Hükümet desteği olmasa da başarırız

ADSİAD Başkanı Sönmez, Adana’nın her sorunu aşacak potansiyeli bulunduğunu söyledi

20 Ağustos 2014 Çarşamba 09:45

 

ADSİAD Başkanı Süleyman Sönmez, gerileyen kent ekonomisini ve çıkış yolunu Adana Medya’ya açıkladı. Adana’nın potansiyelini değerlendiremediğini belirten Sönmez, işsizliğin tavan yapmasına rağmen sanayicinin kalifiye elaman bulma konusunda sıkıntı çektiğini belirtti. Adana’ya yeterince yatırım yapılmadığına da dikkat çeken Başkan Sönmez, “Hükümet ilgisiz kalmaya devam etse dahi bunu aşacak güçteyiz. Önemli olan hedefe birlikte ilerlemek” diye konuştu.

Sönmez,  şunları kaydetti; Hepimiz biliyoruz ki Adana kamu yatırımları açısından en fakir bölge oldu. Rakamsal veriler bunu gösteriyor zaten. Yatırım yapılan illere baktığımızda Adana hemen hemen en son sırada. Dolayısıyla Adana bu süre içerisinde hak ettiği ilgi ve alakayı görmedi. Bana göre bu yüksek potansiyelli bölgeyi daha iyi değerlendirebilirlerdi. Örneğin bizim bu bölgemiz enerji bölgesi olacak. Geleceğin gıda ambarıyız. Bunu bütün dünya biliyor.”

Adana ‘Tarım İhtisas bölgesi’ ilan edilmeli

ADSİAD Başkanı Süleyman Sönmez, ekonomik darboğazdan çıkış için Adana’nın kendine 2023 benzeri bir hedef koyması gerektiğini belirterek,  “Özellikle tarımımız ciddi bir potansiyel. Bölgemiz kesinlikle ‘Tarım İhtisas Bölgesi’ olarak ilan edilmeli. Tarıma dayalı sanayide büyüyeceğiz ve gelişeceğiz. Bizim hedefimiz bu olmalı” dedi. Sönmez, siyasi iktidarın Adana’yı yıllarca ihmal ettiğini ancak hükümet desteği olmasa bile ortak sinerji ile sorunların aşılabileceğini söyledi.

Öncelikle kent ekonomisinin değerlendirmesini yaparmısınız?

Kent ekonomisine baktığımız zaman kendi potansiyelini kullanmadığını görüyoruz. İşsizlikte şampiyonuz. İhracatta yine durağanlık ve gerileme sürecindeyiz. TÜİK verileri de bunu gösteriyor. Irak ve Suriye’de yaşanan olaylar da kente ayrı bir yük getirdi. Bunları üst üste koyduğumuzda çarklar daha yavaş dönüyor. Kentin mevcut durumun analiz etmek yerine geleceğini ve yapılabilecekleri konuşmamız gerekir. Yeni bir seçimden çıktık. 2015 yılında bir seçim daha var. En azından o seçime kadar yüzümüzü ekonomiye dönmemiz gerektiğini düşünüyorum. Adana, potansiyeli yüksek bir bölge. Hareketlendirmemiz gerekir. Önce kentin senkronize olması şart…Yani aynı hedefe, aynı şekilde hareketlenmeliyiz. Bu konu da ciddi çalışmaya ihtiyaç var. Son zamanlarda odalar başta olmak üzere, yeni seçilen belediye başkanlarımız ve yeni atanan valimiz hep birlikte olumlu adımlar atıyoruz ancak bu sinerjiyi daha somut projelerle geliştirmek ve güçlendirmek lazım. Adana’nın bana göre en önemli ihtiyacı bu.

Sorunları aşmak için ne gibi hedefler koymalıyız?

