Özel sektör deneyimli bir çalışan olarak, yönetsel yanlışların en başında ‘ Tekdüze Yönetim’ tarzını görmekteyim. Konuyu her ne kadar çalışma hayatı açısından ele alsak da bu yanlış yaklaşımı yaşantımızın her aşamasında bulabiliriz. Daha ilkokul sıralarında, askerlikte bir kişinin yaptığı hata tüm grubun cezalandırılmasına yeterli olabilir. Kardeşinizin bir yanlışından dolayı sizde her an bir baba tokadı yiyebilirisiniz.
Çalışma hayatımın ilk yılları olan doksanlarda işgörenler Personel Servislerince değerlendirilir, fazla detaya girmeden genel sınıflamalarla yönetsel kararlar alınır ve birkaç istisna dışında çalışma kuralları tek düze olurdu. Ancak geçen süre içerisinde önce Personel bölümü adının yanına İnsan Kaynakları terimi geldi. Veya daha sonra tamamen bu adı aldı. İnsanı kaynak olarak gören bu yaklaşımla birlikte çalışanın işgören vasıfları dışında sosyal yönleri, yetenekleri ve gelişime açık tarafları da araştırılmaya başlandı. Bu gün artık uygun ortamlarda yapılan kişilik analizi testleri ile adayın başvuru yaptığı departmandaki işe uygun olup olmadığı hatta, kendisi yeteneklerinin farkında olmasa bile nasıl bir iş veya bölümde çalışması gerektiği tespit edilebilmektedir. İnsan her şeyden önce sosyal bir varlıktır. Eskilerin ‘ ben iş yerindeki çalışmasına bakarım, dışarıda ne yaparsa yapsın ‘ mantığı yerini çalışanın yaşam bütünlüğünün de gözetilmesi ve destek olunması fikrine bırakmıştır. Aynı şekilde başta ergonomi olmak üzere bir çok fiziksel çalışma ortamları ele alınmış motivasyon arttırıcı sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerinde önce çalışanın yaşam kalitesini , beraberinde ise işgücü verimliliğini artıracağı sonucuna varılmıştır.
Yıllar önce kişisel eğitim alanında ülkemizin bu alanda duayenlerinden olan bir hocamızdan ders almak üzere şehir dışında bir seminere katılmıştık. Seminerin yapılacağı salona ilk girdiğimizde salonun bomboş olduğunu, sadece kıyıda köşede birkaç minderin olduğunu gördük. Ya yanlış salona gelmiştik, ya da daha düzenleme yapılmamış diye düşünürken, hocamız yanımız geldi bizlere bu eğitim sırasında salonda sandalye ve masa olmayacağını, bizlerin en rahat nasıl oturuyorsak öyle minderlere oturabileceğimizi ve hatta isteyenin horlamamak şartıyla uyuyabileceğini söyledi. Yıllarca gelenekçi yönetim kuşağından gelen bir çalışan olarak gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Ancak derslerin ilerleyen dönemlerinde bizlere verilmek istenilenin özgüven ve fikirlerini rahatça ifade etmedeki fiziksel şartların önemini vurgulamak olduğunu anlamıştık. O birkaç günde ortaya atılan ve tartışılan fikirlerin büyük çoğunluğu bu gün günümüz İnsan Kaynakları politikaları uygulamalarıdır. O dönemde oldukça ütopik ve gelenekçilerin ‘ işler nasıl olsa gidiyor, ne gerek var böyle şeylere ‘ söylemlerinin uzun yıllardan beri başta profesyonel olan ya da bu yolda ilerleyen şirketler olmak üzere büyük çoğunlukça benimsendiğini görmekteyiz.
Öyle ki vasıfları fark edilmeden yıllarca yanlış departmanlarda verimsiz çalışmış bir çok kişinin doğru tespitlerle uygun işlerde harika işler çıkardığını bizzat gözlemledim. Başlangıçta özellikle maliyet anlamında yapılan karşı koymalar bu uygulamalardan sonra ki ileri ki dönemlerde aksine karlılığın artmasına yol açması ile yerini teşviklere bırakmıştır.
Yönetici iseniz çalışma grubunuzu oluşturan her bireyi çok iyi analiz etmeniz gerekir. Ekip sayınız çok bile olsa bunu bir şekilde halletmeniz ilk yapılması gereken iştir. Ekip liderliği konusunda uygulamalı bir televizyon programında bir mutfak şefi ilk defa çalışacağı mutfak ekibiyle kendi aralarında küçük bir futbol maçı tertipleyip maç sırasında ekipteki elemanların tutum ve davranışlarından kişilik analizlerine ulaşıyordu. Maç sonrasında oluşturduğu yeni çalışma düzeni başta motivasyon ve işbirliği olmak üzere bir çok sıkıntısı olan bu işyerini müşteri memnuniyeti ve karlılığı patlama yapan mükemmel bir işletmeye dönüştürüyordu.
İnsan her yerde insandır. Çalışma hayatı özellikle günümüzde doğru kararlar almanızı gerektiriyor. İnsan bu kararlar içerisinde en önemli faktör. Aksi taktirde bu alandaki yanlış tutumlar boşa kürek çekmekten öteye gitmez. . İşin biraz da kolayı olan tek ve genelci yönetim yerine bireysel analizlere dayalı eğitimci yönetim sistemleri ve profesyonel İnsan Kaynakları yönetimi başta çalışma hayatımız olmak üzere beraberinde sosyal hayatımıza da ışık tutacaktır.
Temeli insan olan kavramları yaşamak ve yaşatmak dileğiyle.
Murat Kıraç - 19.09.2014