KEMİK BIÇAĞI KESERKEN!

Mahmut KORKMAZ yazdı

03 Kasım 2014 Pazartesi 11:03

                     

Zor zamanlarda en kolay olan yumrukları sıkıp, öfke ile höykürmektir.

Zor zamanlarda en zor olanı akıl ile, ölçü ile hareket etmeyi muhafaza edebilmektir.

Herkesin kendi cephesine cephane taşımayı kahramanlık sandığı günlerden geçiyoruz.

Kana susamış zalimlerin kadehlerindeki kardeş kanı olmamak için, kardeşliğimizi küllerimizden yeniden doğurmak zorundayız.

Bir tarafta barış,

Öte tarafta savaş.

Barış zordur.

Barışın düşmanı çoktur.

Savaş kolaydır, savaşmak zordur.

 Savaşın ateşine odun atan eller sayılmayacak kadar çoktur.

Barış sürecini taşıyan güvercinin kanatlarından kan akarken bile “illa barış” demeliyiz.

Sokakları ateşe veren ‘eziklere, kalleşlere’  bakarak umutsuzluğa kapılmamak gerek.

Barış ve kardeşlik süreci Kürt halkının önemli bir ekseriyeti tarafından “bayram” olarak kabul görmüştür.

Otuz kusur senedir devam eden savaş bu.

Öl bitmiyor, öldür bitmiyor.

Yak bitmiyor, yan bitmiyor.

Ağıtalar yak, gözyaşı bitiyor, ağıtlar bitmiyor.

Acılar acıları çoğaltıyor.

Ölümler ölümleri.

Sokaklardaki barbarlara rağmen barış galip gelecektir.

Bunun işaret fişeği Türk halkının tarihin süzgecinden gelen engin ferasetidir.

Bunun garantisi Kürt halkının tüm mazlum ve mağduriyetine rağmen kardeşlik hukukuna olan inancıdır.

Askere taş atan zavallılara,

Kahbece ve kalleşçe arkadan kurşun sıkanlara rağmen,

Emperyalistlerin uşağı olanlara rağmen, pes etmemek lazım.

Tetiğe dokunmamak, barışın güllerini soldurmamak lazım.

Barış kazanacak.

 Memleket topraklarında kardeşlik türküleri sonsuza kadar yankılanacaktır.

Bıçağın kemiğe dayandığı noktada, kardeşliğimiz kemikleştiğinde kemik bıçağı kesecektir.

Buna inanıyorum.

Bunu görüyorum.

Her şeye rağmen.

Herkese rağmen.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.