Yeni Türkiye’nin okul hamlesi

Osman Palamut yazdı

23 Ağustos 2014 Cumartesi 10:31

 

Yenilik ifadesi,

Kelime anlamı itibariyle güzellik, kolaylıktır ve duymayı en çok istediğimiz hoş bir kelimedir.

Elbette yeniliklere ihtiyacımız var ama toplumu tedirgin etmeden.

Bu bağlamda;

Yeni Türkiye’nin Adana ölçeğinde ki ilk eylemi, okul müdürlerinin görevden alınması oldu.

Yanlış anlaşılmasın,

Bir iki okulun değil, Adana’da ki tüm okul müdürleri görevlerinden alınarak, şimdi boşalan o koltuklara iktidar yanlısı okul müdürleri getirilecek.

Diğer bir ifadeyle, Kamus-sen ve eğitim-sen’e üye olan müdürler görevden alındı.

Kimse Adana Milli Eğitim İl Müdürünü suçlamasın,

Ve kimse Adana Valisi Sayın Mustafa Büyük’ü de suçlamasın,

Bu operasyonların ve bu zalimane durumun tek sorumlusu Milli Eğitim Bakanının kendisidir.

Daha da ötesi,

Bu operasyonların proje mimarı iktidarın kendisidir.

Şimdi okul müdürlerinin görevlerinden alınmasıyla, toplumsal bir huzursuzluğa meydan verilmez mi?

Veya, görevlerinden alınan okul müdürlerinin yerine gelen okul müdürleri, yarın okulunda bulunan öğretmenleri zihniyetlerine göre fişlemeyeceğinin garantisini kim verebilir?

Yoksa bakanlık bu gün okul müdürleri, yarında okulların öğretmenlerini mi tedirgin edecek?

Cumhuriyet tarihinden bu güne kadar geçen sürece baktığımız zaman, Milli Eğitim camiasında, veya başka bir kurumda böylesine pervasızca gerçekleştirilen ikinci bir eylemi kimse gösteremez.

Bakanlık okul müdürlerini görevden alırken, hangi gerekçeyi ortaya koyacak doğrusu kamuoyu şimdiden merak ediyor.

Yoksa bunlar damı paralel hikayesi içerisindeler?

Tıpkı polis operasyonlarında olduğu gibi, şimdi de eğitim camiasının temelinin sarsılması için bir hareket açıkça başlatılmıştır.

Bunun başka bir izahı olamaz.

Eğitim ve öğretimin kalitesinin yükseltilmesi yerine, sanki elzem bir durummuş gibi okul müdürlerini ani bir kararla görevden almak, eğitim camiasına vurulmuş en büyük darbedir.

Çiçeği burnunda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan;

“77 Milyonun Cumhurbaşkanıyım, ayrım yapmadan ve öteleştirmeden 77 Milyonu kucaklayacağım” sözleri ancak ve ancak alkışlanır,

Peki,

Milli Eğitim Bakanının keyfi bir tutumuyla görevden alınan okul müdürleri bu ülkenin vatandaşı değil mi?

Sayın Cumhurbaşkanı bu insanların Cumhurbaşkanı değil mi?

Buyursunlar sahip çıksınlar.

SONUÇ OLRAK;

Milli Eğitim Bakanlığının başlatmış olduğu gayri insani olan okul müdürleriyle ilgili tasarrufu, kimse kusura bakmasın ama, doğal olarak toplumsal bir tedirginliği de beraberinde getirmiştir.

Bu gidiş hayra alamet bir gidiş değil,

Millet olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz ve ondan asırlardır taviz vermediğimiz milli birliğimiz, işte böylesine yanlış atılan adımlarla zaafa uğratılmıştır.

Umarız atılan bu yanlış adım görülür ve o yanlıştan dönülür diyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.