‘’ Ülkemizin siyasi tarihinde eşine rastlanılmayan bu açıklamalar ve tavırla esas hedef alınan sayın Metin Feyzioğlu değil, hukuk devleti-demokrasi-düşünce özgürlüğü-susmayan ve susturulamayacak olan barolar ve TBB’dir. Birlik Başkanımız Sayın Prof Dr. Avukat Metin Feyzioğlu’nun, Danıştay’ın 146. Kuruluş Yıldönümünde konuşmasını yaparken, Başbakan tarafından önce sataşmayla başlayıp, ardından sözleri kesilerek devam eden ve nezaket ölçülerinin de aşıldığı cümleler, başbakanın sergilediği hal ve tavırlar demokrasi ile yönetilen değil, krallar ya da diktatörler tarafından yönetilen ülkelerde örneğine rastlanabilinecek, son derece üzücü ve talihsiz bir olaydır.
Birlik Başkanımızın konuşmasını bir bütün olarak incelediğimizde hukuk devletinin siyasi iktidar döneminde aldığı yaralar, yurttaşın hak arayışı ve adalete erişiminde adil yargılanma hakkının uygulanmamasından kaynaklanan sorunlar, adaletin zamanında tecelli etmemesinin yarattığı telafi edilemez mağduriyetler, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, etkinliği ve güvenirliliği sorunu, özellikle 17 Aralık ‘yolsuzluk, kara para aklama, rüşvet’ operasyonunda siyasi iktidar gücü ve nüfusu kullanılarak yargıya yapılan müdahaleler, ülkemizin özellikle basın (internet yasası, twitter ve youtube’nin kapatılmaları) ifade özgürlüğü konularında, özgür olmayan ülkeler içerisinde değerlendirilmesi, hukuk fakültesi eğitiminden, avukatlık stajına, baroların etkinliğinin kırılması, adalet bakanlığının vesayetinin genişletilmesi, avukatlık mesleğinde şirketleşme ve şubeler açılması gibi, avukatlık mesleğine ve baroların saygınlığına darbe niteliğindeki adalet bakanlığının yayınladığı, Avukatlık Yasa Tasarısı Taslağı, Danıştay Kanun Tasarısı ile yapılacak değişikliklerle bireyin temek güvenceleri elinden alınarak, idari yargının güvencesinden yoksun bırakılacağı, MİT Yasasında yapılan değişikliklerle bu kuruma yargı kararı olmaksızın verilen görev ve yetkilerin ülkemizi Nazi Almanyasına dönüştürmesi, HSYK’da yapılan değişiklikler, ülkemizde hukuk devletinin işletilmemesi nedeniyle yaşanan sorunlar, toplumsal huzurun ve iç barışın yakalanamamasından kaynaklanan hak kayıpları, siyasetin dilinin ağırlaşması, kamplaşmaya ve bölünmeye neden olması, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde birleştirici, kucaklayıcı bir üslubun seçim sürecinde geçerli olması gibi son derece ayrıntılı, sorunları analiz edip, çözüm önerileri sunan, yapıcı, hakaretten uzak, birleştirici, idare ve siyasi iktidara ‘hukuk devleti dersi’ içeren mahiyetteki konuşmasından ötürü sayın birlik başkanımıza içten teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz. Birlik başkanımızın mesleki sorunlar ve hukuk devleti mücadelesinde yanında olduğumuzu kamuoyu ile paylaşmaktayım.