Gölge adamlar

YENER EKİNCİ yazdı

27 Eylül 2014 Cumartesi 08:19

 

Geniş bir caddeye açılıp beni evime götürecek sokağın başından kaldırımı adımlarken, peşimden sürüyüp gelen gölgemin itaatine takıldı aklım. Tam da gölgesinden hızlı silah çeken vahşi batının evinden çok uzakta kovboyunu anımsamak üzereyken, gölge adamların varlığını idrak ettim birden. Bu gölge adamlar bu dünyada yaşamıyor gibidirler. Perdeleri kapatıyor, usulcacık film izliyorlar televizyonda. Komşusunun canhıraş feryadına, "evde yokuz" mesajları gönderiyorlar. Bugün komşusunun başına gelenin, yarın kendi başına geleceğini akıl edemiyorlar. Kısacası, yaşamı kendi çıkarları üzerine kuranlar, yarın başkalarına ihtiyaç duyacaklarını unutuyorlar. İnsanlar sırtından vurulurken susmak olur mu? İnsanlar susuyorlar. İşte dün gece yolda yürürken, bütün bunlar takıldı aklıma. Sokak lambasından bütün yüreklere aynı umut ışığı girmiyordu. Bazıları ardına kadar açmıştı kapılarını. Sevgiye, haksızlığa karşı direnişe, umutlara... Çığlıklarını duyuyordum yürekli insanların. "Kahrolsun bu pis düzene alkış tutanlar" diye haykırıyordu. Yürekli evlerde harcanan insanların hüznü vardı, ama cesaret ekmeğiyle, sonsuzluk suyunun ziyafeti de vardı. Kimi evlerde yüreklerin perdeleri kapanmıştı yine. Pısırıklar, "olan bitenden bana ne" diyecek kadar, sessizliğe gömülmüştü, her zamanki gibi. Üç kuruşluk çıkarları olduğu zaman, ruhlarını satmaktan geri kalmıyorlardı.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.