Benim de çok hoşuma giden 2023 hedefe önemli bir hedeftir. Adana’nın buna benzer bir hedefi olması lazım. Adana, bölgenin başkenti konumundadır. Bunu her zaman söylüyoruz. Adana ticaret, hizmet sektörü, tarım ve tarıma dayalı sanayide büyümeye elverişli bir konumda. Ben sanayici olmama karşın, Adana turizminin nasıl canlandırılacağı hususunda çeşitli toplantılar düzenledik. Kongre turizmi, kültür turizmi, inanç turizmi, eko turizmi canlandırabiliriz. Bunların getirisi denize ve kuma dayalı turizmden çok daha fazladır. Bölge bunları yapabilir. Özellikle tarımımız ciddi bir potansiyel. Bölgemiz kesinlikle ‘Tarım İhtisas Bölgesi’ olarak ilan edilmeli. Tarıma dayalı sanayide büyüyeceğiz ve gelişeceğiz. Bizim hedefimiz bu olmalı. Adana’yı sanayi kenti yapan da tarımdı. Mesele pamuğumuz, 150 yıl önce Adana’yı bir sanayi kenti yapmıştır. Dolayısıyla o ivme devam etseydi belki şimdi onlarca farklı sektörde, kumaş iplik değil sadece gıda ve hayvan mamulü gibi alanlarda da bir numara olmuştuk. Soyadan devam etmiş olsaydık yağlı mamullerden yakıt üretecek noktaya da gelebilirdik.

Siyasi iktidar tarafından Adana’nın ihmal edildiği sizce doğru mu?

Hepimiz biliyoruz ki Adana kamu yatırımları açısından en fakir bölge oldu. Rakamsal veriler bunu gösteriyor zaten. Yatırım yapılan illere baktığımızda Adana hemen hemen en son sırada. Dolayısıyla Adana bu süre içerisinde hak ettiği ilgi ve alakayı görmedi. Bana göre bu yüksek potansiyelli bölgeyi daha iyi değerlendirebilirlerdi. Örneğin bizim bu bölgemiz enerji bölgesi olacak. Geleceğin gıda ambarıyız. Bunu bütün dünya biliyor. Bugün Çukurova’da yılda üç ürün alabiliyorsunuz. Dünyanın çok az bölgesinde bunu yaşayabilirsiniz. Özellikle makro yatırımlar ne yazık ki yapılmadı. Daha önce bir teşvik illeti vardı. Adana’nın sanayisine tamamen balta vurdu. O biraz düzeldiyse de, aslında henüz istediğimiz noktaya gelmedi. Sektörel bazda bir teşvik sistemine geçilmediği sürece de Adana sıkıntı çekecek. Çünkü 40-50 kilometre ilerimizdeki illerde, aynı sektördeki yatırım sizden çok daha cazip ve daha büyük teşvikler aldığı zaman siz burada onunla rekabet edemiyorsunuz. Hatta yatırım yapmış çalışan firmalar bile kapanmak zorunda kalıyor. Buna bir ‘dur’ demek lazım. Adana’da büyük dev sanayi kuruluşlarının kapanma sebeplerinden bir tanesi de budur. Bölgeye merkezi hükümetin bu yıllar içerisinde çok daha fazla ilgi göstermesi gerektiğine inanıyorum.  Hükümet desteği gelmezse bile Adana güçlü bir bölge. Bunları aşar diye düşünüyorum.

Sanayicinin ortak sorunlarından bahsedermisiniz?

Enerjinin pahalı kullanılması, kalifiye eleman bulamama, yeni yatırım alanlarının yokluğu, imarlı arazi sıkıntısı sanayicinin başlıca sorunları arasında geliyor. Yerel yöneticilerimizin, sanayicinin alt yapısını güçlendirmesi lazım. Yeni sanayi bölgelerinin oluşturulması ve buna benzer imar alanlarının açılıp alt yapısının yapılması Adana’nın gelişmesi için önemli.

Bunca işsiz varken neden kalifiye eleman sıkıntısı çekiliyor?

Eğitim sistemimizin bir kere daha gözden geçirilmesi gerekir. Eğitim kurumlarının üst düzey yöneticileri de aynı şeyi söylüyor. Bir defa bizim iyi bir envanterimizin olması lazım. Aslında İş ve İşçi Bulma Kurum bu konuda iyi çalışıyor. Haklarını vermek istiyorum. Kurslar açıyorlar ama insanlar çok ilgili olmuyorlar. Neden ilgili olmadıklarına gelince bunu Yeşil Kart’a bağlıyorum. Herhalde Türkiye’de en çok Yeşil Kart Adana’da var. İkincisi Türk insanı ‘çocuğum üniversite mezunu olsun. Hangi bölümden mezun olursa olsun’ diyor. Bu da ayrı bir yanlış. Bunu planlamak lazım. Doğal olarak bizler kalifiye elemanı bulamıyoruz. Herkes mühendis olursa cıvatayı da sıkacak bir adama ihtiyaç var. Örneğin bizim ‘Marka Okul’ projemiz var. Burada lise çağındaki talebeleri şimdiden onları kalifiye hale getirmeye çalışıyoruz. Torna tesfiye ustasından tutun farklı alanlara kadar onlara eğitim vermeye çalışıyoruz. Eğitim sisteminin buna dönmesi lazım. Bunun en iyi modeli Almanya’da var. Ortaokul çağından itibaren artık öğrencinin bir meslek okuluna mı gedeceği yoksa farklı bir üniversiteye mi gideceği belirleniyor. Doğal olarak orada kalifiye bir elaman yetişmesi sağlanıyor. Burada bizim de aynı şekilde yapmamız lazım. Bununla ilgili çalışmalar var ancak Adana’da yetersiz.

Adana’dan neden bir marka çıkmıyor?

Adana sanayicisi dünyanın takdir ettiği noktalara geldi. Çok kaliteli ürünler üretiyoruz. Alman ekolunu da yakaladık. Bazı konularda da belki geçtik. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sanayicilerimiz, sadece girişimcilikleriyle değil, kaliteli ürün üretme istek ve arzularıyla da bunu yakaladılar. Bir çok ülkede Türk malının bir geçiş üstünlüğü oluşmaya başladı. Emeği geçen sanayicilere sizin aracılığınızla teşekkür ediyorum. Ciddi anlamda hem Avrupa hem Ortadoğu hem de Afrika pazarında Türk malları talep alıyor. Bu da kalitede ödün verilmediği için meydana geliyor.  Sanayicimiz kaliteyi yakalamak için bir ürününü birkaç puan daha pahalıya mal ediyor.  Adana sanayisi hem üretim deseniyle, hem üretim kalitesiyle marka oluşturmaya başladı. Dünyanın belli başlı markalarının bir çoğu Adana’da üretim yaptırıyor. Örneğin tekstilde dünyaca ünlü bir çok markalar kumaşını Adana’da yaptırıyor. Dünyanın en iyi mark otomobillerine Adana’da farklı farklı sanayi kuruluşlarımız imalat yapıyorlar. Adana aslında kendi sanayi yapısı içerisinde markalara çalışan bir marka kenttir. Bu gözlerden kaçıyor. Hepimiz Versace ile Boss markasını biliriz ama onun kumaşının Adana’da bir fabrikada üretildiğini bilmeyiz. Katma değer üretme noktasında kazanımları Adana’ya dönüyor.

Son dönemlerde kentin Sivil Toplum Örgütleri arasında birliktelik hissedilmeye başlandı. Bu konuda neler söylemek istersiniz? 

Adana’nın uzun yıllardır hasret kaldığı bir tablo yavaş yavaş oluşmaya başladı. Birlikte hareket etme ve değer üretme bilinci bütün Sivil Toplum Örgütlerinde had safhaya ulaşmış durumda. Artık ben değil, biz demenin kaçınılmaz olduğunun farkındayız. Kentin STK’ları ve diğer kurumları ile sürekli iletişim halindeyiz. Etkinlikler düzenliyor, toplantılar yapıyoruz. Ancak bunu somut projelerle devam ettirip hayata geçirmemiz lazım. 

Gemi üretebilen bir bölgede neden araba üretilmiyor?

Bu bölge otomotiv sektöründe kesinlikle lider olabilir. Biz, araba üretimine ilişkin bütün alt yapıya sahibiz ve bu ideali yapabilecek güçteyiz. Ben bunu defalarca kez dile getirdim, getirmeye de devam edeceğim. Evet, Bursa bölgesi bu konuda çok önemli aşamalar kaydetmiştir. Yan sanayisi orada gelişmiştir. Ama her şeyi de tek bir bölgede konuşlandırmanın stratejik olarak bir anlamı yok. Belki farklı bir konseptle bu bölgede de üretim yapabiliriz.

Tarımdan yeterince faydalanabiliyormuyuz?

