Öğretmenler dün iş bıraktı. Derslere girmediler, eylem yaptılar. Bir günlük eylemin amacı bana göre çok ilginç...
Okul Müdürleri!
Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen ve KESK’e bağlı Eğitim-Sen öncülük etti öğretmen eylemine...
İnsanların, hele de sendikaların eylemlerini çok önemserim. Üretimden, hizmetten gelen güçlerini kullanmalı haksızlığa uğrayan insanlar. Hem de sonuna kadar. Şiddet içermedikçe her türlü eylemin yanındayım.
Hakkını arayan insanlara büyük saygı duyarım. Öğretmenin, doktorun, otobüs şoförünün kısacak her meslek mensubunun eyleminden ben de mağdur olsam yine de yanlarında olmaya çalışırım.
Ama dünkü eylem biraz garip geldi bana... Saygı duymakla birlikte çok içime sinmediğini söylemek zorundayım.
Şöyle ki;
Milli Eğitim Bakanlığı okul müdürlerinin canına okudu. Adeta “duman” etti Türkiye genelinde okul müdürlerini. Partizanca ve kuralsız bir yaklaşımla okul müdürleri savurdu dört bir yana!
“Madem bir haksızlık olduğunu düşünüyorsun yine içine sinmiyor?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Okul müdürlerine yapılan haksızlık için öğretmenlerin eylem yapması, içime sinmeyen.
Gerekçesi de şu;
Öğretmenler özlük hakları için ne zaman eylem yapsa, eyleme katılan öğretmenlerin listesini Milli Eğitim’e yetiştirenler değil mi bu müdürler?
Öğretmen hakkını aradığı zaman Milli Eğitim’e meslektaşını satan, öğretmenlerin eylemini kırmak için her yolu deneyen ve eyleme katılanları listeleyen müdürler bugün mağdur durumda!
Öğretmenlerin onlara bugün dayanışma ruhu ile yaklaşmalarını ayakta alkışlıyorum. Ama müdürlerin de biraz oturup düşünmeleri gerekmiyor mu?
Demek ki, “Ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin”...
Bu açıdan içime sinmedi müdür eylemine öğretmenlerin destek vermesi.
Bu arada tüm müdürlere toptancı bir anlayışla yaklaşmıyorum. Elbette zor dönemlerde öğretmen arkadaşlarının yanında yer alan, onlara destek verenler mutlaka olmuştur.
Onları ayrı tutuyorum.
Ama genel anlamda müdürler öğretmen eylemlerinde iyi bir sınav veremedi.
Ben bu düşüncedeyim.