Uzlaşmaz çelişki

Doğan GÜLBASAR yazdı

04 Kasım 2014 Salı 10:16

Dünyanın en uzlaşmaz çelişkisidir emek-sermaye çelişkisi. Avrupa’da sanayi devrimi 18. Yüzyılda başladı ve 19. Yüzyıl boyunca devam etti. Yeni buluşlar, özellikle de buhar gücüyle çalışan makineler sanayileşmeyi ortaya çıkardı.

İngiltere’de başlayan sanayi devrimi önce Avrupa’da sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde kendini gösterdi. Sanayileşmenin başlamasıyla birlikte kırsaldan kentlere göç başladı. İnsanların çalışmak için fabrikalara birikmesi, işçi sınıfını doğurdu.

Aslında işçi sınıfının çalışma koşulları yeni bir kölelik düzenini işaret ediyordu o dönem... Uzun çalışma saatleri, zor ve insanlık dışı koşullar, hiçbir söz hakkının olmaması işçiyi adeta köle haline getirdi.

Sosyalizmin ortaya çıkması ve emek-sermaye çelişkisini ortaya koyması yeni siyasal akımları doğurdu. Sosyalist söylemler sermayeyi az da olsa geri adım atmaya itti. İşçilerin ABD’de başlattıkları mücadele 25-30 yıl sürmüş, sonrasında 8 saatlik işgünü talebi kabul edilmiştir.

İlk başlarda sosyalizmi geriletmek için ortaya çıkan “sosyal demokrasi” ve “sosyal devlet” akımları aslında kapitalistlerin sosyalizmi durdurma planlarının bir parçasıdır. Ancak süreç içinde bu iki kavram da içerikleri dolayısıyla “sol” söylemlere dönüşmüşlerdir.

***

Türkiye iş kazalarında dünyada ilk 3’e giriyor. Avrupa’da da ilk sırada. Hergün iş kazalarında işçiler hayatını kaybediyor ve büyük bir facia yaşamazsak bunun bile farkında olmuyoruz. Çünkü günlük işçi ölümleri sıradanlaştı.

İnşaatlarda güvenlik önlemi olmadan ve belki de sosyal güvencesiz çalışsan insanlar... Madene mi yoksa mezara mı girdiğini bilmediğimiz emekçiler...

Türkiye bugün neredeyse sanayi devrimi dönemi vahşi kapitalist koşullarla çalıştırıyor işçilerini. Hayatının bir önemi olmayan işçiler hayatını kaybederse iki gün nutuk atılıyor, ardından yerine yenileri konuluyor...

21. yüzyılda bu görüntüyü hak etmeyen bir Türkiye...

En derin çelişkidir emek-sermaye çelişkisi, uzlaşması mümkün olmayan...

Bunun için de işçi sınıfı sınıf bilincine vararak, örgütlenmek, hakkını almak zorundadır. Kendinisi sermayenin insafına bırakırsa ölmeye devam eder. Çünkü sermayenin insafı yoktur. Daha çok kar hırsı vardır. Bu onun doğasındadır.

İşçiler emekten gelen gücünü kullanarak, insanca çalışmanın koşullarını kendileri oluşturmalıdır.

Bunun başka yolu olmadığını tarihsel süreç ortaya koymuştur.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.