Siyasi sürecin gittikçe hız kazandığı bir dönemi yaşıyoruz. Doğrusu soluduğumuz bu seçim ikliminin çok da heyecan verici ve merakta bırakacak bir durumu yok!
Sonucu “acaba ne olacak, kim olacak?” gibi bir kaygı taşımıyor insanlar.
Yazılı medyanın ulusal kanadında da öyle kayda değer bir şey görünmüyor!
Ortada ciddi bir “sıklet farkı” var!
Bir yandan siyasetin amansız girdabında CHP ve MHP’li danışmanlardan oluşturulan Seçim Karargâhı doğrultusunda çabalayan Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu! Siyasetin Vahşi arenasında ne yapsa da kusur işlemekten kurtulamayan biri! İlim adamı, akademisyen ve yazar bir insan!
2004 – 2014 yılları arasında on yıl gibi bir sürede de Ak Parti İktidarı tarafından önerilerek seçilen, daha sonra aldığı “İslam İşbirliği Teşkilatı” Genel Sekreterliği görevini yapan ve yerini; İyad bin Emin Madani’ye teslim eden bir Cumhurbaşkanı Adayı, nam-ı diğer:
Çatı Adayı!
Öte yandan yılların mücadele adamı, genç yaşından itibaren fikir ve aksiyon kulvarlarından geçmiş, dönemlerinin önemli fikir ve siyasi ustalarının rahle-i tedrisatlarında büyümüş, teşkilatların en önemli kademelerinde yer almış, her geçen yıl başarılı grafikler çizerek siyasi ve idari pozisyonlarda yükselmiş bir isim. İstanbul gibi megapol bir kentin devasa sorunlarını Belediye Başkanlığını yaparak gideren, siyasi kariyerinde ciddi mevziler ve itibar kazanmış bir insan. Oluşturduğu ekip arkadaşları ile birlikte yeniden bir parti kurdu: AK Parti!
İktidar süresi; “Siyasi Tarihimiz”de Merhum Menderes’in uzun diye kabul edilen iktidar dönemini geçti. 2003 Yılında Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı oldu.
Şiir okudu diye hapse atıldı. Arkasında büyük bir halk teveccühü var!
Beğenmeyenler olduğu gibi, beğenenler görmezden gelinmek istense de çoğunlukta!
Ve şimdiki durum malumunuz…
Aradaki bu devasa sıklet farkı bir yana; Türkiye’nin iki büyük ana ve yavru muhalefet partilerinin himayesinde ve desteğinde uygulanan Çatı Aday’ın seçim stratejisi maalesef göz doldurmuyor!
Birisi onbinlerin, yüzbinlerin hatta milyonların karşısında Meydanları doldururken, söz gelimi, muhalefetin kuvvetli olduğu kabul edilen Adana kentimizde bile, Ekmeleddin Bey’in huzurda olacağı bir Meydan Mitingi yapılamadı. Muhalefet liderleri; kendi tabanlarına kendileri hitap etmeyi uygun gördüler/görüyorlar! Arkasında görüntü veremediler. Kendi seçim bölgelerinde bile elini havaya kaldıramadılar. Birlikte miting meydanlarına çıkmadılar. Arkasında kuru bir söylemden başka durmadılar! Kamuoyuna yönelik stratejileri kadük kaldı. Adana Programında Ekmeleddin Bey’e, Kültür Merkezi ki toplasan bin kişilik bir Kapalı salon toplantısı yakıştırıldı. Esnaf ve protokol gezilerinden öte bir çalışma dikkatleri çekmiyor. En büyük öne çıkan çalışma; hangi aklın eseri ise; belirlenen ana slogan! Kötü telakki edenlerin çokluğu olsa da konuşturuyor işte! Hepsi bu!
Benim asıl üzerinde durduğum konu; Ekmeleddin Bey ile başlatılan “Ekmek” işinden çok ekmek çıkacak olması! Asıl “Ekmek ve Ekmeleddin Kavgası” seçimden sonra çıkacak!
Her ne kadar görmezden gelinmek istense de;
CHP ve MHP kurmaylarının, “Çatı Aday”ları seçilmediği taktirde ne yapacaklar?
Sancı büyük aslında! Sessiz kaygılar da!
Ağrı kesicinin süresinin bitimine az kaldı.
Sancı hem tavanda hem de tabanda!
Çatı sağlam durmuyor!
“Çatı” yıkılırsa; altında kimlerin kalacağı sizce önemli değil mi?
Hakkımızda “Hayırlısı”na talibiz!
Yeter ki Türkiye kazansın! Çünkü kazanan Türkiye olursa;
Dünya değişir!
Sevgi ile Kalın…
akt