Amaç din değil dinsizlik

Melahat KARATAŞ yazdı

24 Eylül 2014 Çarşamba 10:16

Belli aralıklarda İslami terör örgütlerinin hortlamasına tanık olmuşuzdur. İsimleri farklı olsa da zihniyet hep aynı. İslam için, Allah için. Hadi ordan! hangi kitap yazmış Müslümanlıkta canlıya kıymayı! Geçmişte gördük bunun örneklerini bizim kentimizde  de bir çok hücre evinde domuz bağıyla katledilen zavallı masum insanlar, işte bu gün Allahu Ekber deyip çaresiz ve savunmasız insanların milyonların gözü önünde başının gövdesinden ayrılmasını. Böylesi vahşeti hangi dinle pekiştirebiliriz ki!

Nedense birileri sürekli Müslümanlığımızdan şüphe duydu. İmanımızla, mezheplerimizle, ibadethanelerimiz le yargılanıp durduk yıllardır...

Halbuki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi "zorunlu din dersleri" konusunda Türkiye' yi uyardı. Türk eğitim sisteminin sadece Hristiyan ve Musevi öğrencilere zorunlu din derslerinden muaf tutulma hakkı tanıdığı, müfredatta yapılan bazı değişikliklerin yetersiz  olduğu ve yansız ve tarafsız olma yükümlüğü hatırlatılarak "zorunlu din dersleri sistemini reforme etmeye" mahkum etti. Kararda istemeyen öğrenciye Din ve Ahlak Bilgisi dersine girmeme hakkı verilmesine de hükmedildi.

Peki neden hala zaten Müslüman bir ülkenin çocuklarına "Gavur" çocuğu muamelesi yapılmakta! "Kaldı ki her dine saygı duymayı emreder" Müslümanlık. Neredeyse imanımızdan şüpheye düşürecekler. Lakin Elhamdülillah  Müslümanız. Hatta bizi dinsiz görüp, çocuklarımıza din dersini şart koşanlardan daha Müslümanız. Örneğin bize el açanı geri çevirmiyoruz, yanımızdaki garibanı ezmiyoruz, çalmayı çırpmayı bilmiyoruz, ahlaksızlıkta yapmıyoruz, pişkinlikte yapmıyoruz, yatak odalarımızda dolar sayma makinesi yerine, içinde bozuk para biriktirdiğimiz kumbaralarımız var... Demek ki amaç Müslümanlık falan değil siyasetin kokuşmuş ve kirli yüzü... Her zaman siyasi hedefler uzun vadeler üzerine kurulmuştur. Örneğin, Recep Tayyip Erdoğan'a 20'li yaşlardayken bu ülkenin "Başbakanı" olacağı müjdesi verilmişti.

Buradan şunu çıkartabiliriz, demek ki okullarda ki zorunlu din derslerinin altında da siyasi emeller yatmakta. Zira padişahlık yönetimine döndük neredeyse. Koskoca ülkenin eğitim sistemini"Hortumculukla" suçlanan Cumhur Başkanının oğlu yönetmekte. Geldiğimiz noktaya bir bakalım.

- Ordu çöktü.

- Yargı çöktü.

- Emniyet Teşkilatı çöktü.

Sistem tamamen kendilerine göre şekillendirildi. Sırada? Sırada elbette yarını garantilemek var. Nasıl mı? Senin benim gibi vatandaşın çocukları var. Hepsinin çocukları yurt dışında eğitim alırken, bizim çocuklarımız onların çarklarının dişlerini oluşturmakta. Minik beyinlere karanlık ve hain planlarını din dersi adı altında dikte etmeye çalışıyorlar. Bu yaptıkları yalnızca"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak" tan öte değildir.

Neyse ki eğitimli ve bilinçli ailelerimizin sayısı azımsanmayacak sayıda da yırtıyoruz. Kaldı ki saçmalığa ve gericiliğe bakın eğitim zaten bir ibadet biçimi değilmidir, bir de okul içine "Medrese" yapıp küçücük çocukları dinli, dinsiz diye bölücülüğe ve ırkçılığa sürüklüyorsunuz.

Öyle ise "Cem Evi" de yapın. Zira bu memlekette hiçte azımsanmayacak milyonlarca Alevi vatandaş var. "Kilise" de yapın. Hatta okullarda sınıfları çocukların mezheplerine göre ayırın. Hristiyan çocukların din derslerine Papaz girsin. Alevi çocukların din dersine Alevi dedesi girsin, diğer çocukların dersine de camiden imam gelip girsin. Böyle saçmalık olur mu! Allahtan çocuklarımız bu kirli oyunlardan habersiz ve sizden daha bilinçli de aynı anne babanın çocuğu gibi, kardeşçe aynı çatının altında birlik ve beraberlik içindeler.Kesinlikle siyaset elini "İlim" den ve "Din" den çekmeli. MEB. YÖK ve Diyanet siyasete alet edilecek kurumlar değildir. Okullarımızda doktoru, savcısı, polisi memleketine hayırlı gelecek yarınlar, aydınlık Türkiye için bu çocuklar sıraları doldurmakta.Siyaset terörü eğitime sızmamalı. Ve keşke itham ettiğiniz gibi dinsiz olsaydık ta, inanç dolu yüreklerimizle bu denli oynanmasına izin vermeseydik.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.