Suriyeli kaçak kasaplar Adanalı kasabın siftahını kesiyor

Suriyeli kaçak kasaplar Adanalı kasabın siftahını kesiyor

19 Ağustos 2014 Salı 10:00

 

Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, çeşitli meslek kollarında ucuz işçilik yaparak haksız rekabet yaratan Suriyeli mültecilerin şimdi de işletmecilikte boy göstermeye başladığını belirterek, “Kent genelinde Suriyeliler’in çalıştırdığı 235 kasap dükkanı var” dedi. “Bunların tamamı ruhsatsız ve kaçak” şeklinde konuşan Yağmur, “Haliyle SGK pirimi ve vergisini yatıran üye esnaflarımız rahatsız. Sürekli arbedeler yaşanıyor.  Yetkilileri uyarıyorum. Eğer acil önlem alınmazsa, Gaziantep’te bir Suriyeli’nin ev sahibini öldürmesiyle yaşanan olayların benzeri çok kısa zamanda Adana’da da başlayacak” diye konuştu.

Üye esnafları pimi çekilmiş bir bomba olarak tarif eden Yağmur, “Herhangi bir olumsuzluk meydana gelmemesi için esnaflarımızı zor engelliyoruz” dedi. Kasapları denetleme yetkilerinin bulunduğunu hatırlatan Başkan Yağmur şunları kaydetti; “Bu amaçla özel olarak oluşturduğumuz motorize ekiplerimiz var. Suriyelilerin işlettiği kasapları denetleyemiyoruz çünkü kaçak işletiyorlar. İçlerinde Türkçe bilen de yok. Ekiplerimiz uyarı için gittiklerinde Suriye pasaportlarını çıkarıp gösteriyorlar. İletişim kuramıyoruz. ‘Yallah’ diye arkadaşlarımızı dükkandan kovuyorlar. Gerçek kasaplar onlar yüzünden iş yapamaz halde.”

Bu bayram küçükbaş el yakacak

Hayvanların: Kesimi, derilerinin yüzülmesi, depolanması ve etlerinin satımı etkinliklerinden birini ya da bu dört görevi birlikte yapan kişinin mesleği kasaplıktır. Görevleri çiftlik hayvanlarının evcilleştirilmesine kadar uzanan kasaplar, İngiltere'de 1272'de ilk kasap loncalarını kurdu. Bugünse kasaplık yapabilmek, birçok ülke tarafından sertifikaya dayalı, denetlenir bir sistem içinde yapılabilmektedir. Bazı ülkelerde üç yıllık kasap çıraklığından sonra ancak kasap olma yetkisine sahip olunabilmektedir. Adana’da, kasap dükkanı işleten bin 570 esnaf bulunuyor. Bunları denetleme yetkisi ise Adana Kasaplar Odası’nda bulunuyor. Kasaplar, son dönemde sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bir yandan büyük marketlere karşı savaş verirken, diğer yandan kaçak kasaplarla mücadele ediyorlar. Kaçakla kasapları ise Suriyeliler oluşturuyor. Oda Başkanı Saruhan Yağmur, acil önlem alınmazsa sonuçların kötü olacağını belirtiyor.

Şehirde hizmet veren küçük esnafın durumu nedir?

Adana´da yaşayan sağduyulu her vatandaşın, kasap, balıkçı ve tavuk eti satan küçük sanatkarlardan alım yaparak ayakta kalmasına destek olması gerekir. Büyük marketlerde gereğinden fazla alışveriş ile çocuklarını mutlu etmeye çalışan birçok aile fertleri, faize düşen kredi kartı borçları yüzünden bunalıma girmektedir. Büyük market kültürü, aile büyüklerinden, çocuklara da sirayet ediyor. Sonra bunalımlı bir toplum oluşuyor. Evini, yuvasını dağıtıp, intihara gidenlerin sayısı hızla artıyor. Analar ağlıyor, aileler dağılıyor. Oysa mahallenizin kasabı, tavukçunuz ve balıkçınızdan alışveriş yaptığınız zaman ihtiyacınız olan ürün kadar alışverişinizi tamamlarsınız. Şayet paranız yetmediyse veresiye defterine yazdırır, faizsiz olarak ödersiniz. Hangisi gerçek kültür sizce? Tabii ki sizlerle cenazede, düğünde bir olan, çocuğunuzun okul dönüşü için anahtarınızı teslim ettiğiniz Ahilik Kültürünün son kalesi olan esnafımızdan alışveriş yapmak daha doğrudur.

