Elinin hamuruyla değil alnının teriyle başarıyor

Elinin hamuruyla değil alnının teriyle başarıyor

10 Kasım 2014 Pazartesi 12:30

 

Kadınlar artık hayatın her alanında ağırlığını hissettirmeye başladı. Özellikle iş hayatında kariyer yapan hanımları görmek sıradan hale geldi. Başarının en büyük sırrı ise titizlik ve hamaratlıktan kaynaklanıyor. Bir bayana iş teslim edenin gözü arkada kalmıyorsa, bunda maharetin de katkısı var elbette. Elindeki hamuru bırakıp başarıdan başarıya koşan örneklerden biri de Filiz Yaldız… O bir otomotiv patroniçesi. Bir erkeğin dahi üstesinden gelmeye zorlandığı bir işin sorumluluğunu omuzlayan Yaldız, karşı cinsin gıpta ettiği becerileri tecrübe edinmiş.  Yaldız, iş hayatının inceliklerini arkadaşımız Gülay Çakmak’a anlattı.

Zorlu iş hayatında erkeğe taş çıkarıyor

ADANA MEDYA - Çalışan kadını her zaman takdir etmişimdir. Evine, eşine verdiği maddi ve manevi destek gerçekten çok değerli. Hele birde özellikle erkeklerin yaptığı işleri büyük bir titizlik ve başarıyla yürüten kadını hem sevmişim hem de imrenerek izlemişimdir.  İşte tam da bu sebepten Uğur Yaldız Otomotivin patroniçesi Filiz Yaldız’la röportaj yaptım. Deneyimlerinden yararlanmak, cesaretinden feyz almak ve birikimlerini  diğer kadınlarla paylaşmasına aracılık etmek  benim için hem önemli hem de çok keyifliydi.

Filiz Yaldız kimdir, kaç yıldır otomotiv sektörünün içindedir?

Adanalı'yım.7 kardeşin ikincisi olarak dünyaya geldim. Harika bir anne, baba ve aileye sahibim. Sevdiğim, vazgeçemeyeceğim dostluklarım ve arkadaşlarım var.Kalabalık ve gelenekçi bir aile yapısında büyüdüm.Eğitimlerimi İnkılap İlkokulu,Adana Kız Lisesi,Baraj Lisesi ve AÖF 'de aldım (işletme,yönetim ve organizasyon).Evliyim. Bir oğlum,gelinim ve bir erkek torunum var.

İş hayatıma 15 yaşımda ortaokul öğrencisiyken, okulumun yaz tatilinde babamın kendisiyle birlikte fabrikaya gelmemi istemesiyle adım attım. Bazı sorumluluklarımı hatırlatma amacıyla götürdüğü fabrikada tam 29 yıl bilfiil çalıştım.1200 kişinin çalıştığı  bu fabrika benim profesyonel yöneticilik anlamında gerçek okulum oldu.Çok kolay olmadı; bir yandan eğitimim bir yandan iş hayatı ve 18 yaşımda bunların arasına evliliği ve 22 yaşımda da anneliği sığdırdım ama kendimi mutlu edecek  çok başarılar kazandım.Zor zamanlardan hep güçlenerek çıkmayı başardım.Başarı merkezli yaşıyorum ve hayattaki mücadelemi sürekli kendi kendimi motive ederek yapıyorum. Olayları kontrol etme ve yönetme isteğim çok ön plandadır ve bu yönüm beni her zaman başarılara götürmüştür. İş hayatımda ilk günkü heyecanımı hala üretken kalarak koruyorum.

İş ve meslek örgütlerinde aktif roller alarak çalışıyorum.Uluslararası iş kadınlarını tüm dünyada BPW çatısı altında toplayan federasyonun Türkiye Adana kurucu başkanlığını ve 1. dönem başkanlığını yaptım.Sivil toplum kuruluşları üyeliklerimin olduğu ADSİAD - İŞKAD - TKAGİDER - AKAMDER- TOBBKGK-ATO- ASO-İŞKUR-KOSGEB ile yapılan çeşitli eğitim proğramlarında aktif katılımcıyım. Çukurova Ü. , Çağ Ü. ,Bilim ve Teknoloji Ü.  ile sosyal projelerde zaman zaman buluşuyor ve çalışıyoruz.Beni buralara nelerin getirdiğini biliyor ve  tutkulu yaşıyorum. Yaşam biçimim olduğunu unutmadan devamlı üretim halinde olmaya,yaşam boyu öğrenmeye özen gösteriyorum.

İşimizdeki 35. yılımızın son 15 yılında daha aktif çalışmalar yaptım. Kendi şirketimizi kurduğumuzdan itibaren insan kaynakları dahil birçok konuda danışmanlık yaptım.12 yıldır şirketin yönetim kurulu başkanıyım. Gelişme, strateji,markalaşma,iş sağlığı ve güvenliği konularında çalışmalar yapıyorum.

Otomotiv sektörü genelde erkek egemen bir sektördür. Bir kadın olarak zorlanıyor musunuz?

Kendim için söylemem gerekirse kadın olmanın dezavantajlarıyla neredeyse hiç karşılaşmadım. Tam tersi, kadın olmanın avantajlarını yaşadım. Erkek egemen sektörde kadın olarak  sahip olduğum bakış açımı,duygusal zekamı, estetik anlayışımı ve titizliğimi sonuna kadar kullanabiliyorum.

