Devleti yönetenler, lale devrinde Millet duraklama devrinde?

Osman PALAMUT yazdı

27 Ekim 2014 Pazartesi 11:42

Fazla değil,

Dört kişilik ailenin son yapılan araştırmalara göre açlık sınırı 1.190 Lira,

Yoksulluk sınırı ise 3.876 Lira

Türkiye İşçi sendikaları konfederasyonunun yaptığı araştırmanın Eylül 2014 açlık ve yoksulluk sınırı sonucuna göre çıkan sonuçlar böyle.

Dört kişilik, beş kişilik hatta daha fazla nüfusa sahip on binlerce ailenin tek çalışanının asgari ücretlisinin geliri ne?

846 Türk lirası.

Ama hiç mi hiç önemli değil.

Asgari ücretli kardeşimiz;

Anasına gider, babasına gider, olmadı eşine dostuna gider, borç eder harç eder gül gibi geçinip gider.

Peki, önemli olan ne?

Asgari ücretli geçinebiliyor mu, geçinemiyor mu, çoluk çocuğunun ihtiyacını karşılayabiliyor mu?

Bunlar hiç mi hiiiiiiiiiç…… mi hiç önemli değil.

Türk silahlı kuvvetlerinin çağın gerekliliği dışında kalmış, tanklarının yerine yeni teknoloji ile üretilen tankların, uçakların ve ağır silahların yeterli miktarda alınması hiç önemli değil.

Önemli olan;

Makyajımızdır, görüntümüzdür, tıpkı ülke genelinde belediyelerin şehrin alt yapısı yerine makyajla uğraşması gibi.

Her bütçe yılında devleti yöneten beylerimizin, daha konforlu araç ve gereç saltanatlarının devamı için on binlerce araçların alınarak yenilenmesi,

Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın dünya nezdindeki itibarının, zirvede olması için bindikleri uçaklarının dünya liderleri içerisinde en konforlu olmasının sağlanması,

Ankara’nın konum olarak en güzide yerinde bulunan Cumhurbaşkanlığı köşkü olmasına rağmen,

2 Milyar dolara yaklaşan bir kaynakla Atatürk Orman Çiftliği içerisinde on binlerce ağacın kesilerek, yerine üstüne üstlük kaçak yeni bir Cumhurbaşkanlığı mekanının yapılması,

55 Bin metrekare olan ABD’nin beyaz sarayına karşılık,

Atatürk Orman çiftliğindeki yeni sarayın 355 bin metrekare olması,

Cumhurbaşkanlığının emrinde uçak var iken,

1 Milyar dolara yakın bir kaynakla, dünyanın en konforlu uçağının alınması,

Cumhurbaşkanlığının emrinde her alanıyla milletimizin kurtuluş ruhunu hatırlatan muazzam bir köşk var iken,

Milletin geçim sıkıntısı var iken, yeni saraylara ve uçaklara gerek var mıydı?

Geçim derdini düşünmemesi gereken;

Hakimler, savcılar, askerler ve polisler yoksulluk sınırları içerisinde kıvranırken, memurlar ve işçiler yoksulluk sınırının altında cebelleşirken, milletin vekilleri, milletin bakanları, milletin başbakanı ve Cumhurbaşkanı için oluşturulan bu ayrıcalık, vicdanları rahatlatıyor mu?

Beyler bu manzara tam anlamıyla bir lale devri saltanatından başka bir şey değildir.

Devleti yöneten beyler, lale devrini yaşarken,

Ne hazindir ki millet tam anlamıyla duraklama devri değil, bir çöküş devrini yaşamaktan artık bıkmış bulunmaktadır.

SONUÇ OLARAK;

Unutulmamalıdır ki, 13. Asrın bilim adamlarından olan İbni Haldun’un ifadesiyle;

Millete sırtını dönen yönetimleri, millet eninde sonunda unutur haberiniz ola.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.