Kanser riski taşıyor

İthal edilen her 5 üründen biri kanser riski taşıyor!

10 Haziran 2014 Salı 17:53

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye genelinde tüm ürünlerde yaptığı denetimlerde  2011’de yüzde 38,64 olan güvensizlik oranı 2012’de yüzde 8,73’e düşerken, 2013’te yeniden yüzde 17,5’e yükseldi.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tekstilden oyuncağa, dayanıklı tüketim maddelerinden ayakkabıya kadar kanserojen içerikli ürünler insan sağlığını ciddi boyutlarda tehdit ediyor. Gıda maddelerinden sonra insan bedeniyle en çok ilişkide olan standart dışı tekstil ürünleri ve oyuncaklar sağlığımızı en az gıda maddelerindeki kimyasallar kadar etkiliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2011’de yüzde 38,64 olan güvensiz ürün oranı 2012’de yüzde 8,73’e düşmesine karşın 2013’de yeniden yüzde 17,5’e yükseldi. Böylece denetimi yapılan her 5 ithal üründen birinde kanser ve güvenlik riski tespit edildi.

Almanya, İspanya ve Türkiye’den dünya çapındaki uzmanlar, 7. Uluslararası Ekoteks Tekstil Sempozyumu’nda  “Güvenli Üretim Güvenli Ürün” başlığı altında Türkiye’nin “kanser ve riskli ithalatını” alınan ve alınması gereken önlemler çerçevesinde masaya yatırdılar. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Ekoteks İcra Kurulu Başkanı Nilgün Özdemir’in açılış konuşmalarını yaptığı sempozyumda  T.C Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Daire Başkanı Meral Karaaslan da Türkiye çapındaki inceleme ve kontrol sonuçlarını açıkladı. İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi konuşmasında, tasarım, markalaşma, pazarlama gibi operasyonların küresel rekabet açısından belirleyici olduğu tekstil ve hazır giyim sektöründe güvenilirlik ve sağlık konularının her geçen gün daha çok öne çıktığını söyledi.

Artık insan sağlığına hizmet eden ürünlerden;  radyasyona karşı kalkan görevi üstlenen ceketlere, iç ve spor giyimde termal konforun sağlanmasına dek pek çok yenilik tüketicileri bekliyor. Buruşmayan, kirlenmeyen, su tutmayan gibi artık hemen hiç kimsenin yabancısı olmayan ürünler yaşamımızın birer parçası oldu. Ancak her teknolojik gelişmenin insanın doğasıyla, kimyasıyla barışık olduğunu da söyleyemeyiz.

Bir yandan AR- GE çalışmaları, inovasyona yönelik sürdürülen uzun soluklu programlar insan sağlığı konusundaki birçok soru işaretini ortadan kaldırırken, öte yandan özensizlik, bilgisizlik, daha kolay ve ucuz yoldan daha çok kazanma hırsı geleceğimizi tehdit eder hale geldi” dedi.

 

A’DAN Z’YE HEMEN HERŞEY DENETLENİYOR

T.C Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Daire Başkanı Meral Karaaslan ise sunumunda Türkiye genelinde yaptıkları denetimlerde tekstil, hazır giyim, ayakkabı, çanta ve diğer deri ürünleri, kırtasiye ürünleri, çocukların kullanımına ve bakımına yönelik ürünler, oyuncaklar, yiyecek taklidi ürünler, emzik, biberon, deterjanlar, kağıt ürünler ( çocuk bezleri ve hijyenik pedler),kuvvetli asit ve bazlar (yağ-çöz, por-çöz vb.),havuz kimyasalları, diş fırçaları, mobilyalar, bisikletler, kasklar, stor perdeler, lazer işaretleyiciler, çakmaklar ve mumların incelendiğini söyledi.

Yapılan denetimin sonucunda güvensizliği tespit edilen ürünün piyasaya arzının yasaklanması, dağıtılan ürünlerin piyasadan toplanması, ürünlerin güvenli hale getirilmesinin imkansız olduğu durumlarda ise taşıdıkları risklere göre kısmen ya da tamamen bertaraf edildiğini söyleyen Meral Karaaslan, sonuçlar hakkında ise şu bilgileri verdi: “Bakanlığımız kurulduğu 2011 yılı Haziran ayından bu yana sorumlu olduğu ürün gruplarında ciddi denetim faaliyetleri gerçekleştirdi. Tekstil, ayakkabı, çocuk bakım ürünü, kırtasiye gibi alanlara yönelik ilk uygulama 2011 yılında yapıldı. Denetlenen 44 bin 423 adet üründen 13 bin 872’si güvensiz bulundu..

2012 yılında ise 27 bin 220 adet ürün denetlenirken 3 bin 17’si güven testini geçemedi.