 

Erkeklere bu sektörde güven vermek zor olmadı mı? Bununla ilgili unutamadığınız bir anınız var mı?

Eşim ve  ailem bana her zaman, üstlendiğim sorumlulukları gerçekleştirmemde kişisel özgürlüğümü kullanabilme fırsatı verdiler. Bu yüzden güven sorunum hiç olmadı.

Genel anlamda birçok kadın benim gibi kişisel özgürlüğe sahip değildir.Kadınların iş hayatındaki yeri açısından toplumsal olarak bakışımız,  kadının ailesinden ve dolayısıyle evli ise kocasından bağımsız bir statüde olmadığı şeklindedir.

Bu bakış  açısının kökünden değişmesi ve fırsat eşitliğinin süratle sağlanması gerekiyor. Yerel düzeyde kadınların her türlü  eğitimine yönelik çalışmalar daha etkin olmalıdır.

İş dünyasında  kadınlar, göz dolduran çalışmalarıyla dikkat çekiyorlar.Erkek egemen sektörlerde kendisinden ve başarılarından söz ettiren bir sürü kadın yönetici ve patron var. Bence kadınlarımız çok uzun zaman önce iş dünyasında kendilerini kanıtlayıp güven verdiler zaten.

Unutamadığım bir ayrıntıyı vermem gerekirse, sanayi esnafı beni hemcinsleri gibi görüp "tamam abi,peki olur abi" şeklinde hitap edenler oluyor. Ayrıca eşimle birlikte çalışıyor olmamdan kaynaklı sanırım sanayi esnafının da "yengesi" oluyorum. Bu durum beni rahatsız etmiyor. Aksine neşelendiriyor.

Otomotiv sektörünün en büyük sorunları nedir Adana'da?

İşletmelerin yerleşik planda organize olamaması önemli bir sorundur. Sektör temsilcilerinin kentin bir çok yerinde dağınık şekilde faaliyetlerini sürdürüyor olmaları hizmetin standartlaşmasının önünü kesiyor ve hizmet kalitesini düşürüyor. Bu da haksız rekabeti doğurmakla birlikte kentimizin fiziki koşullarını olumsuz etkiliyor. Kentimizin günümüzde bir sanayi vizyonun olmaması, sanayisiyle bir döneme damgasını vurmuş olan Adana'ya hiç yakışmıyor.

Adana imar sorununu artık çözmeli,yerel yönetimler yeni imar alanları açarak sanayi bölgelerinin kurulmasına olanak sağlamalıdır.

Filiz yaldız başarılı ve aktif bir işkadını.Peki nasıl bir anne nasıl bir eş?

Anne olarak her zaman kendimi çok özel hissettim.  Bana bu duyguyu hissettiren yaradanıma her gün şükrederim. Bana bu duyguları  yaşatan  sevgili oğlum Ozan'a her gün  için teşekkür ederim.Ben sevgimi esirgemeden veren,kişiliğini özgür yaşaması için çaba ve yol gösteren,üstlendiği sorumlulukları yerine getirip getirmediğiyle ilgilenen,onunla olan ilişkimde saygıyı zorunlu tutan, otoriteyi gerekirse kullanabilen  bir anneyim (Bence bu sorunun cevabını bir de Ozan’dan almak lazım).

Aynı zamanda eşimle de  iyi iki arkadaş ve iş ortağıyız. Aramızdaki sorunları ertelemeden rahatlıkla konuşabiliyor ve birbirimizi rahatlıkla eleştirebiliyoruz. Birbirimizden vazgeçemeyiz ve birbirimize sevgiyle bağlıyız.

 Aynı zamanda genç bir babaannesiniz. Torunuzla aranız nasıl? Bu kadar yoğunlukta  onunla vakit geçirmek tüm stresinizi alıyordur herhalde?

Torunum harika bir küçük adam. 5 yaşında ismi Uğur Yaldız. Dedesinin ismini aldı. Okul öncesi eğitimi alıyor. Bizim 3. kuşak temsilcimiz. Şaşırtıcı konuşma yeteneği ile bana düzgün cümle kurmayı öğretiyor. Bu güzel çocuk hayatımızın  en karlı kazancı. Beni zaman zaman bu dünyadan alıp başka gezegenlere götürüyor. İpek annesi dünya harikası bir çocuk dünyaya  getirmiş.

 

Kadınlara vermek istediğiniz mesajlar...

Ben kadın erkek fırsat eşitliği gibi klasik cevaplar vermeyeceğim.

Yapabileceklerimiz oldukça fazla… Tarihsel sürecimizde 15.  ile 18. yüzyıllar arasında , Orta Çağ’da Avrupa’da terzilik, ayakkabıcılık ve fırıncılık yaparak erkeklerle birlikte aynı iş kollarında çalışan kadın, 21. yüzyılı geride bırakırken erkek egemen meslek gruplarında yeterince yer alamıyor ve etkin faaliyet gösteremiyor. Neden? Bence sorunlara kendimizden başlayarak çözüm arama yollarına gitmeliyiz. Kendimizi  sorgularken  geliştiğimizi de görebiliriz.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.