23 Nisan 1920,ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplandığı gündür. Bu gün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak benimsense de, bugün çocuk bayramı falan değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk açılış yıl dönümüdür. Seksen beş yıl önce kurulan genç Cumhuriyetimiz, bu geçen süre içerisinde pek çok güçlüklere rağmen tüm kurum ve kuruluşlarıyla yerleşmiş ve Türk ulusu ATATÜRK ilke ve Devrimlerini, Cumhuriyetin temel niteliklerini özümsemiştir.
Cumhuriyetimizin en önemli kuruluş felsefesi olan Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir ilkesi, memleketimizi ilgilendiren siyasal, ekonomik, iç ve dış her türlü kararların sadece ve sadece Türk ulusuna ait olduğu, başka hiçbir ülkenin ya da yabancı kuruluşların bu kararlarda hükümranlık hakkı olamayacağı ve egemenlik haklarımızdan kısmen veya tamamen vazgeçme anlamına gelen her türlü teslimiyetçi siyasal anlayışlara katiyen müsaade edilmeyeceği anlamı taşır. Yalnız ne yazık ki son yıllarda demokrasi, insan hakları ve yerel yönetimleri güçlendirme adına dış güçlerinde etkisiyle yapılan bazı düzenlemelerin etnik ve dinsel ayrılıkçı hareketleri cesaretlendirdiği ve vatanımızda bir kardeş kavgası yarattığı aşikardır. Ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve Anayasamızın değiştirilemez ilkeleri çerçevesinde bağımsız bir ülke olarak tek gayemiz akıl ve bilimin önderliğinde çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak ve onu da aşmaktır. Binlerce yıllık ortak bir tarih ve kültürel birikimin yarattığı Türk ulusu, bütün sorunlarına çözüm bulacak ve tatbik edecek güçtedir çok şükür.
Şimdi yukarıda amma gelenek amma prosedür amma oligarşinin amma statükonun amma bürokrasinin amma teknokratların tepkisini çekmeme amma yakışanın yazılması adına gerekeni yazdım yazmasına da bir memleket düşünün; Bir Savcının, iddianamesinde şu yada bu kişiyi ima etti diye sürgün edildiği yada meslekten kovulabildiği bir ülkede, kayıtsız şartsız egemenlik hepimize hayırlı uğurlu nazar boncuklu olsun.
Dünya’ya bir güneş gibi ışıklar saçan yüce Milletimizin ilelebet payidar kalması temennisiyle.