Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Hüseyin Sözlü ile Ceyhan Belediye Başkanı AKP'li Alemdar Öztürk'ün didişmesi geçtiğimiz haftanın en ilginç olayıydı..
Açıkçası;
Yangın yerine dönmüş ülkede böylesine yapay bir sorun çirkin kaçtı..
Ceyhan'daki 10 dönüm ve üzerindeki parkların hangi belediyenin görev sahasına girmesine ilişkin teklif bu sürtüşmenin nedeni gibi algılansa da, perde arkası irdelediğinde basit bir oylamadan ibaret olmadığı görülecektir..
Çünkü Sözlü ve Öztürk'ün Ceyhan'da geçmişi uzun yıllara dayanan bir dostlukları var..
* Hüseyin Bey Ceyhan'da Ülkü Ücakları Başkanıyken Alemdar Bey yanındaydı..
* 1999'da Ceyhan Belediye Başkanı seçildiğinde ocak başkanlığı koltuğunu Alemdar Öztürk'e devretti..
* Bilahare Alemdar Öztürk de Ceyhan Belediyesi'ni yöneten ekibe iştirak ederek belediye başkan yardımcısı oldu..
* Tam 12 yıl Hüseyin Sözlü'nün yardımcılığını üstlenen Öztürk, tüm Ceyhan bilir ki belediyeyi fiilen yönetmiştir..
* 2007 genel seçimlerinde Sözlü, bugün kavgalı olduğu o zamanki yardımcısı Alemdar Korkmaz'ı MHP'den milletvekili adayı yapmak istedi.. Ancak Recai Yıldırım faktörü ağır bastı ve Ceyhan ovasından Muharrem Varlı aday gösterildi..
* İkilinin arası 'Bir çöplükte tek horoz olur' gerçeği yüzünden açıldı, 2011'de fiilen ve ruhen yolları ayrıldı..
* Hüseyin Sözlü MHP Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilmek için hem Ankara hem de Adana'yı arşınlamaya başladı..
* Ceyhan Kent Konseyi Başkanı olan Alemdar Öztürk son tartışmalı ve şaibeli seçimde tekrar başkan seçildi, o etiketle AKP'nin adaylığını kaptı..
* Doğrusu şu ki; Alemdar Bey o gün bu gündür Hüseyin Sözlü ile hesaplaşacağı zemini bekliyordu..
* Gördüğünüz üzere tombala maalesef Adana'ya çıktı!
İşte size geçmişin özeti..
Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan Hüseyin Sözlü-Alemdar Öztürk kavgasının bekraundunda hesaplaşmanın yanısıra siyasi gelecek beklentileri de yatıyor.. Zira "Sözlü'nün başardığını ben neden başaramayayım" psikolojisindeki Alemdar Öztürk kendini 5 yıl sonrasına hazırlıyor..
Yani Ceyhan'dan beri sürdürülegelen ve Adana platformuna kadar taşınan kavgayı yıllar boyu izlemek zorunda kalacağız..
Belediye Meclisi toplantılarında ve medya üzerinden.!
Ancak;
Küçük bir ilçeden üretilen siyasetten yola çıkıp kent yönetiminde gerçekten söz sahibi olmak ve bunu uzun yıllara yaymak sanıldığı kadar kolay değildir.. Seyhan ve Çukurova'da benzer iddiayı taşırken hüsrana uğrayan nicelerini gördük..
Tüm mesele şu..
Ülkücü kökenli iki belediye başkanının öncelikle 'varlıklarını koruyabilme' sorunu vardır.. Zira bu gerilim politikalarını devam ettirdikçe kaybeden sadece Adana ve Ceyhan değil kendileri de olacak..
Kavgaya dayalı siyasetten tiksinmiş Adanalı zamanı ve zemini geldiğinde sandıkta sesini yükseltmesini bilir..
Bu vesileyle;
Hüseyin Sözlü'ye de Alemdar Öztürk'e de tavsiyem, taşıdıkları sorumluluklar adına kendilerine çekidüzen vermelidir..
Bilhassa üç dönem Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde kalma ididasındaki Sözlü bu konuda daha hassas davranması gereken isimdir.. Alemdar'ın kendini aşağıya çekme niyetini anlamayacak kadar siyaset acemisi olduğunu sanmıyorum.;
Sözlü'nün koyduğu büyük hedeflere ulaşmasının yolu, kendi oğluyla Alemdar'ı sınıf başkanlığı için yarıştırmaktan geçmez..
Bizim çocuklarımıza yaşanabilir, çağdaş ve sorunları asgariye indirilmiş bir Adana oluşturmasından geçer..
Umarım anlatabildim!