Adana'nın sosyal sigortaları

Ramazanda kimse kimsesiz kalmadı

09 Temmuz 2014 Çarşamba 10:51

 

Adana’da, işsizliğin yarattığı yoksulluk ve çaresizlik, sosyal aile yapısında patlamalar yaratıyor. Zor koşullar altında ezilerek geleceğe karamsar bakanların hayatına aydınlık bir yol açmak için çaba gösteren insani yardım dernekleri, bu ramazan ayında da ışık yakmaya devam ediyor. Yardımseverlerin de desteğini arkasına alarak ihtiyaç sahiplerine teker teker ulaşan hayır kurumları, onları rencide etmeden hayat mücadelelerine omuz veriyor. 

Mağdurlar arasında ‘Kimsesizlerin sigortası’ olarak adlandırılan kuruluşlar, binlerce ailenin temel ihtiyaçlarını gidererek, yaralarına merhem sürüyor. Giyecek, gıda, yakacak, sağlık, kira ve burs yardımlarıyla, zalime avuç açan eller, yerini hayır dualarına bırakıyor. Ülkelerindeki savaştan kaçarak canlarını kurtaran ancak bulundukları yerlerde geçim savaşına başlayan mültecileri de sahiplenen dernekler, aile temeli birliğinin sarsılmaması için var gücüyle çalışıyor. 

ADYAR Başkanı Veysel Tepeli,  ihtiyaç sahipleri, yetimler ve mülteciler olmak üzere 3 gruba destek çıktıklarını dile getirerek,  “Bu ramazanda minimum bin aileye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.  Adana Dosteller Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Bülent Mutlu da, “Ürünleri dernek logolu poşetlere koymamaya özen gösteriyoruz. Rencide olmalarını istemiyoruz” diyor. Kimse Yok mu Derneği Adana Şube Müdürü Ömer Gülçür ise, müracaat edenlere, ihtiyaç durumlarına göre her ay, 3 ayda bir, yılda bir veya kampanya yardımlarında bulunduklarını belirtiyor.

Yardım seferberliği

Adana’da, yoksulluğa karşı verilen mücadelede etkin rol oynayan insani yardım kuruluşları, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında adeta yardım seferberliği başlatarak, ihtiyaç sahiplerine Allah rızası güdüsüyle kol kanat geriyor. Gıdadan, giyeceğe, yakacaktan, burs ve aylık maaşa kadar bir çok alanda yardım portföyüne sahip olan kurumlar; Mazlum, mağdur ve garibanlara uzattıkları yardım eliyle kimsesizlerin kimsesi oluyor. Kentte faaliyet gösteren bir çok dernek, bugün umut, aş ve güven sözcüklerinin geçtiği her yerde karşımıza çıkıyor. Resmi kurum ve kuruluşlar dışında oluşturulan bu dernekler, aynı amaç ve düşünce kapsamında, kamu yararına çalışmayı hedefleyen toplumsal birlikteliğin öncüsü konumunda yer tutuyor. Adana İnsani Yardım Derneği (ADYAR), Kimse Yok mu Derneği ve Adana Dosteller Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, kentte faaliyet gösteren en aktif insani yardım kuruluşları olarak dikkat çekiyor.

SADECE YARDIM YAPMAK YETMİYOR

ADYAR Başkanı Veysel Tepeli,  ihtiyaç sahipleri, yetimler ve mülteciler olmak üzere 3 gruba destek çıktıklarını dile getirerek,  “Bu ramazanda minimum bin aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Mültecilerin evlerinin döşenmesinde yardımcı oluyoruz. İkinci el ev eşyaları bağışlıyoruz” dedi. Kamp dışında yaşayan 50 bin Suriyeli olduğuna dikkat çeken Tepeli,  “Bunların yanı sıra Afgan ve Iraklılar’ın oluşturduğu 5 bin civarında mülteci de var. 12 bin civarında Suriyeli çadır kentlerde yaşıyor. Çadır kenttekilerin bütün ihtiyaçları devlet tarafından karşılandığı içir onların bir şeye ihtiyaçları yok” dedi.

Tepeli, iş, barınma, eğitim ve sağlık konularında mültecilerin sorun yaşadığını kaydederek, “Bu insanların çalışma izinleri yok. Olmayınca da kaçak çalışıyorlar. İş buldukları zaman da suiistimal edilebiliyorlar.  Şu an kentin güney bölgelerinde mahallelerde bir evde 5-6 aile barınıyor” diye konuştu. Tepeli, şunları kaydetti;  “Ne yazık ki bizim tek başımıza yaptığımız yardımlar yetmiyor. 850 aileye ulaştık ve koli dağıtıyoruz. Yardımseverlerin zekatlarını ulaştırıyoruz. Adana’da vicdanı olarak rahatsızlık duyup yardımcı olmak isteyenlerin sayısı çok fazla. Ön yargılı yaklaşanlar da var ancak sıcakkanlı insanlarımız sayesinde ön yargıları aşıyoruz. Toplumun kaldırabileceğinden çok mülteci var. Bu sorun yardımlarla çözülemez. İnsanların istihdam edilmesi, iş izni verilmesi lazım. Devlet politikası olarak hayat şartları daraltılmaya çalışılıyor. Cazibesi olmasın, fazla kimse gelmesin diye. Bu insanlar keyfi olarak buraya gelmediler. Ölümden ve yokluktan kaçıp geldiler. Onlar geri göndermek artık kolay olmayacaktır. ‘Bizim vatandaşlarımızın iş alanını daralttılar’ gibi düşünceler söz konusu olmamalı. Çünkü kimsenin aç kalacağı gibi bir durum yok. Suriyeli çocuklar ve gençler dönme taraftarı değil. Bunun yanında vatan ve toprak özlemiyle dönmek isteyenler var.  Yurt içi ve yurt dışında 800 yetim çocuğa aylık veriyoruz. Giyim, gıda yardımında bulunduklarımızla sayı 2 bini buluyor. Suriyeli, Afgan yetim çocuklara da sahip çıkıyoruz, annelerini giydiriyoruz.  Sosyal yardım kurumları halk yararını gözeterek kurulmuş kurumlardır. Bu tür kurumların temelinde toplumsal dayanışma ve yardımlaşma duygusu bulunur. Türk milleti, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmaya önem veren bir millettir. Sosyal yardım kurumları, topluma faydalı oldukları gibi devletin sırtından önemli yükleri azaltmaları ve devletin yapması gereken bazı faaliyetleri üstlenmeleri açısından da önemli kuruluşlardır. Bizler bu tür kurumlardan maddi manevi desteğimizi esirgememeliyiz. Amaçlarına saygı göstermeyi bir vatandaşlık borcu olarak kabul etmeliyiz.”

