Cenaze törenlerimizde hepimiz görmüşüzdür ya da duymuşuzdur ölenin gözüne bir avuç toprak atıldığını. Maksat, "insanoğlunun gözünü toprak doyururmuş" Gördüğünüz gibi burada da suçlayacak birini hemen bulu verdik. Öyle ya, tanrı bizi "insan olarak" yaratmasaydı gözümüz de aç olmayacaktı. Meğer ne doyumsuz varlıklarız ki, son nefesimizi verdiğimizde dahi üzerimize yorgan gibi çekilen kara toprağa rağmen, özellikle gözlerimize en sevdiğiniz tarafından bir avuç toprak serpiştiriliyor. Merak ediyorum garibanların gözüne mi, yoksa herkesin gözüne mi bir avuç toprak? Acaba insanların hayattayken olan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınıyor mu? Hani bazılarına bir avuç toprak yeter mi demeden edemiyorum.
Değerli okurlarım,Cumhurbaşkanımızın Söğütözü'nde yapımı hala süren, "Ak Saray" olarak da bilinen yerleşkenin yapımı hummalı şekilde devem etmekte. Üstelik Cumhuriyetin kurulduğu tarihte açılışı planlanıyor. Bir nevi 29 Ekim tarihininde anlam ve önemini sabote edecekler. Öyle ya sırada daha Başkanlık var. "Başkanlık" demek, "Padişahlık" demek. Doğal olarak bir padişaha da Cumhuriyet dönemini yıkıp, yerine "Saray" yaptırmak yaraşır...
Peki neler mi var bu sarayda? neler yok ki! Küçük bir şehri içine sığdırabileceğiniz bu binada, 2 bin 500 futbol sahası büyüklüğünde 300 bin metrekare yerleşkede idari binadan, Cumhurbaşkanı'nın kabullerini yapacağı binaya, misafirler için özel alanlar, kış bahçeleri, botanik parkları, dev kongre merkezi gibi bölümler yer alacak. Demek ki memleket sorunları bu yüzden çözülemiyormuş! bu işler öyle saraysız falan olmaz kardeşim "Ak Saray" tamamlansın, siz o zaman görün...Ha bir de, Beyaz Saray'daki "Oval ofis" benzeri bir oda düzenlenmiş. Burada dinlemelere karşı son teknolojik sistem kullanılmış "Sağır Oda". Hiç bir şekilde dinleme yapılması imkansız. Adamlara, "yahu ne gerek var köre sağıra" siz zaten yıllardır hem kör , hem sağırsınız, vatandaşın sesini ne zaman duydunuz diyesiniz geliyor. Fakat onlar "tescilli sağır" olmakta kararlı. Böylece "Sağır duymaz uydurur" Söylediklerini inkar etseler de, bırakın da bir mazeretleri olsun.
Yalılar, çiftlikler, villalar, araziler, gemiler, kuyumcular...sayamadıklarımı da siz sıralayın lütfen. Şimdi siz değerli okurlarıma sormak isterim,
Bir avuç toprak mı?
Bir kamyon toprak mı? doyurur insanoğlunun gözünü?
Neyse canım Türkiye'nin artık bir de "Ak Sarayı" var. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine...