Adana Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan, tekstil fabrikalarının kapanmasına paralel olarak pamuk ekiminin de yok denecek kadar azaldığını belirtti ve eski altın yıllara dönüş için yatırım seferberliği çağrısında bulundu. Osmaniye, Gaziantep ve Kahramanmaraş gibi şehirlerin ekonomik anlamda Adana’yı geçtiğini belirten Çalışkan, “İhracatı 20 milyar doların üstünde olan iki sektörden birinin otomotiv diğeri ise tekstildir. Bu nedenle mevcut tekstil fabrikalarımızı korumamız, yenilerinin açılması için de teşvikte bulunmalıyız” dedi.
TARIMDA İYİ SANAYİ DE KÖTÜYÜZ
Çalışkan, Adana Medya’ya yaptığı açıklamada şunları kaydetti; “Türkiye’de aslında tarımın başkenti Adana’dır. Çünkü Türkiye’de üretilen mısırın bir buçuk milyon tona denk gelen 3’te biri, yani yüzde 30’u bu bölgede üretilir. Narenciyenin yüzde 70’i de burada üretilir. Soyanın, yer fıstığının yüzde 90’ı da buradan çıkar. Karpuzun yüzde 30’u, buğdayın yüzde 8’i yine Çukurova’dandır. Her ürünün ilk turfandası da bu topraklarda olur. Bu nedenle sanayiye bakış biz de yok. Sanayi biraz daha risk almak demek. Belki tarıma alışkın Adana halkı biraz da bunu sevmiyor.”
Tekstil fabrikaları pamuğu da kurtarır, ekonomiyi de
Adana Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan, şu anda ihracatı 20 milyar doların üstünde olan iki sektörden birinin otomotiv diğerinin ise tekstil olduğunu ifade ederek, “Çırçır fabrikalarıyla başlayan kent sanayileşmesinde bir çok tekstil fabrikası kuruldu ancak önemli bir kısmı zamanla kapandı. Pamuğun altın değeri gördüğü yıllara dönmemiz için yatırım seferberliği başlatmamız şart” dedi. Türkiye’de pamuk üretilmekten neredeyse vazgeçildiğine dikkat çeken Çalışkan, 1 milyon 400 bin ton lif pamuk ihtiyacının yaklaşık 800–900 bin tonunun ithal edildiğini kaydetti. Bunun 1.5 milyar dolarlık kaynağın dışarıya gitmesi anlamına geldiğine belirten Çalışkan, şunları kaydetti; “Yetersiz pamuk ekiminin en önemli sebebi Türkiye’de ve dünyada pamuk ve mısır birbirine alternatif üründür. Pamuk ve mısırın dünyada bir fiyat paritesi oluşmuştur. Örneğin 1 ton lif pamuk, 1 ton mısırın genellikle 10 katıdır. Mısır pamuğun yüzde 10’u civarındadır. Bu parite ülkemizde çok değişiktir. 1 ton mısır, 1 ton lif pamuğun yüzde 15’i civarındadır. Dünyadaki bu paritenin Türkiye’ye de gelmesi lazım. Ama bunu kesinlikle mısırın fiyatını düşürmek şeklinde talep etmiyoruz. Pamuğun fiyatını teşvik ve benzeri uygulamalarla mısır rakamlarına yaklaştırmamız gerekir. Pamuğa verdiğimiz primle aradaki bu fark bir miktar kapanıyor. Ama dünyanın her yerinde pirim veriliyor. Tekstil için Türkiye’de en az 1 milyon ton lif pamuk üretmek zorundayız. Biz bunu hükümet nezdinde dile getiriyoruz. Kendileri de kabul ediyor. Pamuğa daha fazla destek ile bu pariteyi yakalamamız ve aradaki farkı kapatmak durumundayız"
Adana tarımının mevcut durumu hakkında nasıl bir yorumda bulunursunuz?
Türkiye’de aslında tarımın başkenti Adana’dır. Çünkü Türkiye’de üretilen mısırın bir buçuk milyon tona denk gelen 3’te biri, yani yüzde 30’u bu bölgede üretilir. Narenciyenin yüzde 70’i de burada üretilir. Soyanın, yer fıstığının yüzde 90’ı da buradan çıkar. Karpuzun yüzde 30’u, buğdayın yüzde 8’i yine Çukurova’dandır. Her ürünün ilk turfandası da bu topraklarda olur. Tarımın yanı sıra aynı zamanda sanayi kültürümüz de çok eskidir. Türkiye’nin sanayileşen ilk şehirlerinden biridir Adana. Bu kültür devam etmektedir. Ancak sanayi de hak ettiğimiz yerde değiliz. Mesela İSO ikinci 500 sıralamasına 24 firmayla girdik. Firma sayımız artmadığı gibi biraz da düşüş yaşandı. Gaziantep’e göre yatırımlarımızın daha da artması lazım. İhracatta 2 milyar doların üzerindeyiz. Ancak yine de olması gereken yerde değiliz. Gaziantep’in ki 6 milyar dolar. Bunda teşvikin etkisi var. Başka etkenler de mevcut. Türkiye’de tarım ve tarıma dayalı bütün ürünlerin ihracatı aşağı yukarı yüzde 13 civarındadır. Bu oran Adana’da yüzde 30 civarındadır. Adana ihracatı 2 milyar dolar civarındayken tarım ve tarıma dayalı sanayi ürünleri ihracatı 600 milyon dolara yakındır. Bu bile Adana’da tarımın şehir ekonomisindeki yerini göstermektedir.
Hayır, aksine Adana, sanayi yatırımına çok uygun bir şehirdir. Gerek iklim ve gerek ulaşım bakımından limanlara yakınlığıyla yatırım için en uygun potansiyele sahibiz. Biraz da halkımızın sanayiye ve yatırıma bakışının değişmesi lazım. Bu belki de kültür meselesidir. Bir Maraş ve Antep’teki gibi sanayiye bakış biz de yok. Tarıma bağlı olmanın verdiği bir durum da olabilir. Tarım üretimi biraz daha garantidir. Çünkü tarlanın alım satımı kolaydır ve enflasyona göre değer kazanır. Üretimde de öyledir. Afet olmadığı sürece mutlaka kar elde edersiniz. Sanayi biraz daha risk almak demek. Belki Adana halkı biraz da bunu sevmiyor. Arzu ediyoruz ki Adanalı daha çok yatırıma yönelsin.
Tarımda pamuğun yeri ve konumu ne durumda?
İlk pamuk satışını gerçekleştirdik. Adana pamuk üretimi ve pamuğa dayalı tekstille parlamıştı. Kentin ilk sanayisi budur. Çırçır fabrikalarıyla başlayan sanayileşmeye Bossa, Güney Sanayi, Mensa gibi fabrikalar dahil oldu. Pamuk ekimi bugün azaldığı gibi tekstilde eski fabrikalar yok. Tekstil fabrikaları bir bir kapandı. Umarım pamuk ekimi çoğalır. Bunun için yatırım seferberliği şart. Geçenlerde Sayın Enerji Bakanımızla bir toplantı yaptık. Ceyhan Endüstri Bölgesi’nde ayrılmış bir bölge var. Ancak ufak tefek problemlerden dolayı çalışmıyor, işlemiyor. İnşallah oranın işlevselliği faal hale gelirse ciddi yatırımlar bekliyoruz. Bunu bakanımız da olumlu gördü. Oradı yeni bir atılım olmasını bekliyoruz. Bir çok kurumlar da destek oluyorlar.
Hazırladığınız projeler hakkında bilgi verirmisiniz?
Adana'nın gelişmesi için ne gerekiyorsa biz orada varız. Adana Ticaret Borsası olarak tarım ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesinde Adana'nın en önemli sivil kuruluşlarından biriyiz. Bunun dışında da Adana'yı ilgilendiren tüm projelerde varız. Adana'da bulunan diğer odalarla, valilik, belediyelerle, organize sanayi bölgesiyle ve siyasi otorite ile işbirliği yapmaktayız. "Borsa Kampüsü" projemiz ve "Hassas Tarım" projemiz var. Bunlar hayata geçiriliyor. Hassas tarımda da tarımın en büyük girdisi gübrenin yüzde kırklara varan miktarda tasarrufunu sağlayacak bir projedir. Bu tüm batı ülkeleri ve Güney Amerika ülkeleri, batı ülkeleri derken hem Avrupa ülkeleri, Arjantin, Brezilya ülkelerinin hepsi artı hassas tarıma geçti bizde geçiyoruz. Üretmek önemli ama değerlendirmekte en az onun kadar önemli olduğundan Borsa Kampüsümüz üretilen ürünün tam değerinde satılmasını sağlayacağından bizim proje birimimiz gerçekten çok güçlüdür"
Çukurova’da yatırım ve istihdama yönelik çalışmalar var mı?
