Adana halkı Suriyeli mülteciyi istemiyor

İşte Adana’nın mülteci gerçeği!

25 Ağustos 2014 Pazartesi 09:50

 

Prof. Dr. Adnan Gümüş’ün Felsefe Grubu Öğretmenliği Araştırma ve Yöntem Dersi’ndeki 31 öğrenci ile birlikte geçtiğimiz Mayıs ayında Adana’nın dört merkez ilçesinde 15 yaş ve üstü, değişik eğitim ve meslek gruplarından 210’u erkek 200’ü kadın 410 kişiyle gerçekleştirdiği “Halkın Suriyelilere, Suriye’ye Müdahaleye ve Suriye’den Gelenlere Yönelik Algı ve Bakışı” isimli araştırma Adana’nın mülteci sorunuyla ilgili çarpıcı gerçeklerini ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçlarına göre Adanalıların %36,9’unun iş savaş sonrası Adana’ya gelen Suriyeli mültecilerle karşılaşmanın ötesinde işçilik, kiracılık veya komşuluk türü ilişkilere girdiği görülüyor. Suriyeliler ile çeşitli yollarla ilişki kuran Adanalılar, mevcut sosyolojik durumdan yine de memnun değil. Adanalıların 3’te 2‘si gelenlerin radikal dinci veya militan olduğunu düşünüyor. Ayrıca gelenler yüzünden güvenlik ve huzurun bozulduğu, fuhuş, gasp ve hırsızlığın arttığı, yaşam kalitesinin düştüğü kanaatini taşıyor.

UCUZ İŞ GÜCÜ YÜKSEK KİRA

 Suriyelilerin geçimini sürdürmek durumunda olduğu ve çalışma izinleri de olmadığından daha düşük ücretlerle çalışmak durumunda kalıyor. İşsizlik oranının yüksek seviyede olduğu kentte iş bulmakta zorlanan Adanalılar da Suriye’den gelenlerin “ucuz işgücü” oluşturdukları kanaatini taşıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 64,4’ü, Suriyeliler yüzünden fakir Adana’daki vasıfsız işlerde çalışan yoksulların işinden olduğunu düşünürken,  yüzde 60’ı da Suriye’den gelenler yüzünden kiraların yükseldiği görüşünde.

GASP VE HIRSIZLIK OLAYLARINDAKİ ARTIŞ

6 Boyuta ayrılan Suriye’den gelenlere yönelik algı ve yargıların en dikkat çeken sonuçlarından birisi de asayiş ve güvenlik ile ilgili sorunlar. Araştırma sonuçlarına göre, Adanalıların yüzde 46,9’u Suriyelilerin ulusal güvenliği tehdit ettiğini düşünüyor. Kentin huzurunun bozulduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 45, 7. Suriyeliler kente geldikten sonra asayiş olaylarının da arttığı kanaati oldukça yaygın. Araştırmaya katılanların yüzde 44,2’i gasp ve hırsızlık olaylarının arttığını düşünüyor. Adanalıların yüzde 43,14’ü de Suriyelilerin Adana’ya zarar verdiklerini düşünüyor.

“KOMŞU OLMAK İSTEMEM”

Araştırmada olumsuz algı ve yargıların olumlu yargılara oranla çok daha yüksek olduğu görülürken, ortaya çıkan çarpıcı sonuçlardan birisi de Adanalıların sosyolojik entegrasyondan kaçınması. “Suriyeli çocukların olduğu okullara çocuğunu göndermek istemem” diyen Adanalıların oranı  “yarı yarıya katılıyorum” ile birlikte % 52’ye ulaşıyor. Ayrıca Suriye’den gelenlerle komşu olmak istemeyenlerin oranı da yüzde 60. Benzer şekilde Suriye’den gelenlerin halkın arasına karışmaması, ayrı kamplarda tutulması gerektiğini düşünenlerin oranı da yaklaşık  yüzde 60.

