Hani bir deyim var ya;
“At iziyle it izi bir birine karıştı” diye,
Bu gün ne yazık ki böylesine bir dönemi yaşıyoruz.
Hemen her gün uyuşturucu denen bela yüzünden gençler bir biri ardına hayata gözlerini yumuyor, ama bu gençlerin ölümlerinin zeminin hazırlayan şerefsiz kalpazanlarla özlenen mücadele edilmezken,
Milletin vekaletini alan vekiller, yapılan operasyonlar sonunda hak ihlalinin yapılıp yapılmadığını gözlemlemek için mağdur polislerle görüştükleri için, örgüt üyesi muamelesi yapılarak haklarında dava açılabiliyor.
Ne gariptir ki, insan hakları adına zaman zaman ülkemize gelen Avrupalı milletvekilleri, insan haklarının ihlal edilip edilmediğini yerinde incelemek ve gözlem yapmak adına hem duruşmalara rahat bir şekilde girmekteler ve hem de ceza ve tutukevlerinde en küçük bir sorunla karşılaşmadan görevlerini yapmaktadırlar.
İyi hoş ama bizim vekillerin böyle bir hakkı yok?
Şu rezalete bakın;
Milletvekilleri, Hakan Şükür, İdris Bal, İdris Naim Şahin ve Mahmut Tanal hakkında, polis operasyonunda polislerin sorgulanmasını önledikleri gerekçesiyle örgüt üyeliğiyle ilgili savcılık soruşturma açıyor.
Bu dört milletvekili ne yaptı?
Yaptıkları tek şey, milletin vekili olarak mağdur olan ve hukuki hakları ayaklar altına alan polis müdürlerinin anayasal hakları olan, tarafsız sorgulamalarını sağlamayarak, mahkeme sürecine şahit olmaktı.
Yaptıkları tek şey buydu.
Vatandaşının hak ihlalini önlemek için girişimde bulunan milletvekillerine, nasıl olurda örgüt üyeliği yakıştırması yapılarak haklarında dava açılması için girişimde bulunulur?
Üçüncü Sulh hakimi İslam Çiçeğin;
“Paşa gönlüm nasıl isterse öyle yaparım” demesi suç olmuyor, ama milletvekillerinin vatandaşının hakkını araması mı suç oluyor?
Yapmayın beyler,
Gerçekten gülünç oluyor ve süreç tam bir komediye dönüşüyor.
Polis operasyonundan sonraki süreci Türk milleti canlı canlı izledi ve ne denli bir zalimliğin polislere reva görüldüğünü tartışmaya mahal vermeyecek şekilde gördü.
Bu gün, kepaze İsrail neden eleştiriliyor?
İnsan haklarını ayaklar altına alıp, evrensel hukuka uymadığı için eleştiriliyor.
Demek ki, her alanda evrensel hukuku işletmek lazım,
Aksi takdirde toplumda kardeşlik hukuku yerine bir kaos olur ki, Allah korusun işte milletin felaketi de böyle başlar.
SONUÇ OLARAK;
Bu milletini en büyük özelliği her ne olursa olsun, her şartta birlik ve bütünlüğünü korumasını bilmesidir.
Devlet olarak, devleti yönetenler olarak, en büyük göreviniz de, milletin ayrışmasına değil daha da perçinleşmesine zemin hazırlamaktır diyorum.