Yaşamımız boyunca vereceğimiz zekici bir cevap, hayatımızı olumlu yönde değiştirebilir ya da zorlukları bertaraf etmemize yardımcı olur.
Einstein konferanslara her daim şoförüyle gidermiş. Bir gün şoförü Einstein’a, üstadım bu izafiyet teorisi (uzay ve zamanla meşgul olunan teori) konferanslarınıza sizinle beraber en az elli defa katıldım ve bütün söylediklerinizin tamamı ezberimde. Sizde yorgun gibi duruyorsunuz, isterseniz yerinize bugün ben geçeyim siz de arka koltukta benim kıyafetlerimle biraz kestirin… Einstein şoförünün teklifini kabul eder. Şoför kürsüye çıkar ve uzay ve zaman teorisini tüm incelikleriyle anlatır ve sorulan tüm sorulara uygun cevaplar verir vermesine de konferansı iple çeken ön sıradaki akademisyenin sorusu, şoförün ezberlediği yerden çıkmaz: Efendim sizin geliştirdiğiniz bu teorinin, Newton fiziğinden ayrılan üç özelliğini söyler misiniz? Der. Şoför afallamış, bir şekilde hiç renk vermeden: O kadar kolay bir soru sordun ki, bu soruya, uyuklayan şoförüm dahi rahatlıkla cevap verebilir… Arka sıralarda uyuklayan Einstein doğrularak doğru cevabı verir. Soruyu soran Akademisyen Doçent de mahcup şekilde salonu terk eder…
Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum… Necip Fazıl Kısakürek.
Hz. Peygamber ve arkadaşları bir yolculuktadırlar… Yemek için mola verirler. Arkadaşlarının her biri bir görev üstlenir. Hz. Peygamber’de: ‘ Ben de ateş için odun toplayayım’ der. Arkadaşları her ne kadar diretse de Hz. Peygamber: Ben bir topluluk içinde ayrıcalıklı bir durumda bulunmaktan hoşlanmam ki Allah’ta bunu sevmez der ve odunları toplamaya koyulur…
Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez. (Nahl Suresi 29. Ayet)
Gerçek zeki olanlar, aynı zamanda alçakgönüllü insanlardır. Andre Gide
Sevgi Saygı ve Dua ile…