Adana’da üretilen ürünlerin marka haline gelmesi lazım. Sadece imalat sanayinde kalan değil mamül haline gelmiş direk perakendeye de indireceğimiz marka ürünlerimizin oluşması lazım. Yine dönüp dolaşıp tarıma geleceğim. Çünkü tarım dünyanın bir numaralı stratejik ürünüdür. Çünkü açlık biliyorsunuz en çok konuşulan ve ekolojik dengeler çok ciddi değişime uğruyor. Hava sıcaklıkları değişiyor, iklim değişiyor, hava ve çevre kirlenmesi gibi bir çok etkenler oluştuğunda dünyada kuraklık söz konusu. O yüzden bölgelerin tarım potansiyeli çok öne çıkıyor. Bizim bu bölgemiz doğal olarak öne çıkacak. O yüzden bizim tarımımızı önemsiyorum. Üretici, domatesin kilosunu 30 kuruşa satıyor. Ancak onu mamul haline getirdiğimizde kilosu 10-15 liraya çıkabiliyor. Yani onun 30-40 misline. Narenciye bölgesiyiz. Bugün narenciyeden bir çok sanayi ürünü çıkıyor. Elimizdeki nimetlerden faydalanmamız gerekir diye düşünüyorum.

 

Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Adana önemli bir kent. Ben, kentte yaşayan her insanın Adanalılık ruhu içerisinde, kente artı değerde bir şeyler katma sevdası içerisinde olmasını arzu ediyorum. “Adanalıyım” demekten lütfen çekinmeyelim, bunu ihmal etmeyelim. ADSİAD olarak bir araştırma yaptık ve çoğu ilkokul çağında olan çocuklara “nerelisin?” sorusunu yönelttik. Bu çocuklarımız, hiç gitmedikleri halde babalarının, dedelerinin şehirlerini telaffuz ediyorlar. Oraya gitmeyen, gezmeyen, o şehirleri bilmeyen insanlar Adana’nın kebabını biliyor, şehrin kokusunu içine çekiyor ve burayı gerçekten seviyor. İşte bizim için de önemli olan nokta bu. Adanalı olma aidiyetini arttırmamız lazım. Adana böyle gelişir. Adanalıyım dediğinizde, Adana’nın sokaklarına sahip çıkarsınız, çiçeğine, böceğine, ağacına zarar vermek isteyenlerin önüne geçersiniz. İşte o zaman Adana'da yaşayacak firmaları kurmaya, geliştirmeye başlarsınız. Adanalılık ruhunu taşıyan insanların varlığını çok önemsiyoruz. Ayrıca, belirtmeden geçmek istemediğim bir diğer nokta da Adana basınının geldiği nokta. Son zamanlarda Adana dergileriyle de çok öne çıkmaya başladı. Çok kaliteli, güzel işlere imza atılıyor. İnşallah hep beraber Adana'yı yakın gelecekte Türkiye'nin değil dünyanın önemli merkezlerinden biri yapacağız. Kısa bir süre sonra lansmanını yapacağımız bir sürprizimiz var Adana'ya. O da yine Adanalılık olgusuyla ilintili bir şey. Kısa bir süre içerisinde tüm basına ve kamuoyuna bunu duyuracağız.

Süleyman Sönmez kimdir?

Süleyman Sönmez 400 yıldan çok daha uzun zamandır Adana’da yaşayan bir ailenin çocuğu olarak 1964 yılında dünyaya gelen Süleyman Sönmez, ilk ve orta öğrenimini Adana’da tamamladı. Anadolu Üniversitesi’nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nü bitirdi ve iş yaşamına atıldı. Aile şirketleri olan Sönmez Tekstil’in yönetimini ele aldığında henüz 24 yaşındaydı. Sönmez Ticaret, genç Sönmez’in yönetiminde kısa sürede çok büyük atılımlar yaparak sadece Adana’da değil, yurtdışında da sektörün önde gelen şirketleriyle rekabet edebilen bir yapıya kavuştu. Bu başarılı çıkış, 1992’de Almanya’da kurulan Sönmez Textil GMBH ile uluslararası alanda da devam etti. Ekonomideki global gelişmeleri yakından izleyerek ,yaptığı gerçekçi analizlerle kendinin ve şirketlerinin ufuk çizgisini sürekli daha iyiye taşıdı. Hizmet sektörünün, büyüyen Türkiye’nin geleceğinde çok önemli bir yer edineceği öngörüsünde bulunarak, gayrimenkul sektörünün Türkiye’de henüz emekleme döneminde bile olmadığı bir zamanda kurduğu 3 yeni şirket ile bu sektörde faaliyet göstermeye başladı.     Bu şirketlerden biri olan Remax bünyesinde Türkiye Birinciliği, Dünya Üçüncülüğü, International Chairman Awards gibi ödüllerin de içerisinde yer aldığı çok sayıda ödül aldı. Bir biri ardına gelen bu başarılar ve edindiği bilgi birikimi Sönmez’e, “Gayrimenkulün Liderleri / Gayrimenkul Dünyasından Başarı Hikâyeleri” adlı kitapta çok özel bir yer ayrılmasını sağladı. Bu birikim bugün bölgede lider konumda olan STS Group Yapı Sistemleri Ltd. Şti.’ni kurmaya yönlendirdi. “Adana’ya ve ülkeme çok şey borçluyum ve bu borcu ancak onlar için çalışarak ödeyebilirim”

