Faiz Lobisi

Talat ÖZYÜREK yazdı

10 Kasım 2014 Pazartesi 12:00

                                             

      Cumhurbaşkanımız da bir dönem sıklıkla ‘faiz lobisinden’ ya da finans oligarşisinden bahsetmekteydi. Lakin kimler bu lobiciler, spekülatörler, manipülatörler cevabı net olmadığı gibi eşkâlleri bir Japon’u ayırt etmek kadar zor… Fakat doğal olarak bunlar Bankalar, uluslar arası finans kuruluşları, fonlar…

     Dünya’da böyle küresel finans oligarşisi mevcuttur… İngiltere’de Libor skandalı ile böyle bir oluşumunun yapılanmanın farkına varılmışken, bizim Ülkemizde bu küresel finansörler oldubitti mevcutturlar maalesef, bu oligarşik yapıların yalnızca Banka, Finans kuruluşları, fonlardan ibaret değildir elbette, bunların Sanayi ayağı, tekelci yapıları da her daim hali hazırda vardırlar, bu tekelci yapılar, cılız iktidarlar dönemleri,  askeri vesayet dönemleri, darbe sonrası parlamenter dönemlerinde ülkemizde hep bir rol üstlenmişlerdir, rol derken aklınıza figüranlık gelmesin ha bunlar her zaman başrol oynamışlardııııı…  Bur da ki dııı diyorum çünkü geçmişte yani evvelde kaldılar, şimdide de hepten pasifize olmuş değiller lakin eski güçleri yok denecek kadar az önceleri önemli ölçüde belirleyici olunmuş siyaseti de ekonomiyi de dizayn etmişlerdi… En son Gezi olaylarıyla bir kan dolaşımı yapmak istediler fakat bu hükümet döneminde anemi hastalığına kapıldıklarının farkındaydılar çok şükür…

   Cumhurbaşkanımız bu lobiyi ifade edebilmek için uyguladığı bir formülasyondur,  ‘Faiz lobisi’ tanımı burada asıl gaye faize yaslanmış yağma ekonomisine dayanan, çok ama çok geniş bir kitleyi çevreyi anlatmak istemektedir.

    Cumhurbaşkanımızın kastettiği çevre ya da kitle hiçbir zaman Ülkemizin Uluslararası iktisatta rekabet etmesini, demokratikleşmesini, kendi markasını yaratmasını istemeyen bu finans oligarşisi kendi yarattıkları sistemde yüksek kar marjlarıyla tekelci konumda olmuşlardır…

    Bunlarda kurtulduk büyük ölçüde fakat silip atmak için ülke olarak tasarruflarımızı arttırmak zorundayız, eğer tasarruflarımızı arttırabilirsek kendi yatırımlarımızı yapmış olduğumuz tasarruflarla finanse edebilir bundan sonra oluşabilecek herhangi bir tehlike içinde bir farmülasyon tanımı düşünmek ya da yaratmak zorunda kalmayız bakın Almanya’ya tasarrufları olağanca makro ve lobi falan da yok…

    Kim ne derse desin Dünyayı Amerika asla değil her daim İngiltere yönetmiştir ve tek finans merkezi Londra’dır. Kapitalizminde en faktörel ayrım noktalarından bir tanesidir… Her daim dünyaya akıl veren bünyesinde ise 18-20 trilyon dolar fon barındırırlar ve bu fon aracılığıyla gerek finansal rantları gerek sıcak para gerekse de uzun vadeli yatırımları yönlendirir… Ha  unutmadan bu İslami fon olsun katılım bankacılığı fonları  olsun bunların tamamı Londra merkezlidir, halise hislere mensup kardeşlerim için bu anekdotu belirtmek istedim…

   Uzun zaman önce John Perkins diye bir ekonomist’in ‘Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’ diye kitap okumuştum muazzam etkilendim herkese defaatle rica ediyorum okunması yönünde içinde petrolü, darbelerin nasıl yapıldığını, ekonomik operasyonları, suikastları, CIA’yi, ihaleleri, rüşvetleri daha nicelerini bulacaksınız…

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.