Esnafın korunması için vatandaşların alışveriş yapması yeterli mi?

Elbette hayır. Esnafların da oylarıyla işbaşına gelen belediyelerin, küçük esnaf ve sanatkarları koruması gerekir. Ancak büyük marketleri korumaya alırcasına kolaylıklar sağlamasını da kabullenmek mümkün değil. Bizler on metrekarelik yerlerde hayatımızı sürdürmeye çalışırken, belediyeler büyük marketlerin önündeki kaldırımların otopark olarak kullanılmasına izin veriyor. Bunlar ne kadar doğru?. Belli bir araç sayısına makul olan yerlere izin vermek bir yana trafik karmaşasının yaşanmasına izin vermesini anlayabilmiş değiliz. Aileleri ile yaklaşık 10 bin kişinin geçim kaynağı olan, çocuk okutan, vergisini bu memlekete veren Adanalının oyunu kullanan esnafımızın korunmaması ne kadar üzücüdür. Her geçen gün kepenk kapatan esnaf sayımızın artması belediye başkanlarını düşündürmüyor mu?  Biz buradan Adana halkına sesleniyoruz; Mahallenizin esnafına sahip çıkın. Işıldayan ışıklarınızı söndürmeyin. Şehre yakışır Balıkçılar ve Kasaplar Çarşısı yapılması için de sorumlu belediyelerden söz aldık.

Et ürünlerinde ne gibi hilelerle karşılaşıyorsunuz?

Hazır kıymaların içine bici bici boyası, taşlık, tavuk kemiği, lahmacunların içine de et yerine patlıcan ve taşlık konuluyor.  Ucuz kebap yememek gerekir.  Hazır kıyma satışı bakanlıkça yasaklandı. Marketlerde et kıyılırken başında bir veterinerin bulunması gerekir. Bu kuralların hiçbirine uyulmuyor. Eti kıyanların ustalık belgesi dahi yok. Bazı büyük marketlerin kıymanın kırmızı görünmesi için içine bici bici boyası katıyor ve vitrinlerini kırmızı loş ışıklarla donatıyor. Halk günü adı altında cüzi rakamlarla kıyma satılıyor.

Sucuklar için neler söylenebilir?

Ne yazık ki sucuk her türlü hile yapmaya müsait bir gıda ürünü. Piyasada kilosu 9 TL'ye sucuk satılıyor.  ancak et sucuğunun kilosu 25-30 TL arasında. Geçmiş dönemde yapılan denetimlerde sucuğun içinden de at, eşek eti, taşlık çıkardı. Şu an sucukların içine genelde soya fasulyesi karıştırıyorlar. Sucukların yanı sıra lahmacunda da hileler var. Patlıcanı kıyma makinesinde kıydıktan sonra bici bici boyasına yatırıyorlar. Sonra içine taşlık ekleyip avcarlayıp kıyma haline getiriyorlar ve lahmacunun içine koyuyorlar

Şırdanların hijyenik olmadığı iddiaları ne kadar doğru?

Adana'nın simge yiyeceklerinden biri olan şırdanlar da ayaklar altında temizleniyor. Şırdancılara temiz, hijyenik, modern büfeler yapılması şart. Şırdancı esnafına da elektriğini, suyunu, vergisini ödeyerek iyi koşullarda vatandaşa hizmet vermesini öneriyoruz.

Kurban Bayramı yaklaşıyor, kurban fiyatları el yakacak mı?

