Başbakan"Bunlar olağan şeyler"

Başbakan Erdoğan, Manisa Soma'daki madenfaciasında ilk belirlemelere göre 238 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

14 Mayıs 2014 Çarşamba 19:25

 

Erdoğan, Soma Belediyesi'nde basın toplantısı yaptı. Erdoğan'ın maden faciası ile ilgili açıklamaları şöyle: "Soma'da yakın tarihimizin en büyük iş kazalarından birine şahit olduk. Özel sektöre ait bir maden işletmesinde çıkan yangın nedeniyle ilk belirlemelere göre 238 işçimizi Hakk'a uğurladık. Yine ilk belirlemelere göre 80 işçimizi de yaralı olarak kurtardık. Bunların 19'u taburcu edildi; fakat bu taburcu edilme süreci hızla devam ediyor. Ağır yaralı olarak herhangi bir yaralımız kalmadı. Milletimizin başı sağ olsun. Milletçe 77 milyon çok büyük bir acı yaşıyoruz. Tahammülü son derece meşakkatli bir süreçten geçiyoruz.

VATANDAŞLAR TEPKİ GÖSTERDİ

Ekmek parası için alınteri döken emekçi kardeşlerimizi kaybetmenin yürek parçalayıcı hüznünü taşıyoruz. Rabbim, hayatını kaybeden kardeşlerimizi rahmeti ile kuşatsın. Kur'an-ı Kerim'de 'Hakikaten insanoğlu için emeğinden başkası yoktur' buyuruyor Rabbimiz. Rabbim, ekmeğinin peşinde, çoluk çocuğunun rızkının peşinde hayatını yitiren bu kardeşlerimizin mekanlarını cennet eylesin. Şunu ifade etmek isterim ki; geride kalan acı sadece vefat eden kardeşlerimizin değil, hepimizin, 77 milyonun ortak acısıdır. Hem vefat eden kardeşlerimizin ailelerinin hem milletimizin başı sağ olsun diyorum. Şu anda ilk tedavileri tamamlanan, yada hastanede tedavileri devam eden yaralı kardeşlerimize de acil şifalar temenni ediyorum.

Bu vesile ile kaza anından bu yana son derece sorumlu yayın gerçekleştiren kamuoyunun hızlı ama doğru bilgilendirilmesini sağlayan bunu da zor şartlar altında gerçekleştiren medya mensubu arkadaşlarımıza, kuruluşlarımıza şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Bu büyük acı karşısında sağduyulu ve serin kanlı yaklaşım sergileyen siyasetçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Dün kaza anından itibaren, çok büyük bir gayretle kendi hayatlarını dahi riske atarak arama-kurtarma çalışmalarına katılan sağlık ve güvenlik hizmeti veren tüm arkadaşlarımızı da tebrik ediyor, kendilerine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bu acı hadisede metanetini muhafaza eden, ülkenin her köşesinde madencilerimizin selameti için dualar eden milletime de özellikle teşekkür ediyorum.

Kaza haberini duyar duymaz, en yakından en uzağa kadar kademe kademe tüm imkanlarımızı çok hızlı bir şekilde seferber ettik. Gerek ulusal gerekse uluslararası programlarımızı iptal ettik. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızı süratle buraya gelmek üzere yola çıkardık, yanındaki milletvekili arkadaşlarımla beraber. Taner Yıldız beyin koordinatörlüğünde, Sağlık Bakanlığımız, AFAD, Kızılay, Genelkurmay Başkanlığımız, Emniyet teşkilatımız, Zonguldak ve Türkiye Taş Kömürü İşletmeleri, bütün komşu illerden arama-kurtarma ekipleri, sağlık ekipleri, uzmanlar, teknisyenler bölgeye intikal ettiler. Mümkün olan en hızlı şekilde, en modern teçhizatla madendeki kardeşlerimize ulaşmanın gayreti içinde olduk.

