ADANA MEDYA - Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en önemli şairlerinden biri olan Cahit Sıtkı Tarancı, doğumunun 104’üncü yılında Adana Medya sayfalarında, hayatını ve sanatını anlatan bir çalışma ile anılmıştı. "Otuz Beş Yaş" ve "Memleket İsterim" şiirleriyle milyonlarca insanın ruhuna hitap etmeye devam eden Cahit Sıtkı Tarancı’nın hayatta kalan tek kardeşi Yılmaz Tarancı, ‘Bir solukta Cahit Sıtkı’ başlıklı yazımız için Adana Medya ailesine ve Adanalılara teşekkür etti. 5 kardeşin en küçüğü ve hayatta kalanların sonuncusu olan 90 yaşındaki Yılmaz Tarancı, ağabeyinin bu zamana kadar hiçbir yerde yayınlanmamış bilinmeyen yönlerini Adana Medya okuyucuları için anlattı.
SİZ KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUK İKEN O KAÇ YAŞINDAYDI. ARANIZDA KAÇ YAŞ VARDI?
O tabii epey yetişkin vaziyetteydi. Şiirle uğraşırdı. O 1910 doğumlu, ben ise 1924 doğumlu olduğuma göre aramızda 14 yaş fark vardı herhalde... Yani ben 6 yaşındayken o 20 yaşında bir genç idi.
ONDAN SİZE BİR ŞEFKAT, SİZDEN ONA HÜRMET HİSLERİ VARDI HERHALDE... NELER YAŞADINIZ?
Şimdi Cahit abime ait en eski hatırladığım husus, babam ona para gönderdi. O da bana bir bisiklet aldı ve o bisikleti Diyarbakır’a getirdi. Tabii o zaman bisiklet Diyarbakır’da galiba ya hiç yoktu yahut yeni kullanılmaya başlanıyordu.
O ZAMAN SİZE DÜŞKÜNLÜĞÜ VARDI DEĞİL Mİ?
Evet, bana düşkünlüğü vardı. Cahit ağabeyim beni çok severdi.
DİYARBAKIR’A GELDİĞİ ZAMANLAR OTURUP KONUŞUR MUYDUNUZ? MESELA İSTANBUL’U SİZE ANLATIR MIYDI VEYA SİZ MERAK EDİP SORAR MIYDINIZ?
Umumi olarak bu gibi konuşmaları yapardık. Sonraki görüşmelerimizde aynı odada yaşadık. Zaten orda da muhtelif konuşmalarımız olurdu. Yakın görüşmelerimiz yapılırdı. Fakat İstanbul’da en büyük ağabeyimle Halit ağabeyimle birlikte okudukları için Diyarbakır’a her zaman öyle sık sık gelmiyorlardı.
HASTALIĞI DÖNEMİNDE MORALİ NASILDI? DOSTLARINI GÖRÜNCE HERHALDE SEVİNİR, ÜZÜNTÜSÜNÜ UNUTURDU DEĞİL Mİ?
Dostlarını görünce çok heyecanlanıyordu. Çok seviniyordu, ama ne yazık ki konuşamıyordu. Onu seven dostları da durumu görünce daha sık kendisini ziyaret etmeye başladılar. Gerek hastanede gerek evde ziyaret ediyorlardı.
PEKİ DİYARBAKIR’A GELDİĞİNDE O ÇOCUKLUK YILLARINA DÖNDÜĞÜNDE ŞİİR YAZAR MIYDI? YA DA HİKÂYE? ÇÜNKÜ ONUN İYİ HİKAYELERİ DE VAR…
Ben onu hatırladığım kadarıyla oturduğumuz yerde bile kafası yazmayla meşguldü. Meselâ benimle konuşurdu yanımda oturduğu zaman. Bir de bakarım kalemini çıkarırdı. Bir iki satır yazardı.
EDEBİYATÇILARIN BİR ARAYA GELİP SOHBET ETMESİ GÜZEL. SİZ İSTANBUL’DAKİ MEKÂNLARA GİTTİNİZ Mİ, ŞAİRİMİZİN DOSTLARIYLA TANIŞTINIZ MI?
İstanbul’dakilere gitmedim. Arkadaşlarıyla buluştukları yerlere falan gitmedim. Ama Ankara’da birkaç kez götürmüştü beni.
CAHİT BEYİN ÖZELLİKLE ŞİİRLERİNDE ÖLÜM KONUSU ÇOK GEÇER. ÖLÜM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRDÜ, ÖLÜME NASIL BAKARDI? BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?
Ölümden ziyade yaşamayı düşünürdü. Hayata çok bağlıydı.
OKUL KİTAPLARINDA ONUN ŞİİRLERİNİ OKUDUK. ŞİMDİ ALBÜMLERE BAKIYORUZ, O ZAMANIN KIYAFETLERİ DE ÇOK İLGİNÇ DEĞİL Mİ?
Bizim yazın yaşadığımız o evde selâmlık vardı. Ortasında bir küçük havuz. Biz de yazın o havuza girerdik.
CAHİT BEY ÇOK ENGİN BİR HOŞGÖRÜYE SAHİP, YANILIYOR MUYUM?
