Ülkemiz gelinen nokta itibariyle çok zor durumda memleketin birçok yeri yangın yeri gibi, Kobani’den geri kalır yanımız yok hani… Görüntüler ortada maalesef onlarca can verdik. PKK ile yapılan müzakere sürecine hep septik bakış açısıyla bakan ve olası herhangi bir krizde bu şüphesinin hiçte boşuna olmadığını söyleme fırsatı bulacak bir kesim var …
Türkiye dış politika açısından köşeye sıkışmış durumda Beşşar Esed’i devirmek için çaba gösteren muhalif gruplara destek olmakla suçlanan hükümetimiz yine eleştiri oklarının hedefine girdi.
IŞİD’e hükümet fon sağladı, istihbaratımız eğitti, TSK sınırdan geçmelerine müsaade etti, kamu hastanelerinde tedavi edildiler, hatta IŞİD’ mevcut hükümet kurdu… Yapılan atılan iftiralara bakıyorum da hepsi birbirinden orantısız zekâ örneği maşallah…
IŞİD’in bir videoda AKP için ‘mürted hükümet’ifadesini kullandığını hatırlamakta fayda var sanırım… Ayrıca yalnızca sn. Cumhurbaşkanımızı değil, ona destek verenleri hatta memleketimizin hemen hemen hepsini bidat gören bir anlayış söz konusu… Anlayacağınız IŞİD’in sn. Cumhurbaşkanımıza bakış açısı en az bizdeki Erdoğan karşıtları kadar nefret dolu…
xxx
Yalnızca en uzun sınırımız olduğu Irak ve Suriye söz konusu olduğu için değil, bu ülkelerde hor görülen, ezilen, ötekileştirilen grupların yanı başında yüksek sesle yer alan tek komşu ülke olduğumuz için de Ülke’mizin nerede nasıl duracağı kilit öneme sahip durumda…
ABD ‘kara gücü göndermem’ diyerek Suriye’deki geniş çaplı bir askeri müdahaleyi reddedip savaşı Memleketimize havale etmek istiyor. Ankara’nın sınırımızın diğer tarafındaki Suriyeli mülteciler için güvenli bir bölge oluşturma tavsiyesi Uluslararası kararlılık ve destek almadan denenecek iş değildir. Rehine krizini başarılı bir sınavla atlatan Ülke’mizin üzerindeki baskı bu yüzden yüksek… Başka bir Ülkenin toprağını işgal etmiş gibi algılanacağımızdan, Ülkemiz Suriye, İran, Rusya ülkelerin tehdidine açık hale gelebilir…
xxx
Sözüm onlara hani büyük büyük hayaller kurarak bölgeye nizamat verme hevesi berbattı? Hani ‘neo- Osmanlı’ olan’ hükümetimizdi. Türk askerine Kobani ye gir diye tempo tutan Türk soluna ve uzantısı olan liberterlere sorsak acaba ‘neo- Osmanlı’cı hükümet mi? Siz misiniz? Şuan mevcut konjonktür de istediğiniz yada tavsiye ettiğiniz bu değil mi? Mevzunuz belli; milliyetçi Kürtlerin Panturanizm arzusu doğdu mu vurun kırın, büyük CİHANŞÜMUL Türkiye düş’ü oldu mu, oturun oturduğunuz yerde… ‘Yeni Türkiye’ eski paradigmaya ters geliyor…
Çok ama çok riskli bir zaman dilimine girmiş bulunmaktayız, Ülkemiz istediği ölçüde aktörleşebilecek mi? Sanırım bekleyip görmekten başka şansımız yok…
Sevgi ve Dua ile…