Devlet çocukları ölüme gönderiyor!

Osman PALAMUT yazdı

03 Eylül 2014 Çarşamba 11:11

Allah kimseyi sahipsiz bırakmasın,

Bu ülkede sahipsizsen bittin demektir,

Her türlü tehlikeyle karşı karşıyasın demektir.

Bu bağlamda,

Türkiye’de ne yazık ki toplumdan soyutlanamayan, gizlenemeyen acı mı acı bir dram vardır.  

Henüz bebek iken devletin şefkatli ellerine terk edilen çocuklar, 18 yaşına geldikleri gün ister kız olsun veya ister erkek olsun, devlet bu çocuklara aynen şunları söylüyor;

“Artık yaşınız 18 oldu, bu kurumda barınamazsınız, gidin başınızın çaresine bakın” diyerek, her yıl yaklaşık 700 kimi kimsesi olmayan delikanlıyı sokağa atıyor.

Hayvan hakları konusunda ortalıkta şamata yapanlar acaba bu çocuklarımızı neden görmez,

Hayvan hakları kadar, bu çocukların hakları yok mu?

Bu ayıp ve bu utanç, bu devleti yöneten hükümete yeter.

Sokağa atılan bu delikanlılara ne oluyor biliyor musunuz?

Sokağa atılan bu 700 çocuktan, ortalama 70’i hayata tutunamayıp intihar ediyor,

Yüzde 20’si ise suça sürükleniyor.

Diğer kalan yüzde yetmişi ise, şanslı olanlar iş bulup bir düzen kuruyor, şansı yaver gitmeyenler ise günübirlik karınlarını doyurmak için, hayırsever vatandaşların eline bakıyor.

YURTAYDER’in kurucularından sevgili arkadaşım Osman Yıldız, yurttan ayrılmak zorunda kalan erkek ve kızlar için ayrı ayrı ev tutup onların iaşelerini karşılamak için gece gündüz didinip duruyordu.

Peki, dünyanın en ücra köşesindeki aç insanlara bu devlet kendine  yakışan bir şekilde yardım elini uzatırken, neden kendi çocuklarımızın dramını görmez?

Kimse görüyor demesin ve kendini avutarak milleti de kandırmasın.

Osman Yıldız kardeşimin günübirlik çocukların karınlarını doyurmak ve onların kalacakları yerin kirasını ödemek için adeta bu kentte dilencilik yaparken, lüks otellerde gününü gün ederek, utanmadan ve sıkılmadan hemen her gün milyarları yemek masalarına bırakanları sanıyorum herkes biliyor.

Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, Bekir Feyzi Yıldırım’ın sabahın ilk ışıklarına kadar kentin varoşlarında bir lokma ekmeğe muhtaç olan vatandaşlara ulaşmak için büyük gayretler gösterdiğini kimse görmezlikten gelemez.

İşte bu manzara, bu devleti yönetenlerin ayıbıdır.

Peki, bunun sebebi ne?

Bu fotoğrafın tek sebebi;

Seçim meydanlarında Türkiye’nin büyüklüğünden dem vuranların, Türkiye’nin artık IMF’ye borç verecek bir konuma geldiğini söyleyenlerin bu çocuklarımızı görmezlikten gelmeleridir. 

Şu rezalete bakın,

Sokağa salınan çocukların bir kısmı intihar edip, bir kısmı uyuşturucunun kıskacında geleceklerini karartırken,

Kız çocukların yüzde 14’ünün ise fuhuş bataklığına sürüklendiğine yer veriliyor.

Vicdan sahibi,

İzan sahibi,

Merhamet sahibi her Allah’ın kulu, bu manzara karşısında sessiz kalamaz.

Biz de onu yapıyoruz.

Hemen her gün paralel hikayesini üfürüp havuzdan nemalanan Takvim, Akşam ve Yeni Şafak gibi gazeteler,

Ne uyuşturucu belası karşısında,

Ne de sokağa salınan bu dram karşısında tek bir kelam etmemektedirler.

Bu ayıpta bunlara yeter ve artar.

SONUÇ OLARAK;

Türk milletinin sahip olduğu ve kaynağını İslam’dan aldığı Türk İslam Medeniyetinin restorasyona ihtiyacı yok,

Türk milletinin büyük devlet olma geleneğinde restorasyona ihtiyacı yok,

Restorasyona ihtiyaç var, ama devleti yönetenlerin, milletin sahip olduğu Türk İslam Medeniyeti içerisindeki toplumsal bütünlüğümüzü sağlayan Adalet kavramını her alanda en iyi şekilde tezahür etmesini tesis etme alanında restorasyona ihtiyaç var.

Bilmem yanılıyor muyum?

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.