- Kalkar da biz dere yatağına binalar yaparsak ve dere yatağında bu yapılanmaları yaygınlaştırırsak şunu unutmayalım ki dere yatağında akar.. Derenin intikamı ağır olur.. Bunları hiç unutmayalım.. Şu anda olan da budur.. Ve biliniz ki dere yatağında akmıştır.."
İstanbul'un dereleri, Erdoğan yedi tepeli şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı iken de akıyordu.!
* * *
Geçtiğimiz hafta sonu Adana da sel felaketini yaşadı..
Allah'tan, İstanbul 2009 örneğinde olduğu gibi can kaybımız olmadı.. Hiç kuşkusuz cana geleceğine mala gelsin.. Ama bu ilelebet ağlamayacağımız anlamına da gelmiyor..
Doğanın genetiğiyle oynamakta ısrarcı insanoğlunun, bir gün ektiğini biçecek çizgiye gelmesi kaçınılmaz..
* * *
Adana'daki sel felaketinde özellikle Çukurova ve Sarıçam ilçeleri en fazla maddi zarar gören iki merkez ilçemizdi..
Nedenini herkes merak ediyordur..
Öyle ya.. Normal şartlar altında, su baskınlarının düz ova üzerinde kurulu yerleşim birimlerinde daha çok hissedilmesi gerekmez miydi.?
Örneğin Seyhan, Karataş Ovası, Yüreğir..
* * *
Sel ve su baskını, Çukurova'nın en batısından Sarıçam'ın en doğusuna kadar kuzeyden güneye inen dere yataklarını vurdu.!
Kurumuş, kurutulmuş dere yatakları imara açılıp buralara belediyeler ve teknik elemanlar eliyle evler, apartmanlar dikilmişti ya.. İşte oralar..
Toroslar'ın eteklerinden ovaya doğru akan yağmur suları işte bu dere yataklarını doldurdu.. Mesken, iş yeri, resmi kurum dinlemedi; sel oldu aktı..
* * *
Demek ki neymiş.!
Önce belediyelerimiz, sonra anlı şanlı odalarımız ve gözü doymak bilmeyen müteahhitlerimiz bu işin sorumlusu..
Hadi, kirli-kokuşmuş belediyecileri ve gözü aç müteahhitleri anlarım da; inşaat mühendisiyle mimarıyla saygın meslek erbablarımız ve onların bağlı bulunduğu odalar buna nasıl geçit verdi.?
Çarpık kentleşme söylemleriyle mangalda kül bırakmayanların da bu toplu günahın ortağı olduğu aleni ortada..
* * *
Bununla birlikte geçmişe takılmak, geleceğe yürümemize engel teşkil edecek.. Tabii ki dersimizi alalım ve sorumlularını da kara kaplı deftere not edelim..
Ama bundan sonra ne yapılabileceği üzerinde kafa yormak güvenle yaşanabilir kent oluşturma noktasında atılmış en pozitif adım olacaktır..
Diyeceğim odur ki;
Sel ve su baskınları bir gerçeği daha ortaya çıkardı..
Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'nün, ASKİ Genel Müdürü Rahmi Pekar'a ilk talimatlarından birisi Adana'daki dere yataklarının haritasını çıkarması olmuş..
Başkan Sözlü, önümüzdeki kış aylarını dikkate alarak bu istemde bulunmuş..
Umulmadık bir zaman diliminde, görülmemiş bir şekilde bastıran şiddetli yağışlar dere yatakları meselesine öncelik tanınmasını adeta yüzümüze tokat gibi vurdu..
* * *
Şimdi yapılmakta olan şu..
ASKİ, Adana'da henüz imara açılmamış olan dere yataklarının haritaları üzerinde çalışıyor.. Amaçlanan, dere yatakları üzerinde bulunan bu arsalara belediyelerin hiçbir şekilde imar izni vermemesi..
Eğer uygulanan proje başarıya ulaşırsa, hiç olmazsa bundan sonraki olası felaketlerin önüne geçilmiş olunacak..
Birilerinin kıymetli arsaları insan hayatından daha değerli olamayacak..
* * *
Adana Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ kentin geleceği bağlamında bu kritik çalışmaya imza atıyor..
Harcadıkları emek, "Adana'nın kuzeyinde yeni bir kent yarattım, tarım arazilerini betonlaşmaktan kurtardım" diye nida atanların icraatlarından çok daha insancıldır, kutsaldır ve doğrudur..