“ÇALIŞMA İZNİ VE VATANDAŞLIK VERİLMEMELİ”

Ucuz iş gücü oluşturduğu düşünülen Suriye’den gelenlere “çalışma izni” verilmesine de Adanalıların %44’ü karşı çıkıyor. Çalışma izni verilmemesi fikrine açıkça katılanlar %31 düzeyinde kalırken, %43,7’si bu fikre katılmıyor. Suriye’den gelenlere “vatandaşlık hakkı” verilmesi fikrinde olanlar %12’de kalırken, Adanalıların %70,2’si Suriye’den gelenlere vatandaşlık hakkı verilmesine karşı çıkıyor. Halkın %40’ı ise Suriye’den gelenlerin Tükiye’deki dolaşımlarına kısıtlama getirilmesini gerektiğini düşünüyor. %24’ü de “yarı yarıya” bu fikre katılırken bu oran toplamda %64’e ulaşıyor.

SINAVSIZ ÜNİVERSİTE VE AYRICALIKLAR

Halkın yaklaşık olarak %60’ı Suriye’den gelenlerin halkın arasına karışmaması, ayrı kamplarda tutulması gerektiğini belirtiyor. Halk Sağlık hizmetleri ve yardımları makul karşılarken, avantaj sağlanmasına ise karşı çıkıyor. Suriye’den gelenlerin sağlık hizmetlerinden yararlandırılması konusunda “yarı yarıya katılıyorum” ile birlikte halkın %73’ü olumlu kanaat ifade ediyor. Ancak Suriye’den gelenlerin üniversiteye koşulsuz kabulünün YGS-LYS gibi sınavlara girmek zorunda kalan öğrenciler için haksızlık olduğu düşünenlerin oranı %76,1.

“ÜLKELERİNE GERİ DÖNMELİLER”

Adanalıların %25,2’si Suriye’den gelenlerin “biran önce geri dönmeleri”, %63,2’si de “Suriye düzelince geri dönemleri” kanaatini taşıyor. Bu “kendi kararları olmalı” yanıtı da eklendiğinde toplamda geri dönmeleri görüşünde olanların oranı %99’u buluyor. Parti eğilimlerine göre Suriyelilerin geri dönmeleri konusunda farklılık bulunmamakla birlikte zamanlama konusu farklılaşma görülüyor. AKP’lilerin %16’sı dönüşlerin “biran önce” olmasını isterken MHP’liler (%27) ve CHP’liler (%37) bu konuda daha hızlı davranılması görüşü taşıyor.

HALK ÇÖZÜM OLARAK GERİ DÖNÜŞÜ GÖRÜYOR

Prof. Dr. Adanan Gümüş, araştırmada halkın yüksek oranda “geri dönüş” istemesinin, aslında soruna farklı bir çözüm görememekten kaynaklandığı yani bir mülteci politikasının olmadığını görmesinin neden olduğunu işaret ediyor. Prof. Dr. Gümüş, “Geri dönüşler mümkün mü” diye sorulursa, bunun yanıtının açık olduğunu ve Suriye’de olaylar yatışsa ve olumluya dönse bile, etnik, mezhepsel ve politik çatışmaların yarattığı travmaların tamirinin çok uzun yıllar alacağını belirtiyor. Gümüş ayrıca  o noktadan sonra zaten geri dönüş seçeneği seçenek olmaktan çıkmış olacağını belirterek, “Sözün özü, Türkiye’ye gelmek durumunda kalan Suriyelilerin ciddi bir kısmı artık Türkiye’de kalacak demektir” yorumunda bulunuyor.

KUTU BİLGİ

Çarpıcı sonuçlar ortaya koyan araştırmayı Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adanan Gümüş ile Felsefe Grubu Öğretmenliği Araştırma ve Yöntem Dersi Felsefe Grubu Öğretmenliği Araştırma ve Yöntem Dersi öğrencileri Süheyla Tokyay, Ayşe Akbak, Harun Akbulut, Şükran Akdoğan, Taner Alparslan, Özgür Bektaş, Esnur Cebiroğlu, Serhat Çevez, Muzaffer Dağ, Önder Elci, Bilge Erbaş, Adnan Erdoğan, Elif Günay, Gamze Gündüz, Nimet Güngür, Ali Batıkaan Hatipoğlu, Sevda İntak, Cemile Karayiğit, Nurulayn Kavak, Hanife Kurt, Şerife Kurt, Deniz Seçilmiş, Rıdvan Süsin, Rujin Tayşun, Enis Tunçer, Ayşe Yanen, Merve Yaşar, Memduha Hil Yavuz, Abdullah Yayla, Suphi Yıldızer, Nurhayat Yılmaz gerçekleştirdi.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.