30 Mart yerel seçimlerinde Adana'nın önemli ilçeleri el değiştirerek farklı partilerin adayları belediye başkanlığı koltuğuna oturdu. Özellikle merkezde bulunan Seyhan, Yüreğir, Çukurova, Sarıçam ve Büyükşehir Belediye başkanlıkları farklı partilerin adaylarının belediye başkanlığında kaldı.
Seyhan Ak Parti’de iken CHP'ye, Sarıçam Ak Parti'de iken MHP'ye, Yüreğir Ak Parti'de iken tekrar Ak Parti'de kaldı, Çukurova CHP'de idi CHP de kaldı, Büyükşehir MHP de iken tekrar MHP’de kaldı. Ve şehir merkezindeki merkez ilçeler farklı bir yapıya bürünmüş oldu.
Başarılı çalışmaları ile tekrar Yüreğir halkı tarafından seçilen Mahmut Çelikcan'ı saymaz isek diğer belediyelerin başkanları kişi olarak değişti ve yeni insanlar belediye başkanı olarak seçildiler. Aradan geçen 6 aylık zaman diliminde tüm ilçeler ve Büyükşehir de sanki muhalefette kalan parti yokmuş gibi bir hava hakim olmuş durumda. CHP’nin kazandığı ilçelerde Ak Parti ve MHP, MHP nin kazandığı ilçelerde Ak Parti ve CHP, Ak Parti’nin kazandığı ilçelerde CHP ve MHP meclis üyeleri ve yönetimlerinin ses ve solukları çıkmıyor. Her şey güllük gülistanlık devem ediyor sanki! Belediyelerin yaptığı işler ve meclislerden geçen kararlar muhalefet gerektirmeyen kararlar olarak onaylanıyor.
Hiçbir konuda muhaliflerin sesi çıkmıyor. İl Başkanları, ilçe başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları vs. kimselerden muhalif ses çıkmıyor. Öyleyse Adana ve ilçeleri güzel yönetiliyor dememiz lazım!!!
Yalnız son günlerin popüler konusu olan ulaşım zammı konusunda da muhalefet olması gerekenleri ve özellikle Ak Partili meclis üyeleri ve yetkililerinin sesinin cılız çıkması biraz düşündürücü değil mi?
İl Başkanı Fikret Yeni'nin yapılan zamlarla ilgili sadece zam oranının fazlalığı ile ilgili cılız açıklama yapması da bu konuda Adana muhalefetinin başını çekmesi gerekenlerin derslerine çalışmadıklarının göstergesi.
Yaklaşık bir aydan fazla bir süredir tartışılan ulaşım zammı konusunda Ak Parti cenahının üstelik kendi atadıkları büroratların da bulunduğu UKOME’de alınan kararlardan habersiz gibi davranmaları da dikkat çekici.
Velhasıl Adana kendi başına yürüyen bir şehre dönmüş durumda ve sahipsizliğini yaşıyor.
Ne şehri yönetenler ne de muhalifleri bu durumdan rahatsız değiller. Dostlar alışverişte görsünü oynuyorlar ama 2015 seçimlerinde toplumun dili olmayı başaramayanlar seçim sandıklarından başarı ile çıkamazlar. Toplumun derdine derman olmayı başarmak gerekir.
Adana Halkı bu dersi daha önce vermişti.