CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Adana ziyaretini tamamladı.. Etkinlikler sırasında İl Başkanı Orhan Sümer yanından ayrılmadı..
'Görevden alındı alınacak' iddialarının göbeğindeki il başkanına Ankara'dan gelen VIP konukların itibar göstermesinin kafa karışıklığı yaratmasını olağan sayıyoruz.. Parti heyetinin görevi başındaki il başkanıyla muhatap olması kadar doğal bir durum olamaz..
Ancak;
CHP MYK toplantılarında görevden alınması an meselesi olarak gösterilen Sümer'in, kalıcı olduğu noktasında görüş belirmeye başladı.. Adana bazında dokunulmazlık bağlamında da şehir efsanesine dönüşmesine az kaldı..
Bunda sürecin çok fazla uzamasının büyük etkisi var.!
Adnan Keskin'in görevini kaybetmesi, Adana dışındaki sancılı illere öncelik tanınması ve Cumhurbaşkanlığı seçim süreci Başkan Sümer'i oksijen çadırında tutan gerekçeler.. Siyasal konjonktür, kroki durumdaki boksör lehine çalan gong gibi imdadına yetişti..
Adana'daki havanın tam tersine, genel merkezde, CHP İl Başkanının gidici olduğu noktasında kimsenin şüphesi yok..
İddia odur ki, MYK üyesi ve CHP'nin Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, görevden alma kararını Sümer'e bizzat iletti..
Formül önerisi de şöyleydi:
- İstifa et, partiyi olağanüstü kongreye götür.. Yoksa seni biz görevden alacağız.. Böylece yıpranmamış olursun."
Bu tebliğe, sürecin de tanıdığı avansla direniş gösteren Sümer'in kendince gerekçesi var..
Orhan Sümer milletvekili adayı olmak istiyor.!
Bunun için CHP tüzüğüne bağlı olarak partinin başında ne kadar uzun süre kalırsa o kadar avantajlı olacak.. Çünkü CHP il başkanları tüzük gereğince milletvekili adayı olamıyor..
CHP Adana İl Başkanı bir taşla iki kuş vurmanın peşinde..
* Hem görevde kalma sürecini uzatmak suretiyle 'genel merkez tarafından gözden çıkarılmadığı' imajını Adana'da parti kamuoyuna yerleştirmek..
* Hem de muhtemel bir önseçim halinde CHP delegelerinin önüne 'hafızalarda taze kalmış bir isim' olarak çıkmayı başarmak..
O halde, burada sorulması gereken temel soru;
CHP genel seçim öncesi Adana'da önseçim yapacak mı?
Parti tüzüğü bu konuya da açıklık getirmiş.. Evet, tüzük gereği mutlaka yapılması gerekiyor.. Ama nihayetinde CHP bu; önseçim yapılmadığı takdirde "Niye yapmadınız?" diye soranlara cevap dahi verilmez..
Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun da bu konuya sıcak baktığının bilinmesine karşılık kesin bir cevap vermek zor..
Peki, milletvekili adayı olmayı kafasına koymuş, bu tavrıyla mevcut milletvekillerini huzursuz eden bir Orhan Sümer delegasyonda karşılık bulacak mı?
Bu da zor soru..
Çünkü Seyhan İlçe Başkanı Reşit Karakuş'un desteğini alan Sümer yerel seçimlerde Yalçın Akyol'u önseçimden çıkartmayı başaramamıştı.. Özülkü finanslı Akyol'a oy vermeyen delegeler, 30 Mart'ta CHP'nin kökünü kazıtan Orhan Sümer'e geçit verir mi?
Tartışma götürür.!
Sözün özü;
Kılıçdaroğlu'nun Adana ziyaretinde tanık olunan tablo size şaşırtıcı gelmesin.. Bu ne bir itibar teslimidir ne de vaziyeti idare etme politikası.. Sümer, lehine işleyen süreçten yararlanıyor, o kadar..
Üstelik bununla da yetinmiyor.. CHP'ye yerel seçimlerde dip yaptırmasına rağmen siyaseten silinmek bir yana; milletvekilliğine göz dikmiş..
Gözden çıkartılan bir il başkanı olarak atamada işi elbette zor, ama önseçim yapılması halinde şansı az da olsa var.!