Siyasetin kalbinde yeni dönem başlıyor. Meclis, yeni yasama yılına bugün düzenlenen törenlerle başladı. Açılış konuşmasını ilk kez "Cumhurbaşkanı" sıfatıyla Recep TayyipErdoğan gerçekleştiriyor.
ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINDAN SATIR BAŞLARI:
"Bu aziz millet, sandık başına giderek her türlü meseleye son noktasını koymayı bilmiştir. 10 Ağustos'ta sandık başına giden aziz milletime teşekkür ediyorum.
"TBMM'ye istikamet çizmek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerini tayin etmek, tenzil etmek için, sandık dışındaki her yol, her yöntem gayri meşrudur. Türkiye'de sandığın yolu, seçmek ve seçilmek isteyen herkes için açıktır."
"Milletimiz mümeyyizdir, milletimizin, asla ve asla vasilere, velilere ihtiyacı yoktur. 'Millet bilmez, millet anlamaz, millet karar veremez', bu tür yaklaşımıyla, kendilerine, kendilerinden menkul vasi ve veli vazifesi yükleyenlerin dönemi, geri gelmemek üzere kapanmıştır."
"Siyasetin de vesayetten kendisini tamamen kurtarması artık gereklilik halini almıştır. Siyaset en az bu aziz millet kadar cesur olmalı, üzerindeki baskıları tamamen atmalıdır. Sorunlara siyasetin, Meclis'in dışında çözüm aramak, milleti yok saymaktır."
"Siyasetin dışında çözüm arayışları ülkemize çok ağır bedeller ödetti. Türkiye'deki her meselenin çözüm yeri Meclis'tir ."
"Türkiye bütün eski korkularının üzerine cesaretle gitmiş, özellikle son 12 yıl içinde kaldırılan her yasak, her kısıtlama Türkiye'nin önünü açmıştır."
"Başörtüsü yasağının kaldırılması öyle söylendiği gibi infiale yol açmamış, normalleşme sağlamıştır."
"Kim ne derse desin her türlü özgürlük milletimizle buluşturulmalıdır, buluşturulacaktır. Mimarı olduğum her türlü siyasi risklere rağmen çözüm sürecinin karara ulaştırılmasını da sağlayacağız. Aileler de arkamızdadır. 30 yıldır devam eden şiddet ortamı, bazı istisnai durumlar haricinde çok farklı noktadadır. Hiç kuşkusuz bu güzel süreçten rahatsız olanlar da var. Bu süreci hazmedemeyenler süreci başarısızlığa uğratmaya çalışmaktadır. Özellikle 2 yıldır huzur ortamını yaşayan milletim bu girişimlere prim vermeyecektir.
Tüm siyasi partilerin sürece destek vermeleri de siyasi sorumluluktur. Bu çatı altında mutlaka tartışılmalı, çözüm bulunmalıdır. Siyasi partilerimiz şiddetle aralarına mesafe koymalı, çözüme katkı vermek için mücadeleci olmalıdır. Bu yüce Meclis başta olmak üzere her kesimin sorumluluğudur."
"Esasen yeni Türkiye 23 Nisan 1920'nin özünü yeniden kavramış, o meclisteki çeşitliliği yeniden yakalayan Türkiye'dir. Bundan sonra Türkiye ancak çoğulculukta uzlaşabilir. Siyaset bu çoğulcu toplumsal yapının temsiliyle sorumludur. Bütün vatandaşlar eşittir. Tabiatıyla yeni Türkiye'ye bir direnç de mevcuttur. Yeni bir formda yeni Türkiye'ye kast etme arzusundadır. Paralel yapı devlet aygıtını kullanarak siyaseti şekillendirme arzusundadır. Siyaset bu vesayet girişimine müsade edemez. Türkiye'nin yaşadığı son 2 seçim paralel yapı ve destekçileri siyaseten mahkum olmuşlardır. İlkesi kuralı ahlakı olmayan hiçbir yapının kimseye faydası olamaz. Yeni Türkiye devlet içinde otonom yapılara asla prim vermeyecektir."
"Bu Meclis hiçbir tehdide, şantaja boyun eğmeyecektir. Yeni Türkiye'yi sağlam hedefe ulaştıracak olan yeni bir anayasadır. Bu Meclis, topraklarımızın işgal edildiği en zor zamanlarda açılmıştır. 94 yıl boyunca da bu Meclis, her türlü tehdide, krize karşı ayakta durmuştur. 77 milyonun isteği olan yeni anayasa bir an önce yapılmalı, Türkiye darbe anayasasından, prangalarından bir an evvel kurtulmalıdır. Yeni anayasa geciktirilmemelidir."
"Türkiye komşularına ve çevre bölgesine tek taraflı çıkar amaçlı da bakmıyor. İlk olarak bölgenin huzuru önemlidir. Bölgedeki gelişmeler karşısında herkes susabilir ama Türkiye'nin böyle bir seçeneği yoktur. Libya'da Filistin'de Mısır'da Suriye de vs. gelişen olaylara karşı sessiz kalmak hem tarihimze hem de kendimize karşı inkardır."
"Türkiye, risklerle baş edebilen bir ülkedir. Türkiye seyirci bir devlet olamaz, inisiyatif alan bir devlet konumuna yükselmiştir. Türkiye yol gösterici ülkedir. Alan el Türkiye, artık veren el Türkiye olmuştur."
"Avrupa'nın tamamının Suriye'den kabul ettiği mülteci sayısı 130 binken bizim ağırladığımız Suriyeli misafir sayımız Irak da dahil 1.5 milyondur. Topraklarımızdaki misafirler için bugüne dek 4 milyar dolar harcama gerçekleştirdik, sınır ötesi yardımlarla bu harcama 4.5 milyar doları buluyor. Bununla gurur duyuyorum."