Ombudsmanlık'ın tanımı

Yazarımız Talat Özyürek'in kaleminden

13 Mayıs 2014 Salı 10:21

        Türkiye’de maalesef tam manasıyla oturtulamamış bir görev alanı olan ombudsmanlıktan bahsetmeye çalışacağım dilim döndüğünce.

         Ombudsmanlık genel anlamda yönetimin ağır baskısı altında ezilen vatandaşların, haklarını daha kolay yollardan aramasını sağlayan bir kurumdur. Kötü yönetimden kaynaklanan birtakım usulsüzlükler sonucunda vatandaşların zor durumda kalması, onların haklarını koruyacak güvenilir bir korunağın bulunmaması, her daim sorun olmuştur. Görevini kötüye kullanma, rüşvet, rant sağlama, hırsızlık… Gibi yolsuzluklar hep kötü yönetimler sonucunda ortaya çıkmaktadır ki iyi yönetilememenin doğurduğu bir sistematiğin ürünüdür. Ombudsmanlık bir oturtulabilse demokrasinin gelişmesine, sivil toplumun oluşmasına çok ama çok önemli katkılar sağlayabilir aslında. Avrupa da parlemento ile halk arasında köprü olmak, halkın savunucusu, sivil haklar savunucusu, halk avukatı, arabulucu olarak  tanımlanırken Türkiye’de ise kamu denetçisi olarak tanımlanıyor maalesef.

          Türkiye’de hırsızlık, rüşvet, zimmet, dolandırıcılık, kayırmacılık, yiyicilik… her türlü yolsuzlukla mücadelede başarı kazanılması imkansız gözükmektedir. Ülkede rejimi tehdit eder boyutlara varan bu hastalık birçok kurumu sarmış durumdadır. Her hükümet değişiminde bir önceki hükümetin yolsuzluklarını ortaya çıkarmakta, buna karşı duyulan tepki ve infial bir süre devam etmekte daha sonra gündem değişerek yapılan çalışmalar, alınan önlemler rafa kaldırılmaktadır.

          Görünen o ki şu anda yolsuzlukla mücadele edecek olan yargının eli kolu bağlanmıştır ki sorumluları elbette bürokrat ve siyasetçilerdir. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in bir ifadesi var ki günümüze ışık tutuyor. ‘Yolsuzlukların temelinde siyasetçi, bürokrat ve yargı ayağının bulunduğunu, yolsuzluklar karşısında çaresiz kalındığını’ bizatihi Sn. Çiçek’in  kendisi ifade etmiştir.    

          Ombudsmanlık kurumu tüm dünyanın ilgisini çekmesine ve birçok ülkede uygulanmakta veya uygulanması yolunda çalışmalar yapılmasına rağmen bizim için hala bilinmeyen, üzerinde fazla kafa yorulmamış yabancı bir kurumdur. Avantajları diğer denetim sistemlerine göre daha hızlı olması, bürokrasinin hantallığına takılmaması, halkla daha çok el ele olmasıdır. Madem böyle? Bizde neden bu kurum kurulamıyor? Demek ki kurumlarda kokuşan ve yıllardır süren ahlaksızlıkların önlenmesi istenmiyor yada ombudsmanında mı yolsuzluk yapmasından, eşine dostuna rant sağlanmasından, taraf tutmasından, hakka hukuka riayet etmemesinden mi çekiniliyor? Ama ben inanıyorum ki vatanımızda liyakatli, bilgili, güvenilir, namuslu ombudsmanlığı yaşam biçimi yapabilecek nice dürüst kimselerde var.

       Aslında işin ta evveliyatına baktığımızda uygulanabilirlik konusunda Avrupa ya özendiğimiz ombudsmanlık kurumu; Osmanlıdaki Ahilik kurumundan esinlenerek kurulmuştur.

                      ‘Adalet yokken bağımsızlık’ organize soygundan başka nedir?       

                                                                                                                                  Sevgi ve Dua ile…                                                                                                                                

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.