Bazıları için tatil, bazıları için gelenek, ekmek parası peşinde koşanlar için de hiçbir anlam ifade etmeyen bir bayramı daha, acısı ve tatlısıyla anılarda bıraktık. Sıcaktan bunalan Adanalı, kabir ziyareti ve bayramlaşma merasimi sonrası soluğu plaj ve yaylalarda alınca, kentin sokakları genelde boş kaldı. Akşam olduğunda, sıralı apartmanların yalnızca birkaç dairesinden ışık yansıması, boşalan şehrin karanlık görüntüsünü oluşturdu. Bu manzara, en çok hırsızların işine yaradı. Zira tatilciler evlerine döndüklerinde, bir çok değerli eşyalarını bıraktıkları yerde bulamadı. Özellikle bayramın son gününde, polise yüzlerce hırsızlık müracaatı yapıldı.
ÇOCUKLARA DA BAYRAM OLMADI
Her defasında bir öncekini aratan bayram, bu defa ortak acılar nedeniyle buruk kutlandı. İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar nedeniyle, bütün Müslüman ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de ve Adana’da da boğazlar düğümlendi, ikram edilen şekerler tat vermedi. Filistin’in yanı sıra ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Adana’da bir yaşam savaşı içine giren Suriyeli mülteciler de, çaresizliğin, belirsizliğin ve itilmişliğin mahzunluğuyla, kaybolmaya yüz tutmuş umutlarını yeşertmeye çalıştı. Bayram harçlığı toplayan çocuklar lunapark gibi eğlence mekanlarına akın ederken, bazı akranları ise mendil ve simit satarak geçim nafakası çıkarmaya çalıştı. >>Bir bayram böyle geçti… Sayfa 7’de