Kuyumcular dipsiz kuyuya düşmüş gibi

Kuyumcular iki bayram arasında can çekişiyor

13 Ağustos 2014 Çarşamba 12:45

Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, Ramazan ve Kurban Bayramı arasında düğün yapılmayacağı inanışının altın sektörünü olumsuz etkilediğini bildirdi. Başman, “Altında, kredi kartına yapılan taksitin kaldırılmasıyla zaten zor günler yaşayan esnafımız, düğün sezonunun da iki bayram arasında denk gelmesi nedeniyle siftahsız kepenk indirecek duruma geldi” dedi.

Kuyumcular dipsiz kuyuya düşmüş gibi

Dünya altın üretiminin yüzde 50'sinden, ülkemizde ise yüzde 90’ından fazlası mücevher yapımında kullanılıyor. Uzun yıllar bir tasarruf aracı ve süslenmek için kullanılan altın, ülkemiz halkı tarafından da geleneklerimizden kaynaklanan bir alışkanlıkla, her iki amaç için rağbet görmeye devam etmekte. Dünya altın talebinde ilk 5 içerisinde yer alan ve altın mücevher ihracatında da 2. sıraya gelen kuyumculuk sektöründe şu an için Türkiye genelinde 6 bin 500 kuyumcu atölyesi, 20 büyük mücevher üretim kompleksi, 100 toptan mücevher satış mağazası, 40 bin civarında kuyumcu dükkanı bulunmakta ve 250 bin çalışan bu sektöre emek vermektedir. Sektör uzun yıllar el emeği ile üretim yapmıştır. Günümüzde ise dünya piyasalarında faaliyet gösterebilmek ve artan ihracat talebini karşılayabilmek için teknoloji ağırlıklı üretime geçiş sağlandı. Dünya piyasalarında belli bir yere gelen ve birincilik için uğraşan sektörün sorunlarıyla, eskiye göre daha büyük dikkatle ilgilenilmekte. 1990 yılından sonra, sektör bir reform sürecine girdi ve gelişim için gerekli kuruluşlar faaliyete geçirildi. Sektörün gelişmesi; markalaşma, ürün tasarımı, teknolojik yenilikler, pazarlama stratejileri gibi konularda kendini gösterirken, yasal düzenlemelerdeki eksiklikler özellikle küçük çaptaki kuyumcu esnafına zarar vermekte.

BU YILKİ DÜĞÜN SEZONUNDA SATIŞ ORANLARI NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Ramazan ayının Haziran’da başlaması ve Ramazan Bayramı'nın Temmuz’da olması altın satışlarını olumsuz etkiledi. Normalde düğün sezonu, okulların kapandığı Haziran ile açılmasına yakın olan Eylül ayları arasında olur. Hatta Ekim ve Kasım aylarına kaydığı bile oluyor. Ancak bu yıl her iki dini bayramımızın tam da bu aylar arasına denk gelmesi, sezonun sönük geçmesine neden oldu.

İKİ BAYRAM ARASI DÜĞÜN YAPILMAMASININ DA ETKİSİ OLDU MU?

Halk arasında yaygın olan 'İki bayram arasında düğün olmaz' düşüncesi ne yazık ki sektörü çok kötü etkiledi.  Bu inançta olanlar, düğünlerini erteledi ya da önümüzdeki sene yapma kararı aldı. Düğün sezonu, bizlerin en çok iş yaptığı dönemlerden birisi. Bu sene böyle bir tarih handikapına denk gelmemiz, düğün sezonunu ümitle bekleyen esnafımıza negatif olarak geri döndü. Özellikle son 1 aydır çok kötü bir dönem geçiriyoruz. Bunun nedenini de henüz anlamış değiliz.

DÜNYACA BİLİNEN ADANA BURMALARINA RAĞBET NASIL?

Altın alanlar, eskisi gibi gösterişli modeller yerine daha ucuz olanlarına yöneldi. Eskiden düğün yapılacaksa en az 50-60 gramlık setler, Adana burmaları, kolyeler akla gelirdi. Ama şu döneme bakarsak vatandaşımız set alacaksa bile en hafif ve ucuz olanını tercih ediyor. Şu an 20 gramlık 22 ayar bir setin fiyatı, 2 bin- 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Vatandaşımız bunu bile alırken kırk kez düşünüyor. Çeyrek altın yerine vatandaşlarımız para takmayı tercih ediyor. Altın alacaksa da 100 liralık altına bile kredi kartına taksit yaptırmaya çalışıyor.

KREDİ KARTINA TAKSİT UYGULAMASININ KALDIRILMASI ALTIN SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEDİ?

Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) 1 Şubat'tan itibaren kredi kartına taksitle altın satışını kaldırması önemli kayıplara neden oldu. Aradan geçen 6 aylık dönemde yüzde 30'luk bir kayıp yaşanmasını bekliyorduk ancak tahminlerimizden daha olumsuz bir tabloyla karşılaştık. Kredi kartına taksitin kaldırılmasının ardından işlerimizde yüzde 40-50 hatta bazı bölgelerde yüzde 70'lere varan ciro kayıpları yaşıyoruz. Sadece bizim sektörümüz değil, taksit sayısının 9'a indirilmesi ve kart limitlerinin düşürülmesi, zaten ağır aksak dönen ticari çarkı durma noktasına getirdi.

BİR ÇOK ESNAFIN KEPENK KAPATTIĞI SÖYLENİYOR, BU DOĞRU MU?

Eskiden hediye alacak bir vatandaş, 500 liralık bir bileziği 9 takside böldürerek ayda 55 liraya rahatlıkla alabiliyordu. Ama şimdi orta gelirli bir vatandaş, 500 lirayı tek çekimde vermek istemiyor. Bu da işlerimizi neredeyse durma noktasına getirdi. En yüksek satış yaptığımız 14 Şubat'ta bile sektörümüz sinek avladı diyebilirim. Hediye dönemleri, sektörümüz için çok önemli günler. Bu dönemlerde satış yapamazsak o yılı tamamen zararla kapatırız. Bu kart uygulaması başladı başlayalı 2,5 aylık süreçte Adana'da 50'ye yakın kuyumcu kepenk kapattı. Eğer içinde bulunduğumuz düğün sezonu da böyle devam ederse, sektörün yarısı kepenk kapatır.

TAKSİT UYGULAMASININ YENİDEN BAŞLAMASI İÇİN BİR TALEBİNİZ OLDU MU?

Elbette oldu. Konuyla ilgili BDDK'ya sektörde yaşanan sıkıntıları bildiren bir rapor sunduk. BDDK'nın geçen Mayıs ayında yapacağı değerlendirme toplantısında bu konunun ele alınmasını, 9 olmasa bile 6-7 taksit imkanı vererek hem vatandaşı hem de piyasayı rahatlatacak karar almalarını bekliyorduk. Ancak şu ana kadar bu gerçekleşmedi. Umutlu bekleyişimiz sürüyor.

ALTINDA SAHTEKARLIK YAPILDIĞI İDDİALARINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Özellikle nihai tüketiciden çok kuyumcuyu kandırmaya yönelik sahtekarlıklar yapılıyor. Kuyumcular, mesleklerinin gereği altın satmanın yanı sıra almak zorundadır. Yükselen altın fiyatları nedeniyle dolandırıcılar bu alana yönelmeye başladı. Düşük ayar altın veya altın görüntüsü verilmiş değersiz metaller kuyumculara satılmaya çalışılıyor. Bu olaylar son günlerde gittikçe arttı. Çok az olmakla birlikte tüketiciye yönelik de bu tür dolandırıcılık olayları yaşanıyor. 'Eşim doğum yapacak, hastanede beni bekliyor. Bu altın takıyı bin liraya almıştım nakit paraya ihtiyacım olduğu için size 600 liraya veririm' diyerek kandırıyorlar. Bunları alan bazı müşteriler bizlere gelip bozdurmak istediklerinde gerçeği öğrenebiliyor. Bunun yanı sıra yakınlarının, akrabalarının düğününe katılıp altın takmak zorunda olan kişiler de maliyeti azaltmak adına ucuz altına yöneldi.

KUYUMCU MAĞAZALARINDA YAŞANAN HIRSIZLIKLARIN NEDEN ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR?

Geçmişte en büyük sorunumuz hırsızlık mallarıydı. Kuyumcular bu yüzden çok sıkıntılar çekti. Hırsız yakalandığında ‘şuna sattım’ derdi, biz hırsızdan daha büyük eziyetler çekerdik. Hırsız çıkardı, biz iki-üç günümüzü nezaretlerde geçirirdik. CMUK ile bu ortadan kalktı. Bugün Adana’da yaşadığımız en büyük sorun vitrin camı kırarak yapılan soygun. Ancak ya yaş ya da CMUK nedeniyle kimse ceza almıyor. Oysa bu nitelikli yağma suçu. Bu konuda düzenleme yapılması gerekiyor. Bu toplantıdan hiçbir sonuç alınamayacağı konusunda bazı arkadaşlarımın endişeleri var.  Öncelikle hala sözle, güvene dayalı ticaret yürüten bir mesleğiz. Böyle başka bir meslek yok. Bunu koruyalım.”