Haklısınız. Çok mütevazı idi. Kıskançlık gibi şeylerden hiç hoşlanmazdı. Can Yayınevi’nin yayımladığı bir kitapta var. Yayınevinin yayımladığı bu kitapta Nâzım Hikmet’in bir yazısını gördüm. Âdeta “Türk şiiri bitti. Neredeyse en son temsilcisi benim” demeye getiriyor. Cahit Sıtkı orada diyor ki: “Türk şiiri çok zengin, çok engin bir deniz. Geçmişte de bir çok şair yetişmiş. Bu, bugün de devam ediyor. Gelecekte de olacak. Türk şiiri bitmiştir, noktayı koydum demek doğru değil” diye böyle yumuşak bir lisanla o anlayışı eleştiriyor. Doğrusu da budur aslında. “Türk şiiri benimle bitti” demek bir sanatçıya aslında yakışmıyor. Cahit ağabeyim çok mütevazı bir insandı, yani kendi ceketini çıkarıp başkasına giydirebilen birisiydi.
CAHİT SITKI’YI DİYARBAKIR’A GÖTÜRDÜĞÜNÜZDE, YAKIN DOSTLARINDAN SUNULLAH ARISOY KARŞI ÇIKMIŞ. “BİZ CAHİT’İN DİYARBAKIR’A GÖTÜRÜLMESİNE KARŞIYDIK. ORADA PEK TEDAVİ İMKANI YOK DİYE İSTEMEDİK” DEMİŞ, DOĞRU MU?
Tedavi edilemiyordu. Ziyaret sebebiyle Diyarbakır’a götürdük. Sonra tekrar Ankara’ya getirdik. İşte ondan sonra Avrupa’ya götürülmesi gündeme geldi. Viyana’ya gitti. Halit ağabeyimle beraber Viyana’ya gönderdik. Orada hastanelerde kaldı. Tedavi edilmeye çalışıldı, ama netice alınamadı. Orada vefat etti. Cenaze Ankara’ya getirildi. Üzüntülü bir şekilde karşıladık, cenazeyi aldık ve toprağa verdik.
ESKİDEN VEFA DUYGUSU HERHALDE DAHA YÜKSEKTİ. CAHİT BEY DE ÇOK ENGİN BİR HOŞGÖRÜYE SAHİP BİR ŞAİRDİ. YANILIYOR MUYUM?
Haklısınız. Çok mütevazı idi. Kıskançlık gibi şeylerden hiç hoşlanmazdı. Can Yayınevi’nin yayımladığı bir kitapta var. Yayınevinin yayımladığı bu kitapta Nazım Hikmet’in bir yazısını gördüm. Adeta “Türk şiiri bitti. Neredeyse en son temsilcisi benim” demeye getiriyor. Cahit Sıtkı orada diyor ki: “Türk şiiri çok zengin, çok engin bir deniz. Geçmişte de bir çok şair yetişmiş. Bu, bugün de devam ediyor. Gelecekte de olacak. Türk şiiri bitmiştir, noktayı koydum demek doğru değil” diye böyle yumuşak bir lisanla o anlayışı eleştiriyor. Doğrusu da budur aslında. “Türk şiiri benimle bitti” demek bir sanatçıya aslında yakışmıyor. Cahit ağabeyim çok mütevazı bir insandı, yani kendi ceketini çıkarıp başkasına giydirebilen birisiydi.
CAHİT BEYİN ÖZELLİKLE ŞİİRLERİNDE ÖLÜM KONUSU ÇOK GEÇER. ÖLÜM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRDÜ?
Ölümden ziyade yaşamayı düşünürdü. Hayata çok bağlıydı.
Ailenin maddi durumu nasıldı?
Bizim aile, durum itibariyle aslında zengindi. Ailemiz “Pirinççiler” ailesiydi. Fakat soyadı kanunu çıktığı zaman babamın bazı sebeplerden dolayı, akrabalarımızın yanlış anlayacağından dolayı “Pirinççioğlu” soy ismini alamadı. “Tarancı” ismini aldı. Tarancı ismini Orta Asya’da büyük çiftçilere verirlermiş. Bu yüzden büyüklerimiz “Tarancı” soy ismini almış. Aslında “Pirinççiler” ailesiyiz. Babamın pirinci de meşhurdur. Diyarbakır’da valiler falan babamdan pirinç alırlardı.
CAHİT SITKI TARANCI HAKKINDA KALEME ALINMIŞ BİRKAÇ BİYOGRAFİ VAR. AMA BANA GÖRE DAHA GENİŞ VE AYRINTILI BİYOGRAFİLER YAZILMALI. BATIDA BİYOGRAFİ TÜRÜ ÇOK GELİŞMİŞ. BİR ÜNLÜ İÇİN BATIDA 70-80 BİYOGRAFİ KİTABI YAZILIYORSA BİZDE ANCAK BİRKAÇ TANE YAYIMLANIYOR. İNŞALLAH İLERİDE CAHİT SITKI İÇİN DE TEFERRUATLI BİYOGRAFİ KİTAPLARI KALEME ALINIR. VERDİĞİNİZ GÜZEL BİLGİLER İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.
Ben de çok teşekkür ediyorum. Biyografi kitapları da ileride inşallah olur. Sağolun.