin görevden aldığı Aytaç DURAK’ın, 4 sene boyunca İktidarın yerel uzantıları eliyle zulüm edilen Zihni ALDIRMAZ’ın ve Ak Parti’nin can düşman ilan ettiği Cemaatin desteklediği, algısı itibariyle ilçe belediye başkanı olmaktan ziyade ulusal figürlerle dahi kapışmaktan çekinmeyen, yerel tiranlarla da kavga etmekten kendisini esirgemeyen sert mizaca sahip Hüseyin SÖZLÜ seçimi kazandı.
Tüm bu anlattıklarımdan ,söylemek istediğim ortaya çıktı mı?
Adanalı politik, pragmatik, siyasi faydacılık açısından meseleye bakmadı. Ak Parti’nin kasıtlı bir biçimde uyguladığı baskı, gerilim, kamplaşma ve bir yönüyle tehdit kokan politikasına, menfaati olmasına rağmen prim vermedi.
Siyasi ayrıcalığa uğrayacağını bile bile, hizmetler ve imkanlar yönünden mağdur edileceğini, Metro konusunda burnunun sürtüleceğini bildiği halde ruhunda var olan rest kültürünü devreye soktu. Bir yönüyle Bediüzzaman gibi ‘’ Ekmeksiz yaşarım, Hürriyetsiz yaşayamam’’ anlayışını ortaya koydu.
Adana baskıya gelmeyeceğini, özgürlüğü ve bağımsızlığı öncelediğini göstermiş oldu. Bu tavır Türkiye siyasetinde çok karşılaşılmayan DELİKANLI SİYASET anlayışın tezahürüdür.
Peki umutsuz mu olalım? Zaten hizmete değil duruşa oy verdik hizmet beklemiyoruz mu diyelim? Tabi ki hayır. Yazımın giriş kısmın da zikrettiğim ‘’Her yönüyle tarihe geçen 30 Mart 2014 Adana yerel seçim sonuçlarını, birinci derece de çok yönlü tahlil edip zihnine kazıması gereken yegane kişi, Adana Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Hüseyin SÖZLÜ’dür ’’ derken meramımı girişte anlatmıştım.
Sayın SÖZLÜ böyle bir arka planın vebalini omuzlarında hissetmelidir. Hiçbir gerekçe hizmet noksanlığını mazur gösteremez. Refah Partisinin öcü olduğu yıllarda Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı Konya Büyük Şehir Belediye başkanı Halil ÜRÜN olmuştu. İstenilirse, inanılırsa tekeden süt çıkarılır.
Adana’nın dik duruşuna karşılık Hüseyin SÖZLÜ ve ekibi gece gündüz demeden çalışarak Adanalıya vefa göstermeliler. Bir an evvel seremonilere son vererek işe koyulmak gerekir. Tarih ve Kader çok ağır bir yükü Sayın SÖZLÜ’nün omuzlarına yüklemiştir. Bu yükü taşıma sözü veren, duruş sergileyen SÖZLÜ’ye karşı Adanalı görevini yapmıştır. Söz sırası SÖZLÜ de…