2013 ‘te yapılan denetimlerde ise, toplam 73 bin 672 adet ürün denetlendi. Bin 888 adet ürün güvensiz bulundu. 7 bin 752 ürüne ise düzeltici faaliyet uygulandı.

Bakanlık olarak üç yıllık piyasa gözetimi uygulamamız sonunda ürünleri güvensiz bulunan üreticilere 1 milyon 332 bin 945 TL idari para cezası kesildi. Ayrıca güvensiz ürünlerin ilanı, toplatılması ve imhası cezası uygulandı. .

2011 yılında kırtasiye oranlarında yüzde 53 olan güvensizlik oranı, 2012 yılında yüzde 24’e, 2013’te ise yüzde 17,5’e düştü. Tüm ürünlerdeki güvensizlik ise 2011 yılında yüzde 38,64 iken 2012 yılında yüzde 8,73’ oldu. 2013’te ise yüzde 17,5’e çıktı.”

OYUNCAKLAR MERCEK ALTINDA

Meral Karaaslan, Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunda bulunan “oyuncak, deterjan, emzik, biberon, havuz kimyasalları, kuvvetli asit bazlar, diş fırçaları ve hijyenik kağıt ürünlerinin” piyasa gözetimi yetkisinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na geçtiğini hatırlattı.

2014 yılında deterjanlar ve oyuncaklara yönelik geniş kapsamlı denetimlerin sonucunda açıkta deterjan satan 664 İşyerine idari yaptırım uygulandığını söyleyen Karaaslan, oyuncak denetimi hakkında ise şu bilgileri verdi: “18 büyük ilimizde oyuncaklara yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapıldı. Fiziksel ve mekanik riskler açısından, ambalaj ve yaş uyarıları-işaretleri, keskin kenar, sivri uç,  küçük parça, küçük toplar, çocuğun herhangi bir uzvunun sıkışabileceği aralıklar, bisiklet ve scooter gibi ürünlerde frenler, ses çıkaran oyuncaklarsa ses seviyesinin kontrolü gerçekleştirildi. Kimyasal riskler açısından azo boyar madde, fitalat ve ağır metal yönünden ürünler kontrol edilirken, dolgulu oyuncaklarda ve bebeklerde ise yanmazlık testleri yapıldı.

Toplamda 18 İlde 10 bin 365 ürün denetlendi. 7 bin 616 ürün gerek belge gerekse test kitleri ile yapılan ön incelemede güvenli bulunurken, 2 bin 749 ürün ise güvensizlik şüphesi ile laboratuvara gönderildi.

Laboratuvar analizleri sonucunda 855 ürün güvenli bulunurken, bin 039 üründe çeşitli düzeltilebilir aykırılıklar tespit edildi ve düzeltme süresi verildi. Düzeltme süresi verilen ürünlerde yaş etiketlemelerinin yanlış yapıldığı ve standartlara uygun uyarıların yapılmadığını tespit ettik. Teste gönderilen 855 ürün ise güvensiz bulundu. Ürünlerin toplatılması için idari işlemlere başlandı. Güvensiz bulunan ürünlerin taşıdıkları fiziksel ve mekanik risklerin yanında fitalat ve yanmazlık testlerinden de geçemediğini gördük.”

Meral Karaaslan ayrıca emzik , biberon , çocuk bezleri ve diğer hijyenik ürünlerle ilgili mekanik, kimyasal ve mikrobiyolojik kontrollerin gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.”

DR. YAVUZ DİZDAR: BATI BOYAYI ÜRETİP, ÜLKESİNDE KULLANMIYOR

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nden Dr. Yavuz Dizdar ise azo boyarların insan cildinde bulunan bakterilerle etkileşime girmesiyle tehlikeli hale geldiğini belirterek, özellikle tekstil boyamada çalışanların risk altında olduğunu söyledi. Bu sektörde çalışanlarda mesane kanserinde artış gözlemlediklerini ifade eden Dr. Dizdar, “Avrupa ülkeleri boya üretmesine rağmen boyama işlemini kendi ülkelerinde yapmıyorlar. Boyama işlemini Çin’de, Hindistan’da Pakistan’da yapıp, çevresel atıkları o ülkelerde bırakıyorlar. Kendi çevrelerini kirletmiyorlar.  

Öte yandan bir hazır giyim ürünü alırken insan sağlığına özen gösteren, bu alanda denetim yapan firmaların tercih edilmesinde büyük yarar var. Türkiye’de de denetimsiz üretim yapan firmalar ciddi sağlık sorunlarının kaynağını oluşturuyor. Özellikle çocukların tenleri çok daha hassas ve cilt geçirgenlikleri çok daha yüksek. Bu nedenle çocuk kıyafetinde çok daha hassas olmalıyız.”

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.