Sabancı Holding’in Enerji Grubu tarafından yapımı sürdürülen Tufanbeyli Termik Santrali Projesiyle ilgili kamuoyuna sağlıklı bilgilerin aktarılmadığını söyleyen Yamanlı Köyü Muhtarı Geylani Kurtman, Gazetemiz yazarlarından Osman Palamut’a yaptığı açıklamada milyarlık dev yatırım yapan Enerjisa’nın, Yamanlı, Kayarcık ve Yeşilova köylüleri için bir felaket olduğunu öne sürdü.
Yapılan istimlak uygulamalarının hakkaniyet ölçüsü içerisinde yapılmadığını söyleyen Köy Muhtarı Geylani Kurtman, konuyla ilgili olarak şu açıklamalara yer verdi:
“Türkiye’nin göbeğinde ve Torosların zirvesinde asırlardır işlediğimiz Türkiye’nin en bereketli ve sulak tarlalarımız, Enerjisa tarafından yok pahasına istimlak ediliyor yetkililer ise bu haksızlığı görmezlikten geliyor. Bizler hem devletin yetkili makamlarını, özellikle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunu ve hem de Enerjisa’yı merhamete davet ediyoruz. Çünkü şirket yetkilileri yaptıkları istimlak uygulamasında köylülerimizin tarlalarına dönüm başına bin 800 lira takdir ettikleri yer de oldu bin 150 lira takdir ettikleri yer de oldu. Sizin anlayacağınız beyler tutturabildikleri fiyattan köylünün malını elinden alıyor. Burası aynı zamanda ülkemizin en güzel yaylalarından biri olup, zengin pınarları olan en bereketli topraklardır. Türkiye’nin en güzel tarım ürünleri bu köylerden elde edilmektedir. Böylesine güzelliğe sahip olan arazilerimiz için takdir edilen istimlak bedellerindeki fiyatlara baktığınız zaman, ne denli haksızlıkların olduğunu ve hakkaniyete uyulmadığını görürsünüz” dedi.
TOPRAK ÇOK ZENGİN
Yamanlı köyü etrafında bulunan on binlerce dönüm arazinin toprak kalitesinin çok zengin olduğunu söyleyen 80 yaşındaki İbrahim Memiş ise haksız istimlak uygulamalarına adeta isyan ediyor:
“Bu topraklar bizlere atalarımızdan miras kaldı. Ben 10 yaşından beri tarımın içerisindeyim. Bu topraklar kadar zengin bir toprağın olduğunu sanmıyorum. Şeker pancarı üretiminde bu topraklarda dönüm başına 10 ton ürün elde etmekteyiz, patates ektiğimiz zaman dönüm başına 6 ton ürün elde etmekteyiz, yine buranın toprak yapısının, havasının ve suyunun özelliği sebebiyle, ülkemizin en lezzetli kuru fasulyesi, nohutu ve barbunyası elde edilmektedir. Bizler bu topraklardan elde ettiğimiz gelirle rahat bir şekilde asırlardır yaşıyoruz. Bu topraklardan çıktığımız zaman, verilen bu gülünç parayla bizler ne yapar nasıl geçiniriz? Benim 70 dönüme yakın tarlam var, bir kısmını istimlak ettiler gerçek değerini vermediler. Kalan tarlalarımı ise beyefendilerin keyfi ne zaman gelirse o zaman istedikleri fiyata istimlak edecekler. Peki ben verilen bu parayla ne yapabilirim. Verdikleri para bir ev almama bile yetmez. Ama kendileri tarlalarımızın altında bulunan milyonlarca ton kömür sebebiyle milyarlarca para kazanacak, bizler ise perişan olacağız. Allah aşkına bu hakkaniyet mi güzel kardeşim.”
