Başbakan Erdoğan dün Adana’daydı.
Adanalılar da Uğur Mumcu Meydanı’na toplandı. Büyük bir heyecanla “dünya lideri”nin gözünün içine bakıyordu.
Elbette bu sırada dünya liderinin “one minute” çektiği İsrail Filistin’i vurmaya, IŞİD adam kesmeye devam ediyordu.
Ekmel bey’e, “Monşer”,
Kılıçdaoğlu’na, “Genel Müdür”
Bahçeli’ye, “Sivas’ı geçemez, 10 Ağustos’tan sonra o koltukta oturamaz” dedikten sonra…
“Biz siyasi kimlik peşine düşmedik. 77 milyonun partisi olduk” dedi.
Gezi’yi toptan ihanet, 17 Aralık’ı, komple hıyanet, durdurulan MİT tırlarını “ulusal güvenliği tehdit” olarak niteledi.
Satır aralarında ise, “demokrasi standardını yükselteceğiz” buyurdu, “Eski Türkiye’de yoksulluk ve yolsuzluk var, yeni Türkiye’de ise aydınlık ve barış var” dedi.
Anlayacağız Sayın Başbakan’ın bir dediği yine diğerini tutmadı.
Gezi ile 17 Aralığı toptancı bir zihniyetle aynı torbaya koydu. Karşısında siyaset üreten herkese bir kulp taktı ve ihanet yaftasıyla yuhalattı. Öfke dilini hiç ama hiç bırakmadı.
Adana’ya gelince…
Bildiğimiz hamaset.
Metro konusunu hiç açmadı mesela. BTC’den bilmem kaçıncı varil petrolünün yüklendiğini anlattı.
Hızlı trenin Adana’dan geçeceğini söyledi.
Stadyumun seneye biteceğini müjdeledi.
Mersin’de yapılan havaalanının bitirilip trafiğe açılacağını anlattı.
İstihdam ürettiklerini, Adana’nın daha yaşanabilir bir kent olduğunu iddia etti.
Şayet Adanalılar kendisine oy verirse, kalkınmanın da süreceğini anlattı.
Anlattı da anlattı ama Adana’nın gerçeği bu değildi.
“Borcu Adana’yı kemiren Metro’nu seçimi kazanamadık diye devralmıyoruz” demedi.
“Sizin havaalanını kapatıp, Mersin’e havaalanı yapıyoruz” demedi.
“İşsizlik şampiyonusunuz”,
“Kredi kartı batağındasınız, batık kredi şampiyonusunuz”,
“Mutsuz bir şehirsiniz, hatta en fazla trafik cezasını bile Adanalılara kesiyoruz” demedi.
Dolayısı ile Sayın Başbakan’ın mitinginde kendi tarafgirlerinin etrafına öfke ve intikam diliyle izole etmeye yönelik çabadan başka hiçbir şey yoktu.
Toplumdaki ayrışmayı pekiştirmeye, kendisini destekleyenlerin saflarını sıkılaştırmaya, geriye kalan Adanalılarla aralarına mesafe koymaya yönelik ise her şey vardı.