Gelin duvağı

Gelin duvağı

26 Ağustos 2014 Salı 17:50

 

Birçok kişi için Bodrum; deniz, kum, güneş ve eğlencedir. Oysa benim için Bodrum; AŞK, beyaz renk ve begonvil (gelin duvağı çiçeği) demektir.

Bahçıvan olmak geldi içimden 2 gün önce. Yaşam gayen, iz bırakmak ise bahçıvanlık iyi bir tercihti. Turgutreis’ten düştüm yollara, Yalıkavak’a varmadan buldum aradığımı. Biri katmanlı diğeri AL BEYAZ iki begonvil aldım. Hayatımın en güzel yolculuklarından biriydi… Begonviller ve sevgimi taşımıştım kızılçam ormanlarının içinden köyüme giden virajlı yollardan. Yol biterdi ama çıktığım yolculuk bitmeyecekti inşallah!

Köye geldiğimde, doğduğum evin önünde en uygun yeri aradım begonvilleri ekmek için. Güneşi bol, soğuktan korunaklı kuytu bir köşe. Çünkü begonviller güneşi ve sıcağı seven narin çiçeklerdir. Uzun yıllardır elime kazma almamıştım. Oysaki yıllar önce çapa yapmaktan avuç içlerimin nasır tuttuğunu çok bilirim. Heyecanla iki çukur kazdım ve bu narin iki çiçeği toprak anayla buluşturdum. Can suyundan önce alın terim damladı köklerine. Adlarını koydum ve mübarek anama emanet ettim gelin duvaklarını.

Hayat işte! İnsan bazen bahçıvan olur. Çiçek eker… Ektiği sevgidir aslında! Yaşatmak, tutku ile büyütmek gelir ardından. Coşkuyla çiçek açmalarını beklemek!

Yaşam gayesi “Yaşatmak için yaşamak!” olan ben, yapılacak en iyi şeyi seçtim, işe yaramadığımı hissettiğim bu günlerde. Sevgimi ektim toprağa.

Aşk ve tutkuyla sevdiğim Anadolu’mun güzel insanları, sevgi değil kin ve nefret ektiler 2 hafta önce yurduma. Olsun bunda da vardır bir hayır. Benim misyonum mazeret üretmek değil, sevgi ekenleri çoğaltmalı diye düşündüm.

Velhasıl. Siz de iz bırakmak ve yaşatmak istiyorsanız “ Bugün bir çiçek ekin.”

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.