Böyle büyük çaplı ve acı bir hadise karşısında devletin gereken tüm imkanları devreye aldık. Tabi bir taraftan işletmeden, ocaklardan çıkan yaralılarımız ve ebediyete intikal eden kardeşlerimizle ilgili Adli Tıp noktasındaki çalışmaları da yine Kırkağaç’taki mümkün olan en güzel şartlara sahip olan bir yerde onları oraya almak suretiyle orada da süratle otopsilerini gerçekleştirmenin gayretine girdik. Zira buradan İzmir’e bu kardeşlerimizi göndermek ve orada otopsi imkanını aramak bir defa çok çok zor bir olay ve bütün vatandaşlarımızı bu çok daha rahatsız edici bir olay olacaktı. Sağ olsun başsavcı kardeşlerimizle beraber yaptığımız istişarelerle bunun en uygun olacağı kanaatine vardık ve Adalet Bakanımızı da bu konuda uyararak, müsteşarımla beraber bu konuda adımları attılar.

Sadece arama-kurtarma faaliyetleri değil, vefat edenlerin kimliklerinin belirlenmesi -bu yanlış anlaşılmasın- vefat eden bu kardeşlerimizin üzerlerinde kimlikleri yok. Yoksa vücutlarında en ufak bir darbe, yara böyle bir şey de söz konusu değil. Ama kimlik olmadığı için üzerlerinde kim kimdir bilinmiyor. Onun için burada fotoğraflarla beraber ailelere bunlar gösterilmek suretiyle kendileri geliyor, yerinde görerek teşhisi yapıp, oradan da kendi yakınını alıyor ve köyüne götürüyor.

Bu konuyla ilgili olarak ihtiyaçların karşılanması dahil her türlü ayrıntının üzerinde durduk. Bu aşamadan itibaren de gereken her şeyi yapacağız. Ve şunu çok söylüyorum; madden ve manen ne gerekiyorsa bizler Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, kendi zaten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, bunun yanında işletme olarak da atılması gereken adımlar nelerse bunların hepsi de yapılacaktır. Adli ve idari olarak yapılması gereken çalışmalar da şu anda başlamıştır.

Bildiğiniz gibi Başbakanlık tarafından bir genelge ile Türkiye genelinde 3 günlük bir milli yas ilan ettik. Diyanet Başkanlığımız ile yaptığımız görüşme ile de bugün itibari ile sâlalar verildi. Ve inşallah bütün Kur'an kurslarında hatm-i şerifler okunuyor. Cuma günü hutbeler bu konuya, kardeşlerimize yönelik olarak irad edilecek.

Şundan herkesin emin olmasını istiyorum. Bu kaza en ince ayrıntılarına kadar, en küçük detaylarına kadar araştırılacak ve araştırılıyor. Hiçbir ihmalin göz ardı edilmesine izin vermeyiz, vermeyeceğiz. Olay aydınlatılacak, hem yakınlarının, hem kamuoyunun tatmin olacağı adımlar da atılacaktır. Herkes bu konuda müsterih olsun.

Şu anda ilk işimiz cenazelerin defnidir. Önce yaraları saracağız ve yasımızı da tutacağız. Ardından bu büyük acıyı tüm boyutlarıyla konuşacak ve gerekeni de yapacağız. Tabi bu noktada özellikle bir kez daha başımız sağ olsun diyorum. Ve bu arada TBMM de 2 gün süreyle bu noktada tatil edilmiş vaziyette. Yaralı kardeşlerimizin, vefat edenlerin yakınlarının, çocuklarımızın yanında olacağız. Konuyla ilgili olarak Gençlik ve Spor Bakanlığımızın bu Gençlik ve Spor Haftası'nda bütün etkinlikleri şu anda kaldırılmıştır, bu etkinlikler yapılmayacak. Aynı şekilde bizim cumartesi günü Malatya’da yapmayı planladığımız etkinliğimizi de iptal etmiş bulunuyoruz." Soma halkının, bölge halkının yanında olacağız.

Sağlıklı bilgilendirme konusunda, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanımız başta olmak üzere, sadece yetkililerin açıklamalarının dikkate alınmasını özellikle rica ediyorum. Söylentilere, dedikodulara, özellikle fırsatçılara bu hassas dönemde daha da dikkatli olunmasını rica ediyorum. Vefat edenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına, milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.