BİNLERCE KİŞİYE ULAŞTILAR

Kimse Yok mu Derneği Adana Şube Müdürü Ömer Gülçür de, müracaat edenlere, İhtiyaç durumlarına göre her ay, 3 ayda bir, yılda bir veya kampanya yardımlarında bulunduklarını kaydetti. Bunlar arasında, giyim, gıda ve burs yardımlarının yer aldığını belirten Gülçür, “Adana’da 10 bin kayıtlı mağdurumuz var. Bunların 2 bin tanesine düzenli yardım ulaştırıyoruz. Ayrıca geçen yıl 68 öğrenciye burs verdik. Yeni eğitim sezonunda da bunu devam ettireceğiz. 550 Suriyeli mülteciye yardım yaptık. Ayrıca mülteci kamplarına da 4 kamyon dolusu yardım gönderdik” dedi.  Gülçür, konuşmasına devamla şöyle konuştu;  “Zor durumda kalmış birine yardım eli uzatmak hem bir insanlık gereği hem de dinimizin bir emridir. İnsanlara yardım etmek, insanı yüceltir, ulvî duygular tattırır. Malından yoksullar için harcayamayanlar, zamanla cimrilik hastalığına yakalanır, hayatını kolaylaştırması için kazandığı parayı kendisi ve çocukları için bile harcayamaz hale gelir. Böyle kimseler paranın kulu kölesi olurlar. Başkasına yardım eli uzatanlar olgunlaşır, erdemli insan olurlar. Böyle kimseler Allah tarafından sevilir, İnsanlar ona saygı gösterirler. İnsanı küçülten, alçaltan davranışların temelinde mala ve paraya aşırı düşkünlük ve bencillik önemli yer tutar. İslam dini yardımlaşmaya teşvik etmekle Müslümanları yüce, olgun insanlar haline getirmeyi amaçlamaktadır. Allah, kendi rızası için fakirlere ve muhtaç kimselere yapılan yardımı bire yedi yüz oranında büyütmekte ve kat kat fazla sevap vermektedir. Peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır: “Bir Müslüman’ın kendi malı, ölmeden önce yaptığı hayırlardır. Geriye bıraktıkları ise varislerinin malıdır. İki haslet sahibinden başkası kıskanılmaz. Birincisi: Allah’ın ona mal verip kendisinin de onu Allah yolunda harcayan kimse. İkincisi: Kendisine bilgi ve hikmet verilip, onunla karar veren ve onu başkasına öğreten kimse”

TBMM’DEN ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ ALDILAR

Adana Dosteller Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Bülent Mutlu ise yaptıkları işin hakkını gördüklerini belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Üstün Hizmet ödülüne layık bulunduklarını hatırlattı. O günden sonra yardım ağını genişletip bir çok şehirde de temsilcilikler kurduklarını ifade eden Mutlu, daha fazla insana ulaşmayı başardıklarını söyledi. Bunlar arasında Şırnak, Batman ve Kırıkkale gibi iller bulunduğunu belirten Başkan Mutlu,  “Şu ana kadar 50 bin aileye   gıda, giyim, yakacak, burs, ev kirası ve sağlık yardımlarında bulunduk. Bu ramazanda 6 bin aileye ulaştık. Gıda ve giyim yardımlarımız sürüyor. Ayrıca Suriye’deki Türkmenlere 2 bin 500 koli yardım gönderdik” dedi.  Mutlu, faaliyetleri hakkında şu bilgileri verdi; “Derneğimizin market ve konfeksiyon mağazaları var. İhtiyaç sahipleri buraya gelerek gönüllerince ihtiyaçlarına göre alışveriş yapabiliyorlar. Ürünleri dernek logolu poşetlere koymamaya özen gösteriyoruz. Yapılan yardımlardan rencide olmamaları gerekir. Ramazan süresi boyunca aile iftarlarımız var. Ya kendi evimize davet ediyor ya da restoranlara götürüyoruz. Maddi ihtiyacı olanlara filtre ve zekat yardımı yapıyoruz. Adak ve sadaka kurbanı kesenler derneğimize başvuruyor. Bizde kurbanların 1,5 kilo et halinde dağıtımını yapıyoruz.İnsanlara yardım etmek, sadece maddi yardım akla gelmemelidir. Maddi ihtiyaçları yanında insanların manevi ihtiyaçları da vardır. Örneğin hasta biri ziyaret edilmek, çocuklar sevgi ve şefkat görmek, insanlar güler yüzle karşılanmak isterler. Maddi ve manevi yönlerden karşılıklı yardımlaşmak hayatı kolaylaştırır, insanları mutlu eder. Sonuç olarak bizlerin asli görevi ihtiyacı olanlara yardım etmektir.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.