“Bir şey yap, güzel olsun.
Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle.
Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör.
Veya;
Güzel bir şey yaz.
Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla.
Ama hep güzel şeyler olsun.
Çünkü her insan ölecek yaştadır.” diyor Şems bir feyzinde.
Bir süredir Akdeniz TV’de belki karşıt görüşte olsak da çok keyifli tartışmalar yaptığımız Taner Talaş ile Adana Medya ailesine katılmak üzerine konuşuyorduk.
Sağolsun, alçak gönüllü bir tavırla hiçbir zaman ödün vermediğim dürüst ve temiz gazetecilik birikimime olan tevazusu Adana Medya ile yeni bir sayfa açmaya kanaat getirmeme en büyük etkendir.
Taner Talaş çok heyecanlı ve yeniliğe açık. Elbette her konuda aynı düşünmüyoruz, düşünmeyeceğiz. Ama bu gazetede aramızda olacak olan müşterek, Türkiye’nin de Adana’nın da ihtiyaç duyduğu ortak vicdan olacak.
Tıkanmış demokrasi, yitirilmiş hak ve özgürlükler, bataklığa dönmüş dış politika ve otoritenin baskı kurduğu tüm mazlumların yanında durmak şiarımızdır.
Filistin’de İsrail zulmüyle çocuklar, kadınlar ölürken…
Irak’ta, Suriye’de kanlı terör örgütleri aracılığıyla Müslüman, Müslüman’a kırdırılırken…
Soma’da kömür karasıyla yitirdiğimiz canları unutamamışken…
Gezi’de temel hak ve özgürlükler için sokağa çıkan, otoriteye dünya tarihinde görülmemiş bir sivil direniş gösteren Türkiye’nin en büyük sivil demokrasi direnişinde kaybettiğimiz canların acısını unutmamamışken…
Üstelik; siyasal iktidar hala kin ve nefret dilini konuşuyorken…
İşte tam da ihtiyacımız olan şey “ortak vicdan”…
Adana’ya dair konuşacağız…
İşsizliğin ve yoksulluğun pençesinde kıvranmaya mahkum bırakılmış, yeniden oluşan siyasi iradeyle kabuğunu kırmaya çalışan bu güzel şehri de tartışacağız.
Güzellikleri de söyleyeceğiz, eleştireceğiz de.
Fikir ayrılıklarına düşeceğiz, tartışacağız.
Kimsenin fikrine katılmak zorunda kalmayacağız ama ifade özgürlüğüne katkı koyacağız.
Tanımlamayacağız, tanımaya çalışacağız.
En önemlisi, eleştirirken dahi ‘güzel’ düşüneceğiz.
Bu da bizim sözümüz olsun…
Hoşbulduk…