Tüm medyanın huzurunda bir şeyi daha söylemek istiyorum; bu tür havaları fırsat bilip, bunları istismar etmek isteyen bazı aşırı uçlar var, gruplar var. Bunlara da değer verilmemesinin ülkemizin huzuru için, birliği, beraberliği için çok çok önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum. Yaralı kardeşlerimizi acil şifalar temenni ediyorum. Vefat edenlerin ailelerine, milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Rabbim milletimize böyle acılar tekrar yaşatmasın."

"CHP'Lİ VEKİLİN ÖNERGESİ GÜNDEMİ ENGELLEMEYE YÖNELİK"

Başbakan Erdoğan, "O günkü gündemde Soma ile ilgili CHP milletvekilinin getirdiği öneri veya önerge sadece o günkü gündemi engellemeye yöneliktir." dedi.

Erdoğan, Soma Belediyesi binasında, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Bir basın mensubunun "Muhalefete mensup milletvekilleri TBMM'de Soma madenlerinin araştırılması ile ilgili önerge vermişler bu AK Parti milletvekillerin oylarıyla reddedilmişti. Bu çok tartışılıyor bu konuda neler söyleme istersiniz?" diye sorması üzerine şunları söyledi:

"Önce tabi ben o günkü Meclis tutanağını bir incelemenizi sizden özellikle isterim. Bir defa o günkü gündemde bu Soma ile ilgili CHP milletvekilinin getirdiği öneri veya önerge sadece o günkü gündemi engellemeye yöneliktir. Kendi konuşmasında da Soma ile ilgili bir konuşma bulamazsınız. Ben hemen bugün getirttim, 'şu tutanağı bir getirin' dedim. Böyle süratle bir okudum, baktım ki başlıkta Soma geçiyor ama içeride Soma ile ilgili herhangi bir şey yok. Gerekli olan cevabı zaten arkadaşlarımızda verdiler. 'Bunu bir başka zamanda gündeme getirip konuşabiliriz' dediler. Olay şuanda bakın tam böyle bir anda tam bir suistimal olarak kullanılma gayreti içerisindedir. Bunun istismarına da biz zaten fırsat vermeyiz. Olay zaten mart ayının sonunda olmuştur. Şuan nisan, mayıs bir buçuk ay. Böyle bir süre geçmiştir. Tutanak gerçekten şaşırtıcıdır çünkü içeride konuyla alakalı en ufak bir şey yok. Üzücü olanda bu."

"EN KISA ZAMANDA BİTİRME GAYRETİ İÇERİSİNDEYİZ"

Başbakan Erdoğan, kurtarma çalışmalarını en kısa zamanda bitirmenin gayreti içerisinde olduklarını söyledi.

Erdoğan, Soma Belediyesi binasında, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin "120 civarında maden işçisinin içeride bulunduğunu söylediniz, bu işçilere ulaşmak için ne kadar bir süre öngörülüyor ve arama kurtarma ekiplerinin o işçilere ulaşmasını engelleyen bir durum var mı?" şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:

"Şu anada adama kurtarma ekiplerimiz çalışıyor. Bende biliyorsunuz ocağın girişine kadar arkadaşlarımla beraber gittim. Orada o ekiplerle de görüştük, tabi kolay değil. Şimdi diyelim ki 150 metrelik bir kademe onu bazı yerlerde 250 metrelik kademe ama yatayda bu 3-4 kilometreye kadar uzuyor. Ama bazıları bunu 4 kilometre dikey olarak anlaşılır gibi anlatıyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bu yatay bir yerdir. Bende çünkü Zonguldak kömür ocaklarına girdim bu yatay olarak uzun bir mesafe burada da böyle bir durum var. Tabi oradan onlara ulaşıp onları alıp getirmek tabi kolay bir iş değil. Ama kendileri yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar ve temenni ederim ki süratle gerek bugün gece şartlar ne olacak tabi onu şuanda kestiremem ama çalışmalarını gayretle sürdürecekler. İmbat A.Ş.'nin başındaki genel müdür olan arkadaşımızda 'sonuna kadar bu gayretimizi, mücadelemizi sürdüreceğiz' dediler. Aynı şekilde Soma A.Ş.'nin elemanları hakeza. Bundan sonra AFAD olsun bütün diğer kurtarma ekiplerimiz olsun hepsi bu çalışmada yerlerini almış vaziyetteler. En kısa zamanda bitirmenin gayreti içerisindeyiz."

