Milli şuurdan ve milli birlikten yoksun biri çıkıyor;
‘Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’ ni kuruyor,
Ve ne talihsiz bir kabul ki, Yargıtay başsavcılığı da partinin tüzüğünde bir sorun olmadığı kararına vararak, partinin kurulmasına temel teşkil eden hukuki bildirimde bulunarak, Kürdistan kelimesinin Anayasa’ya uygun olduğunu söylüyor.
Partinin kurucu genel başkanı Mehmet Emin Kardeş ise;
“Bizim asıl hedefimiz bağımsız Kürdistandır” diyor.
Aynı gün bir değerlendirme yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise, çok tartışılacak bir açıklama yaparak;
”Eğer Irak bölünürse ki bu kaçınılmaz görünüyor, onlar bizim kardeşimizdir” diyor.
Ya her fırsatta Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışan İsrail’in küstah Başbakanı Benjamin Netenyahu diyor?
Netanyahu, Tel Aviv Üniversitesi’nde öğrencilere yaptığı konuşmada;
“Kürtler mücadeleci bir topluluktur, siyasi şartları da yerine getiriyor ve bu bağlamda bağımsızlığı da hak ediyorlar” diyor.
Küstah İsrail Başbakanının bu görüşleri karşısında, henüz iktidar kanadından bir ses çıkmadı,
Hükümet kanadından, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin kurucu genel başkanı Mehmet Emin Kardeş’in;
“Bizim asıl hedefimiz bağımsız Kürdistan’dır”
Sözlerine de bir cevap gelmedi.
Oysa;
İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır’daki bir gençlik derneğinin isminde yer alan Kürdistan Sözcüğüyle ilgili kararında;
“Kürdistan kelimesi, Anayasa’nın 14. Ve TCK’nın 302. Maddelerine göre suçtur. Dernek adında bu kelime kullanılmaz” dedi.
Diğer taraftan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi ise, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ı 2010’da bir gazeteye;
“Kürdistan’ı kurmaya gerek yok, zaten Kürdistan kurulmuş, bu bölgenin adı yüzyıllardır Kürdistan’dır”
Dediği için bir yıl hapse mahkum edilmişti.
Hem Diyarbakır’daki gençlik derneğinin isminde yer alan Kürdistan sözcüğü ve hem de Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın, “Bu bölgenin adı zaten Kürdistandır” sözleri, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin kurucu Başkanı Mehmet Emin Kardeş sözleri karşısında, son derece masum olan bir görüştür.
Mehmet Emin Kardeş önceki gün yaptığı açıklamada, uğruna can verilen, kan verilen ve büyük bir bedel ödenen toprakların, Türkiye’den ayrılarak bağımsız bir Kürdistan kurulması teklifinden bahsediyor,
İşte bu tıpkı Netanyahu’nun yaptığı gibi bir küstahlıktır ve hainliktir.
Bu ülkenin bölünmesi yönünde, deklarasyon yayınlanıyor ama devleti temsil edenlerden tek bir ses çıkmıyor.
Tamamen dış odaklı bir proje olan Kürdistan sevdasının asıl hedefi, Türkiye’yi tıpkı Suriye ve Irak fotoğrafındaki konuma oturtmaktır.
İşte bu iş kolay öyle hayal edildiği gibi ve soytarı Netanyahu’nun dediği gibi kolay değil.
Milli Savunma Bakanımız İsmet Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre,
Ülkenin bütünlüğünü korumak için 1980’den bu yana
5347 Mehmetçik,
1378 Gönüllü köy korucusu,
283 Polis,
5791 Vatandaşımızı PKK Şehit etmiştir
Ve şimdi de artık açıktan açığa ülkenin bölünmesinin, asıl hedefleri olduğunu söyleyenlere karşı tek bir söz etmiyoruz,
Yazıklar olsun,
Hem de sonsuz kere yazıklar olsun diyorum.