Bu konuda vatandaşları ve yetkilileri küçükbaş kurbanlıklarda kriz yaşanmaması için uyarıyoruz. Türkiye'de küçükbaş hayvancılığın artık devlet teşviki olmasına rağmen yapılmıyor. Türkiye daha önce tarım ve hayvancılığa dayalı bir ülkeydi. Ancak, yılların geçmesiyle birlikte özellikle gençler daha çok memurluğa ve özel sektöre kaydı. Bu nedenle devlet teşvik verse de hayvancılık yaptıracak vatandaş bulamaz oldu. Ayrıca, hayvancılığın girdilerinin de bir hayli fazla olması bunda etken oldu. Özellikle bu yıl saman fiyatlarının 70 kuruşa kadar çıkması hayvancılık yapanları bir hayli zorladı.

Türkiye'de yaklaşık 10 milyon küçükbaş hayvan varken şimdi bu sayı 3 milyona kadar düştü. Büyükbaş hayvancılıkta değil ama küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir sıkıntı var. Bu sıkıntı Kurban Bayramına da yansıyacaktır. Şimdi kilosu 12 TL olan canlı hayvan bayramda 16 TL'ye kadar çıkar. Bu da en düşük küçükbaş kurbanlığın 1000 TL olması demektir. Türkiye'de her yıl yaklaşık 500 bin küçükbaş hayvan kesiliyor. Bunların çoğu da dişi.

 

 

Büyükbaş kurbanlıkların fiyatı daha mı uygun olacak?

Küçükbaş hayvancılığın yok olmaması için bu yıl vatandaşların büyükbaş kurbanlık kesmesi de çok önemli.  Çünkü, Türkiye'de genelde dişi küçükbaş hayvan kesiliyor. Bu da küçükbaş hayvancılığın yok olmasının önünü açmaktır. Biz, 3 yıldır küçükbaş hayvan uyarısı yapıyoruz ama kimse dinlemiyor. Bu yılda küçükbaş hayvan kesimine devam edilirse seneye küçükbaş hayvan eti bulamayabiliriz.  Türkiye'de büyükbaş hayvancılıkta bir sıkıntı yok ve şu anda 12 milyon 206 bin büyükbaş hayvan var. 4-5 kişi birleşip büyükbaş hayvan alabilir. En düşük büyükbaş fiyatı da 5 bin ile 5 bin 500 TL arasında değişiyor. Bu yöntemle hem vatandaş evine daha fazla et götürebilir.

Suriyeli mültecilerin Adana’da kaçak kasap işletmeleri sizi nasıl etkiliyor?

Çeşitli meslek kollarında ucuz işçilik yaparak haksız rekabet yaratan Suriyeli mültecilerin şimdi de işletmecilikte boy göstermeye başladı.  Kent genelinde Suriyeliler’in çalıştırdığı 235 kasap dükkanı var. Bunların tamamı ruhsatsız ve kaçak. Haliyle SGK pirimi ve vergisini yatıran üye esnaflarımız rahatsız. Sürekli arbedeler yaşanıyor.  Yetkilileri uyarıyorum. Eğer acil önlem alınmazsa, Gaziantep’te bir Suriyeli’nin ev sahibini öldürmesiyle yaşanan olayların benzeri çok kısa zamanda Adana’da da başlayacak. Üye esnaflarımız pimi çekilmiş bir bomba gibi. Herhangi bir olumsuzluk meydana gelmemesi için esnaflarımızı zor engelliyoruz. Suriyelilerin işlettiği kasapları denetleyemiyoruz çünkü kaçak işletiyorlar. İçlerinde Türkçe bilen de yok. Ekiplerimiz uyarı için gittiklerinde Suriye pasaportlarını çıkarıp gösteriyorlar. İletişim kuramıyoruz. ‘Yallah’ diye arkadaşlarımızı dükkandan kovuyorlar. Gerçek kasaplar onlar yüzünden iş yapamaz halde.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.