Türkmenlerin kaderi ne olacak?

Osman Palamut'un yazısı

19 Haziran 2014 Perşembe 09:28

 

Musul, Telafer, Süleymaniye ve Kerkük’den kaçan Türkmenlere, her fırsatta onurlandırdığımız Barzani kapılarını kapadı.

Ya Türkiye?

İşte burası vahim,

Irak Türkmenleri asırlardır Anadolu’ya ayrı bir sevgiyle bakar,

Adeta ana yurdu gibi, ancak kendilerini savunacak silaha sahip olmayan Türkmenler teröristlerin saldırısı karşısında çareyi kaçmakta buluyor.

Önceki gün akşam Rahmetli Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, Türkmen bir arkadaşından gelen telefonda ki dramatik görüşü kamuoyuyla paylaştı.

Ahmet Özal yaptığı açıklamada;

“Biraz önce Türkmen bir arkadaşım aradı, teröristlerden kaçıp Erbil’e sığınmak istemişler, Barzani kabul etmemiş, Türkiye’ye sığınmak istemişler, Türkiye kabul etmemiş”

İşte vahim olan burasıdır.

Esad’ın acımasız bombaları karşısında çareyi kaçmakta bulan Suriyelilere AK Parti iktidarı kapılarını sonuna kadar açtı ve bu insanların mağdur olmaması için her türlü desteği verdi ve vermeye devam ediyor.

Bu olması gereken insani bir davranıştı ve milletçe elimizden gelen yardımı yapmaya çalıştık.

Bu aynı zamanda Peygamberi bir davranıştı,

Ya Türkmenler?

Türkmenlerle din birliğimizin yanında soy birliğimizde var.

Bu kardeşlerimizi zalimlerin ve alçakların inisiyatifine bırakmak doğru olur mu?

Türkmenlere yapılacak destek insani destek değil mi?

Nedir bizi bu kardeşlerimizden soyutlayan?

Yıllardır ilgilenmediğimiz Türkmenler Kerkük’te çoğunlukta  iken, bu gün ne yazık ki Barzani’nin bilinçli olarak yaptığı göç marifetiyle, Kerkük’te Türkmenlerin çoğunluğu kalmadı,

Türkmenler kendilerini savunacak araç ve gereçten mahrum kaldı.

Musul’da, Telafer’de, Süleymaniye’de yüz binlerce Türkmen yaşarken, biz cumhuriyet dönemi boyunca bu kardeşlerimize sahip çıkmadık ve her dönem işkenceye maruz kalmalarına göz yumdur ve duymadık.

Bu bölgelerde Türkmenler güç sahibi olsalardı, bu gün meydana gelen bu soysuzluklar olmayacak ve o zaman Türkiye’nin eli daha da güçlü olacaktı.

SONUÇ OLARAK;

Türkiye, Şam ve Irak üçgeninde tezahür eden bu olumsuzluklar karşısında, Türkiye’nin öngörü politikaları ne yazık ki başarılı olmamıştır.

Ortaya çıkan sonuç, ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin, Orta Doğu’nun yeniden şekillenmesi yönünde ki projesinin yavaş yavaş vücut bulduğunu görür gibiyiz.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.