Bu zam az bile!

Doğan GÜLBASAR yazdı

12 Eylül 2014 Cuma 10:50

Şimdi Adana’nın gündeminde toplu taşımaya yapılan yüzde 35 oranındaki zam var. Bu ne ilk zam ne de sonuncusu olacak. Toplumumuzun özelliğidir, kendini direk ilgilendiren konularda ilk günlerde biraz mızıldanır sonra unutur gider.

Ta ki bir sonraki zamma kadar...

Hayat böyle sürüp gider.

Sınıf bilinci olmayan toplumlarda durum böyledir. Oysa ki örgütlü toplumlarda insanların büyük bölümünü ilgilendiren konularda büyük tepkiler ortaya çıkar, yönetimlerden yaptıkları uygulamanın geri alması bile sağlanır.

Türkiye’de böyle değildir.

Örneğin sağlık çalışanları haklarının iyileştirilmesi için eylem yapar ama grip olduğu için hastaneye giden vatandaş tedavi olamadığında tüm sağlıkçılara ana avrat söver.

Belediye otobüs şoförleri işi yavaşlatır, işine geç kaldığı için asgari ücretli çalışan ona destek vermek yerine tepki gösterir.

Sonra sıra kendisine geldiğinde zamma direnmek yerine; belediye başkanına, dolmuşçular odasına, valiliğe yalvarır; “zammı geri alın” diye.

Çünkü sınıf bilinci yoktur.

Bazı şeyleri kendini acındırarak elde edebileceğini sanır.

Oysa ki kapitalizmin acıması yoktur. Onlar daha çok kazanç ve kar üzerine kurmuşlardır sistemini. Bu sistemde en alttakilerin ezilmesi kaçınılmaz olur. Örgütlenmeyen işçi sınıfı “insafsız” yönetenlerin insafına kalır.

Toplu taşıma yapanlara da bir paragraf açmak gerekiyor. “Mazot, yedek parça, amortisman ve gibi giderler şunca yıl bunca arttı, zam yapmak kaçınılmaz oldu” diyorlar. Ayrıca her 6 ayda-10 ayda bir zam isteyeceklerini, uzun süreli zam yapmadıklarını, bundan dolayı oranın yüksek olduğunu söylüyorlar.

Bunu söyleyen kim?

Sol gelenekten gelen, siyaset yaptığı zaman emekten ve örgütlü toplumdan bahseden Minibüsçüler Odası Başkanı Nihat Sözütek...

Nihat Sözütek’e tek bir sözüm var; “Siz de gelenek midir, kendi kayıplarınızı halkın omzuna yüklemek.”

Sizin girdilerinize bu kadar zam yapılırken niye sesiniz çıkmıyordu? Akaryakıta bunca zam yapılırken, yedek parça fiyatları uçarken bir gün kontak kapatıp kamuoyunun dikkatini çekmeyi hiç düşünmediniz mi?

Niye düşünesiniz ki! Nasılsa bunları gün gelir vatandaşın sırtına yüklersiniz. İşin kolayı var.

İşçi sınıfı sınıf bilincine ulaşıp, sağlam bir örgütlenme yapmadıkça bu kısır döngü devam edecektir. Sınıf bilinci olmayan lümpen toplum yaratılmasında sol partilerin ve sendikaların günahı büyüktür.

Bunca parçalanmışlık ve bilinçsizlik içinde bu zam az bile...

 

NOT: Bugün 12 Eylül yazacaktım ama bugün yaşadıklarımızın da 12 Eylül’ün bir sonucu olduğunu unutmayalım. Bu koşullar altında bize hergün 12 Eylül!..

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.