Gül’ünün solduğu gün!

Doğan GÜLBASAR yazdı

04 Eylül 2014 Perşembe 10:48

“Kardeşim” diye tanıttı ve kendi elleriyle cumhurbaşkanı yaptı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül’ü...

Hükümetle çok uyumlu(!) çalıştı Abdullah Gül, 7 yıl boyunca... Adeta bir dediklerini iki etmedi!

Zaman su gibi akıyor. Kendinize ait sandığınız birçok şeyin emanet olduğunu bile hatırlamıyorsunuz akan zaman içinde, hep orada kalacağınızı sanıyorsunuz. Herkesin yine etrafınızda pervane olacağını, aynı saygıyı, özeni göstereceğini düşünüyorsunuz.

Ama görev süresi dolmaya başladığında da herkesin gerçek yüzünü görüyorsunuz. Bir hoyratlık başlıyor size davranışlarında. “Nasılsa yakında koltuktan kalkacak. Sıradanlaşacak” diye bakıyorlar alaycı bir tebessümle yüzünüze...

11. Cumhurbaşkanı Gül bütün bunları gördü ve iki keskin tavır takındı İstanbul’da başlayan ikametinin ilk gününde.

Kimse bir şey sormamışken “Savcıya ifade vermeye gideceğim” dedi, “Kayıp trilyon davasıyla ilgili”...

Kime ne mesaj verdi burada? Allah bilir...

Kul da bilir de...

Neyse...

Yargıdan kaçanlara mıydı mesajı, yargıya güvenmeyenlere mi, yoksa yargıyı egemenlikleri altına almaya çalışanlara mı?

Bununla da yetinmedi vicdanlı yüreklere seslenircesine merhum Necmettin Erbakan’ın mezarını ziyaret etti.

Af mı diledi, günah mı çıkardı, özür mü diledi, bilinmez.

Niyeti ne olursa olsun Çankaya’da olduğu 7 yıl içinde yapmadıklarını bir güne sığdırdı. “Sizin iktidar partiniz varsa benim de sığınacak limanlarım var” dedi. “Benim yargıya veremeyeceğim hesap yok, siz kendinize bakın” mesajı verdi.

“Sizin partiniz varsa ve beni o partiye almak istemiyorsanız benim geçmişim var, ben hala hocamın izindeyim” dedi kabir ziyaretiyle...

“Geldiğiniz yeri unutmayın” dedi.

Yakın geçmişte Türkiye’nin bir numaralı ismi olan kişinin geçmişine hızlı bir dönüş yapmaktan başka çaresi olmaması ülkemizde siyasetin sandığımızdan da kaygan bir zeminde yapıldığının bariz örneğidir.

Bahsettiğimiz kişi Erbakan’ın en yakınındaki isimlerden biridir. Üstelik Refah Partisi’nin gülen yüzüdür. Sonrasında Başbakan, Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı yapmış bir isimdir. Hatta AK Parti’yi kuran birkaç kişiden biridir.

Bugün Erbakan Hoca’ya gidip bazı şeylerden şikayetçi oluyorsa bu kişi, “Yeni Türkiye” üzerine bir daha düşünmek gerekmez mi?

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.