MÜCEVHERLERDE YAPILAN TAKLİTÇİLİK HAKKINDA NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

Katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi ve teşvik edilmesi ancak fikri ürünleri üretenlerin haklarının iyi korunmasıyla mümkündür. Tescilli bir ürünü taklit etmenin hukuki yaptırımları konusunda, kuyumculuk sektörü ile daha yakından alakalı olduğu için marka ve tasarım tescillerinin ihlallerine yönelik mevzuatta tescil ile elde edilmiş haklara taklitçilik durumlarına ilişkin hukuki ve cezai düzenlemeler yer almaktadır. Sahtecilik ve korsanla ilgili Türk Patent Enstitüsünün bir tescil kurumu olması nedeniyle doğrudan görev ve yetkisi bulunmamakla birlikte taklitle mücadele konusunda elinden gelen desteği vermektedir. Sahteciliğe karşı uygulama noktasında sorumluluk sahibi olan İçişleri, Adalet ve Gümrük Bakanlıklarımızın da son dönemde taklitle çok etkin bir mücadelelerinin söz konusu olduğunu söyleyebilirim. Örneğin kuyumculuk sektöründe de rastlanabilen tasarımlarda özgün olmadığı halde itiraz edilmediği için yapılan tesciller var. Bunlar piyasayı kötü etkiliyor, yeni sınaî mülkiyet yasa tasarısında özgün olmadığı anlaşılan, yeni olmayan tasarımların yayına çıkmadan önce reddedilmesi konusunda düzenleme yapıyoruz.

BAZI BANKALAR ALTIN SATIŞINA BAŞLADI, NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Nasıl ki kuyumcunun para satması etik değilse bankanın da kuyumcu gibi altın satması aynı şekilde etik değildir. Yetkililer bir an önce bu duruma dur demeli. Kimi bankalar şubelerinden ve ATM cihazlarından altın satmaya başladılar. Bu, en hafif ifadeyle kuyumculuğa saygısızlıktır. Haksız rekabettir. Etik değildir. Herkes kendi işini yapmalıdır. Vatandaşın bu tür altın satılan yerlere ATM’lere itibar etmeyeceğine kanaat getiriyorum.

KUYUMCUNUN TANIMINI YAPARMISINIZ?

Kuyumculuk, değerli maden ve taşlardan takı ve süs eşyası yapma sanatıdır. Kuyumcu ise; tüketici isteklerini ve kullanım alanlarını dikkate alarak tasarım yapan, altın, gümüş gibi kıymetli metal ve alaşımları eriterek döküm yapan, plaka veya tel haline getirildikten sonra, işleyerek ziynet eşyası meydana getiren kişidir.

BİR KUYUMCUNUN ASLİ GÖREVLERİ NELERDİR?

- Yapılacak süs eşyalarını (takıları) tasarlar ve resmini çizer. Yapılacak parçaya uygun kalınlık ve boyda metali seçer. Platin, altın, gümüş veya bunların alaşımlarını ergiterek, hazırladığı kalıba döker. Kalıptan çıkan parçalara, tasarıma uygun olarak, dövme, delme, basınç altında tutma, inceltme vb. yoluyla şekil verir. Tıraşlama, parlatma, temizleme yöntemleri ile ve kimyasal boyalarla yüzeyleri düzeltir. Parçaları bozulmuş takımları tamir eder. Altın alım satımı yapar.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI NEDİR?

Ülkemizde, geleneksel metallerden yapılmış ziynet eşyasına gerek takı, gerekse tasarruf amacıyla büyük ilgi duyulması sonucu çok hareketli bir iç piyasa bulunmakta, özellikle bazı illerimizde bu alanda çok sayıda insan çalışmaktadır. Meslek elemanı bir başka kişinin yanında çalışabileceği gibi kendi adına işyeri de açabilir. Bu meslek, geçmişte daha basit el aletleri ile yapılırken, kullanılan aletlerde gelişmeler söz konusu olmuştur. Kuyumculuk mesleğinde çalışanlar, sanat kültürünü gelecek kuşaklara sanat mirası olarak bırakacaklarından temel işlemleri ve değişiklikleri yakından takip etmek ve ustalıklarını sergilemek zorundadırlar. El kuyumculuğu atölyelerde yürütülmektedir. Altın kaplama işi seri üretim için yapılmaktadır.

Gelecekte teknolojik bilgilerle donanmış, ustalıklarını işledikleri parçalara yansıtan iyi yetişmiş uzman elemanlara ihtiyaç olacaktır. Meslek elemanlarının bir bölümü imalat alanında çalışırken, bir bölümünün satış konusunda çalıştığı görülmektedir. Az da olsa iki işi bir arada yürütenler de vardır.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.