Adana Baro Başkanı Avukat Mengücek Gazi Çıtırık, ülke gündemi ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Av. Çıtırık, “Önemli olan sistemleri değiştirmek değil, hukuku içselleştirmektir” dedi.
Başkan Çıtırık, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı Seçimi ile ilgili görüşlerini şöyle açıkladı;
“Her şeyden önce şunu unutmayalım ki; Cumhurbaşkanı Anayasa üzerine yemin eder. Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı’nın tarifi çok açık bir biçimde yapılmıştır: “Devletin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletinin birliğini temsil etmekte, Anayasanın uygulanmasını, devlet olgusunun, düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.” Toplumu aşağılayan, hakaret eden bir kişinin Cumhurbaşkanı adayı olmaması gerekir. İlk kez Cumhurbaşkanı’nı halk seçeceği için, Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğu daha da artacaktır. Başvekil Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, toplumda kamplaşma daha da artacaktır. Ayrıca mevcut Anayasa’da Cumhurbaşkanına verilen yetkiler oldukça geniş olup, parlamenter-demokratik rejimle bağdaşmamaktadır. Buna rağmen başvekil Cumhurbaşkanına verilen yetkileri az bulmakta ve Türk usulü Başkancı sisteme geçmek istemektedir. Önemli olan sistemleri değiştirmek değil, hukuku içselleştirmektir.”
Mengücek Gazi Çıtırık, Türkiye’de hukuk eğitimi ve avukatlık ile ilgili şunları söyledi;
“Avukatlık Sınavı teklifi yapıldığında, Türkiye’de 34 Hukuk Fakültesi bulunuyordu. Şu anda bu sayı katlanarak artmış durumda. Dolayısıyla Avukatlık Sınavı şu anda daha acil bir ihtiyaçtır. Anayasa Mahkemesi, bir yıllık stajla avukat olunamayacağına dair karar vereli, 5 yıl oldu. Ama hala sınav konulmadı, staj süresi artırılmadı. Mesleki olarak da sıkıntılar yaşıyoruz. Avukatlara olan saygı azalmış durumda. Avukatlar dinlenmeyen, ciddiye alınmayan bir meslek grubu haline getirildi.”
BaroBaşkanı Av Çıtırık, Yeni Anayasa Çalışmaları ile ilgili olarak da şunları söyledi:
“Mevcut Anayasa bir darbenin ürünü olan Anayasadır. Tam 17 kez değişmiştir. Anayasa bu haliyle temel hak ve özgürlükleri kısıtlamaktadır. Devleti kutsamaktadır. Tek tip insan modelini hakim kılmaktadır. Toplumsal farklılıklara yanıt vermeyen, uzlaşma metni olmaktan uzak ve adeta bir plebisit ile belirlenmiş bir Anayasa’dır.
2010 yılında yapılan Anayasa değişiklikleri ile yargı, siyasi iktidar mücadelesinin aracı haline getirilmiştir. Biz Adana Barosu olarak, Yeni Anayasa ile ilgili dört kez çalışma yaptık, akademisyenlerle toplantılar düzenledik, raporlar yayınladık. Anayasa’nın bir toplumsal uzlaşma metni olması gerektiğini savunuyoruz. Ülkemizde hiç kimsenin yok sayılmadığı, ötekileştirilmediği ve toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilen bir Anayasa yapılması gerektiğini belirtiyoruz. Fakat siyasi iktidar, sadece kendi çıkarlarına göre Anayasa değişiklikleri yapıyor.”
Adana Barosu Yönetim Kurulu olarak 20 aydır görevde olduklarını ve 1935 kayıtlı avukat ve 180 stajyer avukat ile Türkiye’nin altıncı büyük barosu olduklarını kaydeden A. Çıtırık, “Görevde olduğumuz dönemde ülkemizde, “ileri demokrasi” adında olağanüstü bir süreç yaşandı. Hak ihlalleri arttı. Yasaklar öyle bir hal aldı ki, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulur oldu. Sadece son birkaç ayda Twitter ve Youtube yasaklarını, yargıya müdahale anlamına gelen HSYK Yasası’nı ve özgürlükleri kısıtlayan MİT Yasası’nı gördük.” Şeklinde konuştu.
Başkan Çıtırık, Adliye Sorununa da değindi. Adliye’nin dört farklı yerde bulunmasının, hem vatandaşları hem de avukatları çok zorladığını belirten Başkan, Adliye Binasının yapılması ile ilgili süreçte, hakim ve savcıları yanlarında bulamadıklarını vurguladı.
Başkan Çıtırık, Adli yardım, kadına yönelik projeler, şiddete uğrayan kadınlara yapılan adli yardımlar, sosyal ve kültürel faaliyetler, okullarla işbirliği halinde verilen eğitimler, CMK Bürosu başlıklarında bilgiler verildi.
Baro seçimlerinin Ekim ayının ikinci ya da üçüncü haftasında yapılacağını belirten Çıtırık, “ Biz yeniden “Demokrat Avukatlar Grubu”nun adayı olarak yarışa gireceğiz. Kazanırsak, hayata dair her konuda projeler yapmaya, insanımıza yardımcı olmaya, insan odaklı hizmet etmeye ve haksızlıklara karşı dik durmaya devam edeceğiz” dedi
Özellikle son dönemde Türkiye’de ortaya çıkan hukuksuzluklara karşı dik bir duruş sergilediklerini ifade eden Av. Çıtırık, “ Maalesef bu nedenle baskı ve tehditle karşılaşıyoruz. Hakkımızda devam eden bir soruşturma bulunmaktadır. Adana İl Emniyet Müdürlüğü bu soruşturmada müştekidir. Adalet Bakanlığı’ndan izin istendi. Cevabı beklenmektedir. İzin verilir diye tahmin ediyorum. Ama bu tür baskılara rağmen, doğru bildiğimiz yolda ilerlemeye devam edeceğiz. Son dönemde hukuksuzluğa karşı çıkan ve avukatlık yapmak isteyen barolara, “siyaset yapma” deniliyor.” Şeklinde konuştu.
Baro Başkanı Çıtırık, 17 Aralık “yolsuzluk-kara para aklama-rüşvet” soruşturması kapsamında ucu kimlere dokunursa dokunsun sürecin işletilmesi gerekirken maalesef siyasi iktidar gücü ve nüfuzu kullanılarak görevini yapmaya çalışan hakim, cumhuriyet savcısı, emniyet müdürleri üzerlerinde yaratılan korku, telaş ve panik ile sindirildiklerini gördüklerini aktardı. Av. Çıtırık, “AKP karşıtı herkes bir şekilde yaftalanıyor. “Paralel” oldukları gerekçesiyle görevlerinden alınıyor. Bizim de tanıdığımız, paralel olmakla alakası olmayan insanlar, sadece yapmaları istenilen hukuksuz talimatlara karşı çıktıkları için görevden alındılar. Ayrıca Adana’da açılan TIR Soruşturması kapsamında tutuklanan polisleri serbest bırakan hakim de hükümete yakın medya tarafından “paralel” olmakla suçlandı. Gerçekte hiç alakası bile yok. Kendi istedikleri gibi davranmayan herkesi, bir şekilde yaftalıyorlar”