Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, projesi hazır olan Türkiye Sanat Kurumu’nun açılmasıyla birlikte, Sovyetik ‘memur-sanatçı’ döneminin biteceğini, kültür ve sanatın daha fazla destekle Türkiye’ye yayılacağını söyledi. Yeni kültür politikaları hakkında bilgi veren Bakan Çelik, “Biz memur ve sanatçı kavramının yan yana olmasından yana değiliz. Devletin sanat yapması gerektiğini de düşünmüyoruz. Şu anki model Sovyetik bir model. Arkasına kamu imkanlarını alarak kısıtlı sayıda kişinin belirlediği kısıtlı ya da ideolojik sonuçlar doğuran bir kültür-sanat hayatı sürdürülemez. Mevcut model, tek parti rejiminin kültür sanat hayatına uyarlanmış halidir. Rekabete açık, çoğulcu bir model getirmeliyiz” dedi
İstanbul’daki bir sanatçının Türkiye’ye hitap etmede ne kadar çok imkana sahipse Hakkari’deki sanatçı da o imkana sahip olması için çalıştıklarını kaydeden Çelik, şunları kaydetti; “Kültür sanat hayatını sadece piyasa dinamiklerine terk etmemiz gibi söz konusu değil; bu bir kara propaganda. Bu iddianın sahipleri, kamu kaynaklarını belli bir bakış açısının kullanmasına yönelik devletçi modelin devamını istiyorlar. Piyasadaki farklı kültür-sanat hayatını temsil eden kurumlarla işbirliği yapılacak ve biz bunlara destekler vereceğiz. Ayrıca bu desteklerin dışında, imkanı olmayan kesimlerin rekabetçi alanda ortaya çıkardığı çok daha kaliteli kültür sanat hayatı ürünlerine ulaşması mümkün olacak.”