Adana'da, buğulu sesiyle bir zamanlar sahnelerin tozunu attıran Ali Arslan, gazino devrinin sona ermesiyle müzik piyasasında tutunamayınca, kebapçılık mesleğine yönelip mangalın dumanını attırarak hayatını kazanmaya başladı. Müşterilerinin çoğunluğunu, geçmişte kendisini dinlemeye gelen hayranlarının oluşturduğu Arslan, servis yaparken eski günlerde olduğu gibi şarkı söylemeyi ihmal etmiyor.
Kötü kaderine yenildiğini ifade eden Arslan, "Önceleri ruhun gıdasına hitap ediyordum, şu an yine bir gıda işi olan kebapçılık yapıyorum. Hayat insana her zaman iyi taraflarını göstermiyor. Ailemi geçindirecek kadar para kazanıyor olmama şükrediyorum. Bir şansım daha olsa, eski günlerden daha fazla sükse yaparım. Sesim hala yerinde" diyor.
Bir dönemin ünlü sesiydi şimdi meşhur kebapçı oldu
Gazino kültürünün yaygın olduğu 70'li yıllarda, henüz 15 yaşında bir çocukken keşfedilip, 35 sene sahnelerden inmeyen, kimi zaman İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur ve İzzet Altınmeşe gibi isimlerle aynı programlarda yer alan Ali Arslan, gazinoculuğun tarihe karışmasıyla yeniliklere ayak uyduramadı. Kısa sürede sıfırı tüketen Arslan'ı, artık o parlak ışıkların ve alkışların olduğu şaşalı günler yerine, zorlu bir yaşam mücadalesi bekliyordu. Şu an 58 yaşında olan Arslan, 1997 yılında sanat hayatına veda edip, elinde kalan son parayı sermaye yaparak satın aldığı bir pikabı seyyar kebapçı tezgahına çevirdi. O günden bu yana Kurttepe Mahallesi'nde kebapçılık yapan Arslan, eline her mikrofonu aldığında nasıl ilgi görüyorsa, mangalın başına geçtiğinde de aynı ilgiyi görmeye başladı. Damak tadına uygun hazırladığı kebabın lezzetine bir de güzel sesini katan Arslan, kendi çapında verdiği konserlerle eskiden kendisini dinlemek için gazinolara akın eden müşterilerini yeniden kazandı. Gazinoların kapanmasıyla birlikte kötü kaderin yakasını bırakmadığını belirten Arslan şöyle konuştu; "Yeni yeni şarkıcılar çıkmaya başladı. Saçları uzun, kulakları küpeli jenerasyon bizden daha fazla ilgi gördü. Tutunmak için bir kaset hazırladım. Ancak bir darbe de prodüktörden geldi. Paraları alıp kaçtı. Kaseti çoğaltıp piyasaya süremedik. Müzik dünyası artık eskisi gibi değil. Çok yozlaştı. Eski müşterilerim bu nedenle tezgahıma geliyor. 'Seni dinleyelim, kulağımızın pası gitsin' diyorlar. Halen sesim yerinde. Bir şansım daha olsa çok güzel eserler kazandırırım" diyor.