MAHKEME KARARINA UYSUNLAR
Köy halkından Mustafa Karabulut ise yapılan istimlak uygulamaları sonucu takdir edilen bedelleri Mahkemenin az bularak dönüm başına 9 bin 500 lira takdir ederek karar verdiğini ifade ettiği açıklamasında, “Tufanbeyli Termik Santralı için üç köyün sakinleri yok sayıldı. Bizler tarımın içinden gelen ve tarımın dışında bir mesleği olmayan insanlarız. Yarın oturmuş olduğumuz bu evlerimizde yok pahasına istimlak edilerek buradan çıkartılacağız. Bizim tek isteğimiz yapılan istimlaklerin adaletli bir şekilde yapılması ve bunun yanında köyümüzü yeniden kurmak için köy halkımıza yeni bir yerin gösterilmesidir. Enerjisa bizim arazilerimizin altındaki kömür madeniyle milyarlarına milyarlar katacak, bizler ise meydanda kalacağız. Hükümetin sayın bakanları bu zulmü görmeli ve köylüsüne sahip çıkmalıdır. Diğer taraftan haksızlıklarla dolu olan istimlak uygulamalarındaki dönüm başına takdir ettikleri fiyatlarla ilgili Mahkeme bir 9 bin 500 lira takdir etmiş bulunmaktadır. Bizler mahkeme kararına uyulmasını istiyoruz, ancak Enerjisa mahkeme kararını yeni yapılacak istimlak için emsal olacağı sebebiyle uymamaktadır” dedi
TERMİK SANTRALİN ZEHİRLİ ATIKLARI KÖYE AKIYOR
Tufanbeyli Termik Santralinde üç bin kişinin çalıştığını söyleyen Köy Muhtarı Geylani Kurtman, istimlak uygulamalarında uygulanan haksızlığın yanında diğer bir skandalın ise üç bin çalışanın olduğu santralin kanalizasyon ve zehirli atıklarının köye akmasının olduğunu ifade ederek, “Santralin kurulması köylerimize hayır getirmedi. Enerji Piyasası Düzenleme kurulunun desteğiyle arazilerimiz yok pahasına istimlak edilirken, üç bin kişinin çalışmış olduğu termik santralin kanalizasyon ve zehirli su atıkları köyümüze akıtılmaktadır. Köyümüzün hemen üst başındaki dağın eteğinde kurulduğu için kanalizasyon atıkları köyümüze doğru akmakta ve vatandaşlarımız pis koku nedeniyle rahatsız olmaktadırlar” şeklinde konuştu.
ARITMA TESİSLERİ YOK
Milyarlık yatırımın yapıldığı termik santralde en önemli kalem olan arıtma tesisinin bulunmamasının da bir skandal olduğunu söyleyen Geylani Kurtman, “Termik santralin yetkilileri milyarlarca yatırım yaptı ve yapmaya devam ediyor, ancak çevrenin korunması ve insan sağlığının zarar görmemesi için alınması gereken önlemleri bu güne kadar almadılar. Santraldan akan pis ve zehirli sular sebebiyle köyümüzün içinden geçen nehirdeki balıklar yok oldu, köylülerimiz o yayılan pis koku sebebiyle evlerinde oturamaz oldu. Bu bir çevre felaketidir ama bu felaketi ne hikmetse devletin ilgili kurumları görmemekte ısrar ediyor. Bizler santralin arıtma tesisi yapması için defalarca uyarıda bulunduk ama bu uyarımızı dikkate alan olmadı” dedi
HUKUKA OLAN SAYGIMIZ NEDENİYLE ZULM EDİYORLAR
Tufanbeyli halkının devletin birliğine ve hukukuna olan saygısı sebebiyle istismar edildiklerini söyleyen Geylani Kurtman, “Bizler devletine bağlı olan, hukukuna saygılı olan insanlarız ama ne yazık ki başkaları gibi ortalığı yakıp yıkmadığımız için hukuka olan saygımız sebebiyle mallarımız elimizden yok pahasına alınmak isteniyor. Devlete ve hukuka olan saygımız nedeniyle cezalandırılmak mı isteniyoruz birileri bunun cevabını köylülerimize vermelidir” şeklinde konuştu