ilkesiyle yola çıkan ve gerçek anlamda bir Adana hayranı olan Süleyman Sönmez, profesyonel iş yaşamına harcadığı zamandan çok daha fazlasını doğup büyüdüğü kente hizmet etmek için harcamaktadır. Kentin ekonomik ve sosyal yaşamının gelişmesinin, kent dinamiklerinin ortak hedefler belirleyip, bu hedeflere birlikte yürümesiyle sağlanacağına inanan Süleyman Sönmez, gerek Adana; gerek bölge; gerekse Türkiye’deki çok sayıda sivil toplum örgütünde, kurucu üyelikten başkanlığa kadar her kademede aktif görev alarak içinde yaşadığı kente ve ülkeye hizmet etmektedir.

• 2013 yılı oda seçimlerinde inşaat grubunun temsilcisi olarak Adana Sanayi Odası (ADASO) meclisine giren Süleyman Sönmez, aynı zamanda,

 

• ADSİAD (Adana Sanayici ve İşadamları Derneği Yön. Kur. Bşk.),

 

•TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Yön. Kur. Üyesi),

 

• Güney Eğitim Vakfı, Adana Güçbirliği Vakfı,

 

• GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği),

 

• AGİAD (Adana Genç İş Adamları Derneği Geçmiş Dönem Başkanı),

 

• ADANA KENT KONSEYİ (Kurucu Üye) gibi birçok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak görev yapmaktadır.

 

1999-2002 döneminde AGİAD (Adana Genç İşadamları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapan Süleyman Sönmez, çok değerli bir toplum projesi olan AGİAD İLKÖĞRETİM OKULU’nun açılmasını sağlayarak eğitime verdiği önemi göstermiştir.

AGİAD İlköğretim Okulu’na verdiği desteği başkanlık döneminin sonrasında da sürdüren Sönmez, bu ilköğretim okuluna bir de lise bölümü kazandırılmasına ve yaklaşık 3,000 öğrencinin eğitim almasına çok değerli katkılar sağlamıştır. Bugün, AGİAD İlköğretim Okulu’nda kurucu başkan Süleyman Sönmez adına en başarılı öğrencilere ödüller verilmektedir. 2000-2002 döneminde Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu başkan vekilliği görevini yürüten Süleyman Sönmez, başta Adana olmak üzere, sorumlu olduğu bölgeler arası gelişmişlik düzeyinin iyileştirilmesi konusunda çok sayıda ilde çalışmalar yapmıştır. 2011 yılında ADSİAD (Adana Sanayici ve İş Adamları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Süleyman Sönmez, aynı zamanda ÇUKUROVA SİFED (Çukurova Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu) Yönetim Kurulu Başkanlığı ve TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu) Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de sürdürmektedir. Süleyman Sönmez’in 2011 yılında yönetim kurulu başkanlığı görevini devraldığı ADSİAD, çok kısa zamanda başarılı projeleri hayata geçirerek, sadece Adana’nın değil, Mersin’den başlayıp tüm Güneydoğu Anadolu’yu kapsayan dev bir metropol olan bölgeye her alanda çok değerli katkılar sağlayan bir sivil toplum kuruluşu haline gelmiştir.

ADSİAD bugün, gerek çeyrek yüzyıla yaklaşan geçmişi, gerekse son yıllardaki başarılı ve ses getiren projeleriyle bu dev metropolün “ağabey” sivil toplum kuruluşu konumundadır. Adana’nın sosyal yaşamının en önemli kuruluşları olan Çukurova Yeşiloba Kulübü ile Atlı Spor Kulübü’nün de üyesi olan Süleyman Sönmez, Adana ve bölgede golf sporunun gelişmesi için 2013 yılında bir grup arkadaşıyla kuruluşunu gerçekleştirdiği Adana Golf Kulübü’nün başkanlığını da yürütmektedir.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.