Cumhuriyet kavramı şu geçtiğimiz 10 yıllar içerisinde o kadar istismar edildi ki, Cumhuriyet ruhu dini hassasiyeti ağır basanlar ile, ağır basmayanlar arasında her dönem malzeme edildi ve hala edilmeye de devam ediyor.
Oysa;
Cumhuriyet kavramının, tıpkı elektrik dağıtımını sağlayan ana sigorta gibi önemli bir görevi vardır.
O görev, bu sistemle ülkenin milletiyle bölünmez bütünlüğünü perçinleştirerek, ilelebet yaşatmaktır
Elektrik dağıtımının ana merkezinde ki sigortalar attığı zaman nasıl ki ortalık zifiri karanlık olursa,
Cumhuriyet kavramının da içi boşaltıldığı zaman, kimilerinin anlayamayacağı şekilde ortalık karanlık olur ki, işte o zaman toplumsal kaosların ve karmaşaların önü alınamaz.
Oysa, yüce dinimiz İslam’ın Cumhuriyetle bir sorunu yoktur.
Cumhuriyet her şeyden önce insan hak ve hürriyetlerinin teminatı olan bir kavramdır.
Öyle ki Cumhuriyet;
Fazilettir,
Erdemliliktir,
Medeniyettir,
Adalettir,
Ahlaktır,
Sosyal adaleti tesis etmektir,
Ve zulme geçit vermemektir,
Zalimin karşısında,
Mazlumun ise yanında olan sistemin temelidir,
Ve en önemlisi, Allah’ın en kıymetli varlığı olan insanların inanç ve özgürlüklerinin teminatıdır.
1900’lü yılların başında İslam alimi olan zamanın en büyük alimi Bediüzzaman Saidi Nursi Hazretleri Cumhuriyeti savunarak, Cumhuriyet mealinin hak ve özgürlüklerin temaşa ettiği, zalimin karşısında, adalet ruhunu dalgalandırdığını, sosyal adaletin, refah ve huzurun toplumun her alanına yayılmasını öngören bir kavram olduğunu yüksek sesle savunan bir mümindi.
O zaman, dindar olanlar la olmayanlar arasında ki inadına sürdürülmeye çalışılan Cumhuriyet sorunu neden sürekli kaşınıyor?
Kimse kusura bakmasın ama, bunun tek nedeni ne yazık ki maddi ve manevi rantlardır.
Bu gün hemen yanı başımızda bulunan İran’a baktığımız zaman, İran İslam Cumhuriyeti olarak ifade ediliyorsa demek ki Cumhuriyetin fazileti insanlık alemini kaplamıştır.
Buradan anlaşılacağı üzere, Cumhuriyetin İslam diniyle bir derdi yok, sorun sadece ve sadece çıkar cambazlarının niyetlerindedir.
Bu gün Atatürk’ün okullardaki büstlerini sökerek sokaklarda süründüren veya yıkan soytarıların tek derdi, de ne yazık ki Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o barışa, ilime ve irfana vermiş olduğu büyük önem nedeniyledir.
Kepazeler bu gün Güneydoğuda okulları yıkarak, Atatürk’ün şahsında vatana ihanet etmiyorlar mı?
Böyle bir rezilliğin Cumhuriyet faziletiyle bir alakası olur mu?
Ne gariptir ki bazı bedbahlar, Cumhuriyetin hikmetini hala anlayamamaktadır.
Millet olarak bizler, Cumhuriyet değerlerinin bu ülkenin şemsiyesi olacağına inancımız vesilesiyle, yarınlara her zaman umutla bakacağız.