"BUNLAR OLAĞAN ŞEYLER"

Başbakan Erdoğan, "Kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda hiç bu tür olaylar olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir şey vardır. Bu sadece madenlerde olur diye bir şey yok. Burada da olur. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey madenlerde yok." dedi.

Erdoğan, Soma Belediyesi binasında, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin "Böyle bir tehlikeli iş yapılıp da bu kazaya hazırlıklı olmayan hatta bu kadar büyük bir felaketi beraberinde getiren ve potansiyeli olan bir işletme nasıl olup da faaliyetlerine devam edebildi. Burada sorumluluk kime ait. İlgili bakanlara düşen bir sorumluluk var mı?" diye sorması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: "Bir gazeteci olarak zannediyorum dünyada kömür madenlerinin nasıl çalıştığını pek yakından takip etmiyorsunuz. Bu belki de şundan kaynaklanıyor olabilir, Katar'da pek kömür madeni yok orada doğalgaz var. Ben size şurada birkaç tane rakam vereceğim, neyin ne olduğunu görmeniz bakımından bu çok çok önemli.

Bakın bu ocakla ilgili mart ayı sonunda yapılmış olan gerek sağlık gerekse güvenlik kontrolünde bu ocağın, bu noktada işçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bizim 1942'den 2010 sonuna kadar arkadaşlar, toplam şöyle. Bu kazalardaki ölü sayımıza baktığımızda yaklaşık 900 civarında. 42, 47, 55, 83, 87, 90, 92, 95, geliyor 2010. Bunların içerisinde 1992 yılında Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde yaşanan 263 işçinin öldüğü grizu faciası en büyük kaza olarak kayıtlara geçti. Aynı yıl toplam 277 işçi hayatını kaybetti. Bunlar kömürde olanlar. Fakat ben burada size çok daha farklı olanını vereceğim. Bakınız İngiltere'de şöyle biraz geçmişe gidiyorum, 1862 bu madende göçük 204 kişi ölmüş. 1866 grizum ve kömür tozu patlaması, 361 kişi ölmüş yine İngiltere. Belçika'da 87'de metan gazı patlaması 120. İngiltere'de 1894'te kömür ocağında patlama 290. Fransa'ya geliyorum 1906 dünya tarihinin en ölümlü ikinci kömür madeni kazası 1099. Daha yakın dönemlere geleyim diyorum, burada da farklı şeyler var. Japonya 1914'de 687. Çin 1942'de dünyanın en çok ölümlü gaz ve kömür madeni kazasına gaz ve kömür tozunun karışmasının neden olduğu sayılıyor ölüm sayısı ne biliyor musunuz, 1549. Değerli arkadaşlar aynı şekilde yine Çin'de 1960 metan gazı patlaması 684. Ve Japonya'da 1963'te yine kömür tozu patlaması 458. Hindistan'ta yine grizum patlaması 375. Yine Hindistan'da 1975, metan gazı alev aldı, patlamayla madenin çatısı çöktü ve 372. Bu ocakların bu noktada bu tür kazaları sürekli olan şeyler. Bakın Amerika. Teknolojisiyle her şeyiyle. 1907, iki ayrı madende grizu ve kömür tozu patlaması 361."

"BUNLAR OLAĞAN ŞEYLER"

"Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, yani kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda hiç bu tür olaylar olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir." diyen Başbakan Erdoğan, "Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bu sadece madenlerde olur diye bir şey yok. Burada da olur. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey madenlerde yok. Tabi işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır. Bizi derinden üzmüştür ve yapılan kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış ve nisan mayısta da bu şekilde çalışmalarına devam etmiştir." ifadelerini kullandı.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.