Evinde yılardır biriktirdiği eşyaları sergiliyor Ali Kocaman. Kağnı’dan loğ’a, döven’den leken’e, çakmak’tan karasaban’a pek çok unutulup giden bir dönem insanımızın kullandığı eşyalar sergileniyor.
Evinin altını müzeye çeviren Kocaman, gelen misafirlerine bu eşyaların özelliklerini de anlatıyor. Ev sahibi Ali Kocaman bu mini müzenin hikayesini anlatırken:” Emekli edebiyat öğretmeniyim. Eşimle beraber büyük fedakarlıklarla dedemizden , babamızdan , ailemizden , köyümüzden kalan bilhassa el yapımı eserleri buraya toplamaya çalıştık ve de İnşallah başarılı olduk. Sağ olsun dostlarımız hediye ettiler. Kanısından çıkrığına kadar, döveninden bıçgısına kadar, testeresine kadar, burgusuna kadar…. Burda bir eski tarihi koklatmak istedik. İnşallah onu da başarılı olduk. Tabi gençlerimize örnek olsun. Yani biz nereden nereye geldik. Önemli olan o. Neydik ne olduk. Tarihe ışık tutmak bakımından peşinden gençlerimizin eskiyi daha iyi koklaması bakımından bu girişimde bulunduk. İnşallah başarılı da olduk diyorum. Arasıra böyle duyanlar geliyorlar, sağolsunlar. Bizi mutlu ediyor tabi. Bizi tetikliyor. İnşallah daha da bunları zenginleştirecez. Dostlarımız gördükçe hocam işte biz de bu da vardı. Getirsek olur mu? Kabul eder misiniz? Diyorlar. Tabi biz de kabul ediyoruz. İnşallah iyi olacak. “dedi.
Eşi Türkan Kocaman ise:”Eşim evlendiğimizden berdir bu eşyalara çok meraklı. Lojmanda otururken bile biriktirdi. Bu tür şeyleri, baba evine biriktirdi bu tür şeyleri. Daha sonra biz ev yaptırınca evimizin altına, bu fikri bana açtı. Dizayn edelim, dedi. Ben de olumlu karşıladım. Çünkü ben de seviyorum. Bu şekilde başladı. Hobi olarak başladı. Sonra devam etti ve bu şekle getirdik.”dedi.
Evin özelliğini duyan komşuları , öğrenciler Ali Kocaman’ın evini ziyaret ediyorlar.