Karanlıktayız

Özlem Öncel yazdı

21 Temmuz 2014 Pazartesi 12:39

Kadraja sığdırabildiğimiz sevaplarımızla, içinden geçmeyi dahi beceremediğimiz cümleler yumağıyız biz…
     Sürekli çaldırıyoruz bize hediye edilenleri…
Sormuyor, sorgulamıyoruz…
      Hoşgörü diye bir kavram vardı mesela hatırladınız mı?
      Ya buğusunun bile genzimizi yakmaya yettiği dostluk?
       Kötü konuşmaktan bizi beri tutan hayâ vardı hani?
Ufak ufak parçalanıyoruz, bizi biz yapan ben-lerimizden uzaklaştırılarak, kendimize dahi yabancılaştırılıyoruz…
     Gerekli gereksiz, lüzumlu lüzumsuz, bildiğimiz bilmediğimiz her şey hakkında konuşuyor, bunun adına da; konuşan ve özgürlükçü Türkiye diyoruz…
    Aklın tutsak olduğu yerde dil özgür olmuş…
İçimize doldurduğumuz kalabalıklarla eğlenirken, dışa açılan bütün pencerelerimizi kapatıyoruz…
     Kalabalığın sesinden, değil birbirimizi, kendimizi dahi duyamıyoruz, görmüyoruz yanı başımızda olanları, algı hakim olmuş bütün benliğimize…    Kavramların içi boşaltılmış, şahıslar için(de) şahsiyetimizi kaybeder olmuşuz…
     Kul olmayla şereflendirilmişken, Köle olmayı yeğlemişiz…
Tahassusu, tecessüs üzerinden inşa eder olmuşuz…
                                    Kelamın haslı;
Biz İslam’ı, Müslüman olmayı unuttuk arkadaşım…
Kuranı tahrif etmedik ama yaşama şekline yeni biçimler yükledik…
Baş edemiyoruz bu yeni biçimlemelerle zira kuralları belli olmayınca, hatalarımızı minimalize edemiyoruz…
Yeni Dünyanın şartları bu diyoruz, sanki şartlar bizim dışımızda oluşurmuş gibi…
Var olan ırklar yetersizmiş gibi, yeni ırklar tanzim ediyoruz…
Karanlıktayız; ışığımız var belki, lakin yolumuza değil, birbirimizin yüzüne tutuyoruz…
 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.