Gerek yerli, gerekse yabancı sermaye yatırımı var. Daha fazla olmalı. Yeni teşvik yasasında Adana 2’inci bölgede. Hemen yanındaki Osmaniye ve Niğde’nin 5’inci bölge olması nedeniyle ciddi yatırımlar bu illere kayacak görünüyor. Yapı elemanları, metal, imalat, tarım, inşaat ve gıda sanayinde sermaye olarak yatırım ve istihdama yönelik hareketlilik görülmekte. Bunun dışında Tekstil sektöründeki firmalarında zaman, zaman istihdama yönelik girişimleri bulunmaktadır.
Tarım ve sanayinin yanı sıra turizmden kazanımlarımız olabilir mi?
Şu an Adana’da, bütün belediyeler, odalar ve STK’lar birbiriyle uyumlu çalışıyor. Umarım bu uyum devam eder. Çünkü bunun Adana’ya çok büyük artısı var. Ortak hareketle iyi gelişmeler olur diye düşünüyoruz. Adana’nın önü açık. Borsacı olduğumuz için hep tarım ve sanayi ile ilgili konuşuyoruz ama Adana’nın önü turizm yönünden de açık. Devam eden çeşitli kazılarda çok ciddi bulgulara rastlandı. Bunların gün yüzüne çıkması için çalışmalar sürüyor. Turizm Bakanımızın Adanalı olması bizim için şans. Mersin ve Tarsus arasındaki bölgenin Turizm potansiyelinde olması da çok önemli. Alanya ve Antalya artık doldu. Buralara kaymalar başlayacak. Denizimiz ve iklimimiz turizme müsait. Zannediyorum ki zaman içinde Adana aynı zamanda turizm kenti olacak.
Hükümetin bu zamana Adana’yı ihmal ettiği sizce doğru mu?
Adana’ya daha iyi şeyler yapılabilirdi elbette. Fakat biz çok şikayet etme tarafında değiliz. Mutlaka daha iyi şeyler yapılabilirdi. Hükümetle partileri aynı olan belediyeler daha şanslı oldu. Bizim de bakanımız vardı ama olmadı. Mesela bu hızlı trenin bir an önce Adana’ya ulaşması için girişimlerde bulunulmalı. Adana’nın programda olduğu açıklandı ancak son etaplarda olduğu biliniyor. Daha öne alınması talep edilebilir. Bunun yanı sıra metro olarak bilinen raylı sistemin de Ulaştırma Bakanlığı’na devredilmesi gerekiyor. Biliyorsunuz çok pahalıya mal oldu ve ciddi bir gelir yaratıyor. Görünen o ki zarar da ediyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Cumhurbaşkanını ilk defa halkın seçecek olmasını çok önemsiyoruz. Bizim halkımız hep sağduyulu karar verdi bu zamana kadar. Bizim demokrasimiz açısında da çok önemli. Cumhurbaşkanlığı makamı bir denge makamıdır. Vatandaşlarımızın en uygun kişiyi seçeceğine inanıyoruz ve eminiz. Yeni seçilecek cumhurbaşkanımızın hayırlı olmasını diliyoruz. Açıkçası kimin kazanacağı yönünde bir tahminimiz yok ancak Sayın Başbakanımızın seçileceği yönünde gözlemlerimiz var. Anketler yayınlanıyor ancak ne olacağını tam da kestiremiyoruz.
Adana’nın acil çözüm bekleyen sorunları sizce nelerdir?
Teşvik kanunları çıkarken kriterler alınıyor. Kişi başı milli geliri bin 500 doların altında olan şehirler diye sınıflandırıyorlar. İkinci son çıkan teşvikte de sosyal gelişmişlik esas alındı. Sosyal gelişmişlikte de 60 kriter var. Şehirdeki doktor sayısından asfaltın uzunluğuna kadar yer alıyor. Bizim talemiz işsizliğin bu kriterlerin içinde çok küçük kalmaması. Çünkü işsizlik Adana’da çok yüksektir. Belediyecilikle ilgili de beklentilerimiz yüksek. Umarız yeni belediye başkanlarımız şehrimizi daha güzel bir konuma taşırlar. Adana’da alt geçit ve üst geçit sayısı çok az. Kayseri, Konya gibi şehirlerde onlarca var. Adana’da trafik kilitleniyor artık. Trafiği rahatlatmak için ‘Akıllı dokunuşlar’ fena değildi ama onlar daha çok günü kurtarmak gibiydi. Daha ciddi, köprülü kavşaklarla çözüm olması gerektiğini düşünüyoruz. Kuzey Adana ne yazık ki imara açılamıyor bir türlü. Kentin 3’te 2’si imara kapalı. Bu da büyük kayıplar yaratıyor.